AİHM karar verdi: Bu beddua ifade hürriyetine girer
Cezaevinde telefonla konuşurken ettiği beddua nedeniyle ceza almıştı. Davasını AİHM’e kadar taşıdı ve sonunda kazandı. Öztürk “Ben insanım. Duygularımı ifade edebilmek istiyorum” diyor
15.04.2026
“İnşallah bize yaşattıklarını yaşamadan ölmezler!”
Siz de bazen kendinizi böyle öfkeli konuşmaların içinde buluyor musunuz? Ben de aynı minvalde devam etsem suç olur mu, diye düşünüyor musunuz? Eğer öyleyse, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden çıkan bir karar ilginizi çekebilir.
AİHM 17 Mart’ta Türkiye’den bu konudaki bir başvuruyu karara bağladı ve bir beddua için “ifade özgürlüğü” dedi.
Söz konusu konuşma 2019 yılında Menemen T Tipi Cezaevi’nde gerçekleşti. Gülen Yapılanması davasında tutuklu olan Bahtiyar Öztürk başka bir cezaevinde tutuklu olan eşiyle telefonda konuşuyordu. Konuşma sırasında eşi, “Bize yaşattıklarını yaşamadan ölemesinler,” dedi. Öztürk de “Geberemesin köpek sürüleri” diye yanıt verdi.
Cezaevi yönetimi, telefonda söylenen bu sözler nedeniyle Bahtiyar’a “cezaevi personeline hakaret ve tehdit” suçundan disiplin cezası verdi. Öztürk beş gün boyunca hücrede tutuldu.
Karara gerekçe olarak Öztürk’ün “düzen, güvenlik ve disiplini sağlamak amacıyla yürürlükte olan yasa ve yönetmelikleri ihlal etmesi, diğer tutuklulara kötü örnek olması ve kurumun güvenliğini ve işleyişini tehlikeye atması” gösterildi.
Öztürk karara itiraz etti, ancak davası yerel mahkemede de Anayasa Mahkemesi’nde de reddedildi. O da davasını AİHM’e taşıdı.
“Neden hakaret olduğu açıklanamadı”
AİHM, 17 Mart 2026 tarihli kararında Türkiye’deki mahkemelerin verdiği kararlar için şöyle dedi:
“Başvurucunun cezaevinde eşiyle yaptığı özel bir telefon görüşmesi sırasında sarf ettiği sözlerin neden ‘cezaevi görevlilerine hakaret veya tehdit’ suçunu teşkil ettiğini, diğer tutuklulara kötü örnek oluşturduğunu ya da cezaevinin güvenliği veya işleyişi için risk oluşturduğunu açıklamamıştır.”
Strazburg’daki mahkeme, Türkiye hükümetinin de “önlemin kendisinin demokratik bir toplumda gerekli olduğunu ispatlayamadığı” sonucuna vardı.
Netice olarak, AİHM bu davada Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade hürriyetine ilişkin 10’uncu maddesinin ihlal edildiğine hükmetti. Öztürk’e manevi zararları için 1000 avro, dava masrafları için de 500 avro ödenmesine karar verildi.
Bu karara ilişkin olarak görüştüğüm Bahtiyar Öztürk, kararın kendisi için çok önemli olduğunu söylüyor. Cezaevindeyken verilen hücre cezalarının “ceza içinde ceza” olduğunu belirterek “çok ağırdı” diyor.
“Şerefsizler” de ifade hürriyeti
Bahtiyar Öztürk’ün telefonda kullandığı sözlerden dolayı aldığı tek hücre cezası bu değildi. 2019 yılında aynı cezaevindeyken babasıyla konuşması sırasında kullandığı bir ifade için de beş gün hücre cezası aldı. Cezaevi yönetimi bu kez “şerefsizler” sözü için disiplin cezası vermişti.
2013 yılına kadar mübaşir olarak çalışan, bu nedenle de hukuki süreçlere aşina olan Öztürk, bu disiplin cezasına da itiraz etti. Yerel mahkemede sonuç alamadı, ancak bu kez Anayasa Mahkemesi onun lehine karar verdi. Mahkeme, özel telefon görüşmesinde kullandığı “şerefsizler” ifadesi için verilen disiplin cezasını ifade hürriyetinin ihlali olarak değerlendirdi. Karar 11 Temmuz 2024’te, olaydan beş yıl sonra geldi.
Ancak bu arada, hücre cezaları da gerekçe olarak gösterilerek, Öztürk’ün önce bir yıllık denetimli serbestlikten faydalanmasına izin verilmemişti. Sonra da şartlı tahliyesi altı ay geciktirildi. Öztürk, altı yılı aşan bir süre cezaevinde kaldıktan sonra, 30 Aralık 2022’de özgürlüğüne kavuşabildi.

Bahadır Öztürk
“İnsanca yaşamak istiyorum”
43 yaşındaki Öztürk şimdi Almanya’da yaşıyor. AİHM ve Anayasa Mahkemesi tarafından verilen kararların yaşadıklarını geri döndüremeyeceğini söylüyor, ancak en azından şu anda cezaevinde olanlara bu sebeplerle hücre cezası verilemeyecek olmasını “rahatlatıcı” buluyor.
Öztürk’e göre kızgınlığı ifade etmek son derece “insani” bir durum ve bu engellenmeye çalışılıyor:
“Ben insanım ya. İnsanca yaşamak istiyorum. Duygularımı ifade edebilmek istiyorum. İyi şeyler yaşamış olsaydım, iyi şeyler söyleyecektim. Kötü şeyler yaşandığı için kötü şeyler söylüyorum.”
AİHM esas yargılamada da Türkiye’yi haksız buldu
Bahtiyar Öztürk sadece aldığı bu disiplin cezalarını değil, silahlı terör örgütü üyeliğinden mahkûmiyetini de üst mahkemelere taşıdı. Ve bu konuda da AİHM’de Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı açtığı davayı kazandı. AİHM 16 Aralık 2025’te verdiği kararda Bahtiyar Öztürk dahil 132 kişinin yaptığı başvuruda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 7’nci maddesinin ihlal edildiğine hükmetti.
AİHM’e göre şifreli mesajlaşma uygulaması Bylock’un kullanımını temel alınarak verilen mahkûmiyet kararları “Kanunsuz ceza olmaz” ilkesiyle çelişiyor. Şimdi bu karara göre yargılamaların yeniden yapılması gerekiyor. Ancak Türkiye tarafından bu yönde atılmış bir adım yok.