Anasayfa / Yazarlar / Memorial’ların ardından

31 Aralık

Memorial’ların ardından

Memorial örgütleri, Rusya’nın sivil toplumu hedef alan, tartışmalı “yabancı ajan” yasası kapsamında “ortadan kaldırıldılar.

Rusya’nın en önemli, en eski sivil toplum örgütlerinden Memorial’ın iki kolu da kapatıldı. Bu durum, şimdiye kadar Rusya’da insan hakları kurumlarına yönelik alınan en ağır hukuki karar. 

Memorial deyince, kardeş iki sivil toplum kuruluşundan bahsediyoruz. İlk Memorial, geçmişteki ve ağırlıklı olarak Sovyetler dönemindeki hak ihlallerini konu alıyordu. İkinci Memorial, yani “Memorial İnsan Hakları” ise, günümüzdeki hak ihlalleriyle ilgili çalışıyordu. O da, 29 Aralık günü alınan kararla kapatıldı.

30 Aralık’ta da ABD Başkanı Joe Biden ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin görüştü. Bu telefon görüşmesi, Putin’in isteği üzerine gerçekleşti. İnsan hakları konunu dış politikasının odağına oturttuğunu öne süren Biden yönetimi için, Rusya’nın en köklü ve önde gelen sivil toplum örgütlerinden ikisinin ardı ardına kapatılmasından sonra, Putin’in görüşme teklifini hemen kabul etmesi son derece “manidar”. Biden yönetimi, her zaman “liderler arasında bire bir diyaloğa inandıklarını” söylüyorlar ve Putin ile görüşmenin, Memorial’a yönelik kapatma kararlarının hemen ardından gerçekleşmesini de böyle açıklıyorlar. 

Biden ve Putin’in Aralık ayındaki bu ikinci görüşmelerinde, tamamen Ukrayna Krizi’ne odaklandı. 50 dakika süren görüşmenin ardından Beyaz Saray’ın açıklamasına göre, Ukrayna ile ilgili diplomatik çözüm ve diyalog konusundaki iyi niyetler beyan edildi. Ve Kremlin’in tansiyonu düşürmemesi halinde de, ABD’nin Rusya’ya yeni yaptırımlar getireceği ve Ukrayna’nın kendisini savunmasına destek olacağı da ifade edildi. Sonuçta, Memorial’ların akıbeti ve Rusya’daki insan hakları meseleleri, Biden-Putin’in konuşmasının değil odağında; içeriğinde bile yer almadı. 

Dahası, vurguladığım gibi; bu görüşme, Putin ve Biden’ın Aralık’taki ikinci diyaloğu. Kremlin, Ukrayna üzerinden savaş tehdidi yaşattıkça ve bu kriz dünya gündeminde oldukça, Putin de “dünya lideri” olarak ön plana çıkmış oluyor. Memorial’ların kapatılması gibi vahim hak ihalleri de, göz ardı ediliyor. 


2006’da başlayan “yabancı ajans” suçlamaları

Memorial örgütleri, Rusya’nın sivil toplumu hedef alan, tartışmalı “yabancı ajan” yasası kapsamında “ortadan kaldırıldılar”.  2012’de Vladimir Putin, üçüncü kez devlet başkanı olduktan sonra, sivil toplum kuruluşlarına yönelik “yabancı ajanlık” yasası kanunlaştı. Bu yasaya göre, sivil toplum örgütleri, Rusya dışından bağış almaları veya fon kullanmaları halinde, “yabancı ajan” olarak tanımlanıyorlar. Ve yayın ve açıklama yaptıklarında da, “yabancı ajan” olduklarını ifade eden ibareler kullanmak zorundalar. 

Aslında Rusya’da sivil toplumu sıkıştıran hukuki düzenlemeler, 2006’nın Ocak ayında başladı. Bu yasa şunları öngörüyordu:

-Rusya Federasyonu’nun egemenliği, siyasi bağımsızlığı, toprak bütünlüğü, ulusal birliği, kendine has karakteri, kültürel mirası ve ulusal çıkarlarına tehdit oluşturan sivil toplum kuruluşlarının kaydının reddedilmesi,

-Sadece Rusya Federasyonu’nun resmî makamlarca “istenmeyen” ilan edilmeyen vatandaşlarına sivil toplum örgütü kurma izninin verilmesi,

-Ülke dışında şubesi veya merkezi olan sivil toplum örgütlerinin herhangi bir çalışma yapması veya Rusya içine kaynak aktarmasının yasaklanması,

-Rusya genelinde faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin, muhasebeleri ve çalışmalarıyla ilgili ne kadar belge ve bilgi istenirse tümünün sağlanması ve devlet makamlarının istedikleri faaliyetlere katılınmasına izin verilmesi.

