Anasayfa / FİGEN A. ÇALIKUŞU / Fakir Antalyam, fukara Antalyam, güzel Antalyam...

01 Ekim

Fakir Antalyam, fukara Antalyam, güzel Antalyam...

Türkiye’de göreli yoksulluğun en yüksek olduğu bölge “Antalya, Isparta, Burdur” bölgesi. Peki “göreli yoksulluk” ne demek?


Haber çantamda gezip duruyor.

Bir haftadır, acaba  konuyla ilgili bir ses, bir soluk çıkar mı diye bekliyorum.

Maalesef üzerimize öyle bir “tevekkül” toprağı atılmış gibi, bırakın “bir ses, bir soluğu” sanki nefes almıyoruz.

Geçen hafta Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı  2017 yılı gelir ve yaşam koşulları araştırması bölgesel sonuçlarından söz ediyorum.

Antalya fakir, Antalya fukara çıktı.

Şaşırdınız mı? Bu kentin dağını, taşını, Alanya’sından Kepez’ine, Toroslardan Akdeniz kıyılarına her bir yanını karış karış bilen biri olarak ben hiç şaşırmadım, çünkü bunu hep haykırdım…

Evet haykırdım, Antalya’nın parlak güneşinin altına saklanan acılı ve çileli yüzünü hep söyledim.

Şimdi bir de bu gerçeği, resmen devlet söylüyor, ne diyor; “Antalya fakir, Antalya fukara” diyor…

Ah güzel Antalyam, ah…

Ülkemizin geçen yıl kazandığı tüm gelirini hanelere eşit olarak bölseydik, hane başına ortalama yıllık 21 bin 577 lira düşecekmiş.

Bunu 12 aya böl, toplam ülke üretiminin  parasal geliri eşit, adaletli, vicdanlı bölünse her haneye 1800 TL aylık düşüyor…

Özetle fakir bir ülkeyiz. Ama bir de vicdansız, adaletsiz, eşitsiz bir gelir dağılımı var.

Ortalama aylık gelir 1800 TL ise, bir de eşitsizlik söz konusu olunca, iş sefilleşiyor.

Devletin resmî rakamı ile söyleyeyim, “bireylerin yüzde 21.9’u  yoksul.” Günlük yaşamını sürdürecek geliri yok. Öte yandan, vurgun, talan, hırsızlık Cumhuriyet tarihinde görülmemiş kadar hız kazanmış ve iyice arsızlaşmış durumda.

Vicdansız, adaletsiz, eşitsiz bir gelir dağılımı var dedim ya…

Kişiler arasında var, sınıflar arasında var, bölgeler arasında var, nüfusun yüzde 20’lik dilimleri arasında var. Var oğlu var.

Örneğin, bölgeler arası dengesizlik…

Geliri en yüksek olan bölge, 30 bin 895 lirayla “İstanbul”.

İstanbul’u 26 bin 679 lirayla “Ankara”,  26 bin 213 lirayla “Tekirdağ, Edirne, Kırklareli” izliyor.

Ortalama yıllık gelirin en düşük olduğu bölgeler ise 9 bin 872 lirayla “Mardin, Batman, Şırnak, Siirt”; 10 bin 30 lirayla “Şanlıurfa, Diyarbakır”; 10 bin 878 lirayla “Van, Muş, Bitlis, Hakkari” olarak sıralanıyor.

Hak, hukuk, adalet…

Gelir adaletsizliğine bir başka açıdan daha bakalım;

Türkiye’ deki en yüksek gelire sahip yüzde 20'lik grubun geliri, en düşük gelire sahip yüzde 20'lik grubun gelirinden 7,5 kat daha fazla.

En zengin pastanın 7.5 dilimini alırken, en altta canı çıkan ancak bir dilimden nasiplenebiliyor…

Zengin ile fakir arasındaki adaletsizliğin en yüksek olduğu kent İstanbul.

İstanbul’u Adana, Mersin ve İzmir izliyor.

Ya Antalya’nın, Antalya’mızın durumu ne?

O da, ne hazin ki, yoksullar listesinde şampiyon…  

Antalya 2.4 milyon nüfusuyla Türkiye’nin en kalabalık beşinci şehri. Yılda milyonlarca turist ağırlamakla, kentin tarihiyle, güzelliğiyle, Akdeniz kimliğiyle övünüp duruyoruz..

Peki bunun bereketi, Antalya halkının üzerine yağıyor mu ?

Ne gezer, tam tersi, hane başına düşen yıllık gelir en kötü, en fecaat hâliyle en büyük adaletsizliğe Antalya’da uğruyor.

Göreli yoksulluğun en yüksek olduğu bölge “Antalya, Isparta, Burdur” bölgesi.

Göreli yoksul kentimiz Antalya; peki “göreli yoksulluk” ne demek ?

Toplam yıllık  gelirden bölge ve kentlerin payına düşen gelir farklı farklı.

Yukarıda resmî rakamlardan örnek verdim, İstanbul’da yıllık kişi başı gelir  30 bin TL iken, Muş’da  10 bin TL.

Bu gelir farklılığı, bir de kentin içinde yeni bir adaletsizliğe uğruyor.

Kentteki yoksulluk ölçümü yapılırken, o kentin payına düşenin haneler ve kişiler arası nasıl dağıtıldığına da bakılıyor.

Ortalama gelirin yüzde 50’sinin altında kalan aileler  “göreli yoksul” sayılıyor.

Ortalama gelir aylık bin lira ise bu aileler, yılık 500 liranın altında bir gelirle geçinmeye çabalıyor.

Gelirin yüzde 50'si temelinde hesaplanan yoksulluk sınırına göre, gelire dayalı göreli yoksulluk oranının en yüksek olduğu bölgeler yüzde 13,2 ile “Antalya , Isparta, Burdur”…

Antalya’da nüfusun yüzde 13.2’sinin geliri, kentin ortalama gelirinin altında.

Gene Antalya’da  ortalama gelirin yüzde altmışının altında gelir ile yaşayanların nüfusa oranı yüzde 19.7.

Kentin beşte biri iyice yoksul…

Parlak deniz, kum, güneş parıltısının altındaki yaralayıcı kara delik bu.

Fakir Antalyam, fukara Antalyam, güzel Antalyam…

İstatistik kurumu  gelir dağılımı açısından kentin ilçeleri ve bölgeleri arasındaki bir çalışma yapmıyor.

Antalya’da 19 ilçe ve belediye, bu belediyelerde toplam 910 mahalle bulunuyor.

Acaba “yoksulluk” açısından ilçe ve mahalleler haritası çıkarsak, nasıl olur ?

Torosların Yörükleri, Kepez’in emekçileri, Alanya’nın balıkçıları,kısacası Antalya’nın esnafı, köylüsü, hizmetlisi, emeklileri, işsizleri…

Antalya’yı daha sağlıklı bir konuma getirmek için yeterince çaba sarf etmiyoruz. Çaba harcamıyoruz. “Altta kalanın canı çıksın” aldırmazlığını terk etmiyoruz..

Ama buna eşitsizliğin kurbanı olanların da olması gereken demokratik tepkiyi yeterince verdiğini söylemek kolay değil.

Gerçek şu ki; Antalya fukaralık, fakirlik sıralamasında en öndeki kentlerden biri.

Akdeniz’in parlaklığı kimsenin gözünü kamaştırmasın…

Fakir Antalyam, fukara Antalyam, güzel Antalyam.
 
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design