Anasayfa / FİGEN A. ÇALIKUŞU / Korona, at suratlı psikopatlık ve RTÜK

30 Mart

Korona, at suratlı psikopatlık ve RTÜK

Televizyonlar mecburen kalite ve bilime döndü. Bu da bize Corona’nın amortisi diye teselli buluyorum


Şöyle yazmışım:
 
Can sıkıntısından mustarip ya da uykusuzluk çekenlerin dışında pek de kimselerin bakmadığı ve günden güne izleyici  yitiren o sıkıcı televizyondaki görevli zevatın açık oturumları en çok da ölmüş olan hukukun cenazesinin iyice koktuğunu göstermesi açısından hayret ve hüzün veriyor.
 
CHP’nin bir kanalı boykot ettiği olay, at suratlı psikopatik bir müptezelliğin, düzeysizlik ve iğrençlikte zirve yapması ardından geldi…
 
Halbuki o aynı at suratlı psikopat ruh, bu rezilliği çok uzun zamandır boy gösterdiği ortamda yapıyor…
 
Bir gece  yargılaması devam eden bir kişinin ‘yüzüne tüküreceğini’ söylüyor, diğer bir akşam kimilerini ‘şerefsiz’ ilan ediyor…
 
Eski mağdur kontenjanından ekranlarda görev yapan pasta suratlı biri insanları ‘üniformasız terörist’ ilan ediyor.
 
Televizyon kanallarının yöneticileri ve bostan  korkuluğu yapan  program moderatörleri de merak uyandıracak bir gamsızlıkla tüm bu hakaretleri sakince izliyor…Orada olmayanlara sövülüp sayılması umurlarında değil.
 
Aldırdıkları tek  husus, aynı kanalın patronunun kişilik hakları ve ondan da daha titizlikle izledikleri AKP Genel Başkanı’na zerre toz gelmemesi…
 
Bana bu notlarımı bizi ölümle tehdit eden ve yaşamımızı rehin alan Korona felaketi hatırlattı…
 
Korona öncesi o açık oturum denen garabeti anımsıyor musunuz?
 
Ancak ölümlü salgın televizyonların niteliğini kısmen düzeltiyor, bilim adamı ciddiyeti ve donanımını anımsıyoruz. Büyük bir acı ve ölüm karşılığı o kadrolu sefiller korosundan kurtulduk.
 
Kalıcı olur mu ?
 
Medyascope’a konuşan karantina altındaki yazar Francesca Melandri ne diyor ?
 
Televizyonlarda ve haberlerde gördüğünüz belirli kişiler ortadan kaybolacak, fikirleri birden manâsızlaşacak. Empati kuramadıkları için insanların dinlemeyi bıraktığı kişiler, kendilerini mantıklılaştırmaya çalışacak. Onların yerine, gözünüzden kaçmış insanlar güven verici, cömert, tutarlı, pragmatik ve öngörülü insanlara dönüşecek.
 
Zaten bu eski notlarımı da bu öngörüyü okuyunca arayıp buldum.
 
Şöyle devam etmişim :
 
Sövüp, saymada, adam doğramakta, linç etmekte kural, kaide ve son örnekte olduğu gibi düzeysizlikte sınır yok.
 
Televizyon gülleri kişilik hakları gibi bir hassasiyet içinde değiller, bunlar sadece onları ekmeğinden edebilecek bir iki muktedir için geçerli.
 
Tabii bir de  kanal yönetimi, moderatör rolündekiler dışında bütün bu sefilliğe izin vermemesi gereken güya RTÜK var.
 
Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Yasasının 8. Maddesi yayın hizmetlerinin;

- Hukukun üstünlüğü, adalet ve tarafsızlık esasına,
- İnsan onuruna ve özel hayatın gizliliğine saygılı olma ilkesine,
- Irk, renk, dil, din, tabiiyet, cinsiyet, engellilik, siyasî ve felsefî düşünce, mezhep ve benzeri nedenlerle ayrımcılık yapan ve bireyleri aşağılayan yayın ilkesine aykırı olamayacağını,
- Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimse suçlu ilân edilemez veya suçluymuş gibi gösterilemeyeceğini,
- Yargıya intikal eden konularda yargılama süresince, haber niteliği dışında yargılama sürecini ve tarafsızlığını etkiler nitelikte olamayacağını teminat altına alıyor….  