2009’da ise, dönemin ABD Başkanı Barack Obama’nın insan haklarına vurgu yapacağını belirttiği Rusya ziyaretinin arifesindeyse, o zamanın Devlet Başkanı Dmitri Medvedev, baskıcı sivil toplum yasasında bazı gevşemelerin önünü açtı. 

Sivil toplum örgütlerinin kaydedilmesinin önündeki engeller azaltıldı; 3 milyon ruble (yaklaşık olarak 100 bin dolar) altı fon ve kaynakların devlete bildirilmesine gerek olmadığına karar verildi. Denetlemeler her yıldan, 3 yılda 1’e indirildi. 

2006’dan 2009’a kadar olan dönemde, sivil toplum örgütlerinin kapatılması gibi bir durum olmasa da, faaliyetlerine fazlasıyla dikkat etmek zorunda kaldıkları için ciddi krizler yaşadılar. Ancak, 2012’de devreye giren “yabancı ajanlar” yasasının getirdiği baskı, Rusya’nın sivil toplumu için hakikaten de boğucu bir ortam yarattı. 2020 sonunda ise, bu yasanın daha bile ağırlaştırılması söz konusu oldu. Bu yeni değişikliklere göre de, sivil toplum kuruluşları dışında Rusya vatandaşı kişilerin de bireysel olarak “yabancı casus” ilan edilebilmesinin yolu açıldı. Dahası, bireylerin casus olarak “işaretenmesi” sürecinde dış kaynaklı fon kullanmak gibi bir kriter de aranmamaya başladı. Yabancı ajan olarak nitelenenler bireyler ve kurumlar da, tüm planları, faaliyetleri ve finansal aktivitelerini düzenli olarak resmî makamlara bildirmek zorundalar. Eğer ki, bildiriler yapılmaz veya talep edilen evraklarda “düzensizlik” durumu olursa da, 5 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Toplumsal ve siyasi konularda sosyal medya veya diğer mecralardan görüş bildiren herkes, her sıradan vatandaş da “yabancı ajan” damgasını yiyebiliyor. 


Gerçeği bilme ihtiyacı “kapatılabilir” mi?

Memorial’lar, 2015’ten bu yana zaten kurumsal olarak “yabancı casus” statüsü ile damgalanmışlardı. Şimdiki kapatma davası da, bazı sosyal medya paylaşımlarında “yabancı ajan” ibaresini kullanmadıkları için açıldı. Kasım ortası ve sonunda açılan bu davalar da, ivedilikle sonuçlanıverdi. Tabii, damgayı yedikten sonraki altı yılın da, Memorial’lar için kolay geçtiği söylenemez. Defalarca baskın, ağır para cezaları ve merkezlerine yapılan “faili meçhul” saldırılarla bezdirilmeye çalışıldılar. Gene de, böylesi köklü kurumların kapatılma noktasına gelinmesi Rusya açısından da bir dip noktası. 

Sovyetler döneminde gerçekleşen hak ihalleri üzerine çalışan Memorial’ın kapatılması için açılan davada, kurumun “Sovyetler Birliği’nin terörist bir devletmiş gibi sahte bir imgesini yaratmaya çalıştığı” öne sürüldü. 

Oysa, Memorial’ın çalışmaları sayesinde, milyonlarca insan, Sovyetler döneminde hayatını kaybeden, sırra kadem basan veya ciddi hak ihlallerine yakınları, akrabalarının akıbetleri hakkında bilgi edinebildi. Davanın savunma avukatlarından Maria Eismont’un ifadesiyle, “Memorial’lar sadece birer kurum değiller. Rusya vatandaşlarının geçmişte ve bugün hakları, yaşamları, kaderleri ile ilgili gerçekleri öğrenebilmelerini sağlayan, toplumsal ihtiyaca karşılık veren araçlar. Kimse de, bu ihtiyacı yok edemez, ‘kapatamaz’.”

 


Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design