Okumalar, değinmeler
“Oğlanların langırt oynadığı kafenin önünden bakışlarını eğip geçmek” de tanıdık. Bakışlarını sakınarak yaşamak, kısıtlanmak… Sadece 1950’ler 60’lar için söz konusu değil, sokakların erkeklere ait olması halen geçerli bir durum. Gerçi kadın hareketi bu durumu bir ölçüde kırdı ama insan canlısı bazı alışkanlıklarını kolay terketmiyor. Tekamül etmiyor diyebilirim
“Felaket arkadaşlarım” diyor ki…
Önüne gelen konuşuyor, olumlu veya olumsuz yorumlar yapıyor, ama ömürlerinin gençlik zamanlarını hapishanelerde direnerek yaşayan insanların konuyla ilgili görüşlerini pek az kişi merak ediyor. Egemen medya açısından kuşkusuz sürpriz değil bu durum ama renkleri ve hassasiyetleri ile “muhalif” medya, “özgür” medya açısından naçizane bir eleştiri olsun bu da…
“Siyasi komiser” özentileri ya da ideolojik kazmalık
Kendi kendilerine ideolojik zabıta rolü vehmetmiş kişi ve çevreler, “barış” sözcüğüne de fena halde gıcık kapıyorlar. Kurulu düzeni zorlayacak herhangi bir “devrimci” ve de “sınıfsal” mücadele güçleri, mecalleri ve gündemleri yok. Neredeyse bütün enerjilerini Kürt hareketine odaklanmış olarak harcıyorlar
Basın Tarihi: Diyarbakır’dan…
Toplumsal acıları sürekli hale getiren Kürt Sorunu 100 yıldır demokratikleşmenin yok sayılmasından kaynaklanıyor. Ankara, 100 yılı aşkın bir süredir benim kısaca “2. Cumhuriyet” dediğim“ demokratik cumhuriyete” direniyor. Direndikçe de ülke çürüyor
Uyuşturucu Mafyası Öldürdü, Satılık Hâkim ve Kirli Avukat Temizledi
Hatay Kırıkhan eski ağır ceza hâkimi Mehmet Mustafa Şahin ve suç ortağı kirli avukat Vedat Ateş’in rol aldığı, bu kadar da olmaz dedirten yeni dosyada; cinayet, uyuşturucu ticareti ve mala çökme var. Suçlularsa aramızda dolaşıyor