Anasayfa / Yazarlar / Vergi veren parmak kaldırsın…

01 Şubat

Vergi veren parmak kaldırsın…

Canımızı çok yakan bir deprem felaketi nedeniyle de olsa, “vergilerin akıbeti” ancak 2020’de gündem konusu olabildi. Arada 250 yıllık gecikme var


Neden böyle soruyorum; olmak ya da olmamak gibi bir şey bu.

Gündem şimdilerde artık vergi kaçırmak değil vergiden kaçınmak.

Amerikan Bağımsızlık Savaşı neden çıktı, İngilizlerin Amerikan Kolonilerine koyduğu keyfi ve insafsız vergilerden.

Fransız Devrimi neden patlak verdi; o da ölçüsüz vergi koyulmasından patlak verdi.

Kısaca insanlığın özgürleşmesinin önünü açan her büyük devrimin temelinde vergi konusu var.

Bizim de özgürleşme ihtimalimiz mi belirdi sanki?

Vergi nedeniyle ortaya çıkan Amerika’daki devrimin başlangıcı, kolonilerin Boston Limanı’nda çayları denize döktüğü tarih olan 1773’tür.

Gene vergi nedeniyle ortaya çıkan Fransız Devrimi’nin başlangıcı 1789’dur.

Bizde canımızı çok yakan bir deprem felaketi nedeniyle de olsa, “vergilerin akıbeti” ancak 2020’de gündem konusu olabildi.

Arada 250 yıllık bir gecikme var…

Neyse 500 yıl da olabilirdi.

Tevekkül sahibi bir milletiz iyi ki.

Demokrasilerin özü verilen vergi ile bunun nasıl harcandığının denetimine yaslanır.

Bizde vergi verme işi yaygın olmadığı için demokrasi de kötürümdür.

Vergi vermeyince “vergi verme bilinci” oluşmaz, vergi verme bilinci oluşmayınca da vergilerin nereye, nasıl, hangi etkinlikte harcandığının denetimi söz konusu olmaz.

Türkiye’de nüfusun çok küçük bir bölümü gelir vergisi mükellefidir.

Türkiye’de kayıt dışı ekonomi çok yaygındır.

Türkiye’de vergi beyannamesi verme zorunluluğu çok dar bir kesimi kapsar.

Bizde brüt ücret cebe girmez, kaynağında kesilir.

Cebinden ne kadar vergi verdiğinin farkında olmayanlar, büyük usulsüzlüklerin, israfın, yolsuzlukların kendi parası üzerinden yapıldığı bilincini erişmez.

Vatandaşlık ve gerçek bir demokrasi bilinci için, Türkiye vergi sisteminin temel öncelikleri kayıt dışı ile mücadele ve beyannameli vergi mükellefi sayısını çoğaltmak olmalı. Ama nerdee!

Çünkü  geç kalmışlık var kardeşim.

Bizde böyle de 250 yıl önce zulme dönüşen keyfi vergi nedeniyle devrim yapan Fransa’da durum nasıl?

Fransa‘da mükellefler beyanname ile gelir vergisi ödüyor.

Bu ne demek; bu 18 yaş ve üstü tüm vatandaşların vergi mükellefi olması demek. Herkesin kayıt altında olması demek. Ama vergi verenin de maliye müfettişi gibi vergilerinin harcanmasını büyüteç altına alması demek.

Çünkü brüt ücretleri sıcak sıcak ceplerine girdikten sonra sene sonunda vergiyi maliyeye kendilerinin beyanname vererek yatırdıkları sistemlerde her vatandaş çok etkin bir maliye müfettişi hâline geliyor…

Ayrıca vergi bilinci gelişiyor.

Herkesin ne kadar vergi ve sosyal güvenlik primi ödediği, ödenen vergiler, primler karşılığında da ne kadar kamu hizmeti, ne kadar sosyal güvenlik, ne kadar sosyal harcama aldığının bilincinde olduğu bir toplum çıkıyor ortaya.

Hem de bu toplum devletin her türlü savurganlığının ya da yolsuzlukların kendi parasıyla döndüğünü çok daha iyi algılıyor.

Herkesin gelir vergisini beyanname ile ödediği sistemlerde  bu nedenle vatandaşın mali denetim rolü neredeyse  maliye müfettişlerinkine denk hale geliyor.

Vergi bilinci olmadan vatandaş olunamaz.

Vatandaşlık bilinci olmadan demokrasi olmaz.

Hukuk devleti de olmaz.

Hattâ cumhuriyet de olmaz.

Zaten de olmuyor, baksanıza padişahlık keyfiyetine.

Baksanıza padişahlık saltanatına.

Baksanıza padişahlık hoyratlığına.

Gerçek vergi dışardan bir paranın hazineye girmesidir.

Bizim memurumuz az maaş alır ama çok vergi ödüyor sanır… Halbuki maaşı veren de devlet, vergiyi kesen de.

Ortada gerçek bir para hareketi yok, dışardan hazineye giren bir para da…

Mağdur edilmiş tarım kesimi de vergi mükellefi sayılmaz.

Bin bir hayat güçlüğü ile uğraşan esnafımız da götürü usulü vergi öder. Kazanca göre değil, geleneğe göre bir miktar öder.

Geriye kalanları siz hesaplayın.

Halbuki az vergi mükellefi, az demokrasi, az hukuk, az denetim demek.

Fransa’da Sarı Yelekliler 2019 yılında neden ayaklandı?

Satın alma güçlerinin azaldığını öne sürdükleri için.

Hakkaniyete dayalı bir vergileme sistemi talebi için.

Bizde ise vergisinin akıbetini sorana sopa gösteriliyor.

Bizde ise “vergiden kaçınma”  numaraları altında Kızılay bizi ayakta uyutma turlarında.

Neyse Allah’ıma şükür 250 yıl sonra da olsa ,hepimizin canını acıtan bir deprem nedeniyle de olsa vergilerin akıbeti konuşulmaya başlandı.

250 yıl sonra da demokratik hesap  soracak hale geliriz.

Allah’ıma şükür.

Tevekkül sahibi bir milletiz neyse ki…

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design