Ancak RTÜK yasası maalesef bizzat RTÜK eliyle mundar edilmiş durumda.
 
Tek bir kişi için geçerli bir yasa hâlinde duruyor bu yasa.
 
Rasgele sövgüler AKP Genel Başkanı için yapılmadıkça, RTÜK için beis yok…
 
Her gece  patolojik arıza tiplerin zavallılığında, Türkiye’nin hüzünlü hâlini görüyoruz.
 
Hukuksuzluk değişti mi?
 
Corona’ya rağmen siyasal iktidar ders almış gözükmüyor, halkın oyuyla  atanan belediyelere baskı, fikrini söylediği için göz altına alınan TIR şoförü, düşünce suçlusu olarak hapislere atılan muhalif  insanlarımızı Corona’nın cellatlığına bırakma eğilimi….
 
Şimdi de siyaset yalanları salgın nedeniyle bilimle de çatışmaya başladı. Salgın palavra, algı, pespaye siyasal çıkar hesabı dinlemiyor, öldürmeye devam ediyor..
 
Ama televizyonlar mecburen kalite ve bilime döndü. Bu da bize Corona’nın amortisi diye teselli buluyorum.
 
Aldığım notlar devam ediyor:
 
Devlet ve toplum vasfını her gün biraz daha yitiren bir enkazlaşma süreci.
 
Bir hukukçu olarak en betime giden de açık oturum kontenjanından görevli zevatın davaları  konuşması.
 
Bugüne kadar, konuşulan dava avukatının çağrıldığını asla görmedim, belli ki yasak.
 
Ama yalan söylemek, gerçeği örtülemek, ahlaksızca suçlamak, algı operasyonu yapmak, savcı, yargıç, mahkeme rolünü üstlenip asıp kesmek serbest.
 
RTÜK denetiminde bir rezillik dansı…
 
Adalet ve hukuk yok, bir de çakmanın çakması bu açık oturum mahkemeleri var.
 
Hep ‘utanmaz mısınız ?’ sorusunu haykırarak seyrediyorum çünkü izlenecek gibi değil, ayrıca da tabii utanmazlar.
 
Utanacak olan olsalar içlerinden en az birisi, neden davanın avukatı olmadan tartışıyoruz diye sormaz mı?
 
Ama dert ‘görev’ yapmak olunca  böyle en sıradan ve makul soruları sormaya da hacet yok.
 
Kendi yasasını yok sayan RTÜK…
 
Algı operasyonu yapan görevli kanallar ve  çoğu görevli konuklar.
 
Pespayeliğin kör kuyusunda iğrençlik valsi yapan at suratlı psikopatik âdemler.
 
Tarih bu dönemi  ve bunları katran karası işaretleyecek.
 
Altına da  ‘Tüm vatandaşları koruması gereken yasaların tek kişi dışında iptal  sayıldığı’ felçli bir devlet ve toplum fotoğrafı diye yazacak…
 
Burada  notlarımı bitirmişim.
 
Corona belası hayatı farklı şekillerde zorlamaya ve  değişmeye başlayınca hatırladım, tabii ki İtalyan yazarın tespitleri de  umut verdi, ne diyor:
 
“Tüm olan biteni gezegenin yenilenmesi için bir fırsat olarak görmeye teşvik edenler” sizin de
“her şeyi geniş bir perspektifte görmenize yardımcı olacaklar” diyor.
 
Corona kâbusu her gece o düzeysiz garip adamları izleme kâbusunu bitirdi.
 
Şimdi umudumuz Corona kâbusunun da insanlarımızın yaşamına kıymadan bir an önce yok olması.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design