Anasayfa / Güncel / “Yolun sonu karanlık”

09 Ekim

“Yolun sonu karanlık”

Manşetlerde yine “Fırat’ın doğusu” vardı…

Birgün gazetesi manşetinde, “Yolun sonu karanlık” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Fırat’ın doğusuna düzenlenmesi planlanan askeri operasyon tartışılıyor. Kurulması hedeflenen ‘güvenli bölge’ye ilişkin belirsizlik sürerken, olası sonuçlara dair kritik sorular yanıt bekliyor. Pentagon belirli bir bölgeden askerlerin çekilmesinin tamamlandığını duyurdu. Ancak ‘belirli bölge’nin sınırları açıklanmadı. ABD askerlerinin kaç kilometreye kadar ya da sınır boyunca hangi bölgeler arasına çekileceği şimdilik belirsizliğini koruyor. Sınırda hareketlilik yaşandı ancak kapsamlı bir operasyonun ne zaman başlayacağı, ne kadar süreceği ve TSK’nin bölgeden ne zaman çekileceği de yanıtlanması beklenen sorular arasında duruyor. Bu konuda da henüz bir netlik yok. Askeri harekat sonrası bölgenin nasıl yönetileceği en büyük muamma. Oluşturulması beklenen ‘güvenli bölge’yi Türkiye’nin tek başına mı yöneteceği, vali atayıp atamayacağı ya da yerli unsurların yönetimde söz sahibi olup olmayacağı gibi konular da merak konusu. Türkiye oluşturulacak bir güvenli bölgeye bu sığınmacıların yarısından fazlasının yerleştirilebileceğini söylüyor. Ne kadar sığınmacının geri dönebileceği de henüz bilinmiyor. Araştırmalara göre sığınmacıların önemli bölümü ülkesine dönmek istemiyor. Planlanan operasyonun gerçekleşmesi halinde Türkiye, sadece operasyon düzenlenen, yani ABD’nin çekildiği bölgelerdeki IŞİD üyelerinin akıbetinden sorumlu olacak. Bu militanların nasıl kontrol edileceği de konu özelindeki en kritik noktalardan biri. YPG’nin oluşturduğu SDG’den yapılan açıklama ABD’nin kendilerini ‘sırtından bıçakladığı’ yönünde. ABD’nin içinden Başkan Trump’a yönelik ‘YPG’yi yüz üstü bıraktığı’ eleştirileri geliyor. Trump’ın tehdit içeren tweeti atmasında bu durumun etkili olduğu düşünülüyor.”

Evrensel gazetesi manşetindeki, “Güvenlik savaşla değil barışla sağlanır” başlıklı haberinde, “Fırat’ın doğusuna yönelik operasyonu ‘beka’ ve ‘güvenlik’ söylemleriyle gerçekleştirmek isteyen hükümete ‘vazgeç’ çağrıları yapıldı. Güvenliğin savaşla değil barış ile sağlanacağı ifade edildi. Hükümet sözcüleri ‘güvenli bölge’deki amacı; ‘Fırat’ın doğusunda 480 km uzunluğunda, 30-40 km derinliğinde bir bölge kurmak, 1-2 milyon mülteciyi yerleştirmek, SDG’yi etkisizleştirmek’ olarak açıklıyor. Bu söylem masada çekici olsa da, sahada karşılığı yok. Ülkenin ve bölgenin güvenliği esasen barış politikalarından geçiyor” ifadelerini kullandı. 

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Dünya Kürtlerle” başlıklı haber yer aldı:

“Türkiye’nin Kuzey Doğu Suriye’ye operasyon hazırlıkları sürerken, ABD’den gelen çelişkili açıklamalar kafaları karıştırıyor. Beyaz Saray’dan gelen ilk açıklamayı Türkiye’nin operasyonuna destek olarak gören dünyadan milyonlarca kişi, Kuzey ve Doğu Suriyeli Kürtlerin mücadelesi sonucu IŞİD’in yenilgiye uğratıldığını hatırlatarak, Kürtlerin yanında olduklarını duyurdu. ‘Kurds’ tagı ABD’de 800 bin paylaşımla Twitter’ın zirvesine çıktı. Dünya basınında da benzer yorumlar yapılarak, IŞİD’e karşı savaşan Kürtlere desteğin sürdürülmesi istendi. Ayrıca ABD’li senatörler ve Avrupalı birçok siyasetçi Trump’ın kararına tepki gösterdi. Yoğun tepkiler üzerine ABD Başkanı Trump geri adım atarak, Türkiye’yi ‘ekonomik olarak batırmakla’ uyardı. AKP’ye yakın medya ise Trump’ın ilk açıklamasına geniş yer verirken, tehditlerini görmezden geldi.”

Karar gazetesi manşetinde, “İki ‘dost’ arasında” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Fırat’ın doğusunda terör temizliği için kararlı tavır sergileyen Türkiye’nin süreci başlatmasıyla, işbirliği mesajları veren aktörler çark etti. Suriye savaşına kalıcı çözüm için Türkiye ile Astana masasını kuran, İdlib sürecini işleten Rusya, harekata mesafeli yaklaştı. İkinci çatlak ses ise İran’dan geldi. Askeri harekata karşı çıkan Dışişleri Bakanı Zarif, ‘Adana mutabakatı Türkiye’nin terörle ilgili endişelerini gidermek için en iyi yol’ dedi. Operasyona önce destek veren sonra tehdit eden ABD Başkanı ise tuhaf tavrını sürdürdü. Erdoğan’ı 13 Kasım’da Beyaz Saray’a davet ettiğini bildiren Trump, ‘Türkiye NATO’da itibarı olan önemli bir üye. Birçok kişi ABD’nin büyük bir ticaret ortağı olduğunu unutuyor’ dedi. Ardından yine tehdit savurdu: Suriye’den çekilebiliriz ama Kürtleri terk etmiyoruz. Türkiye gereksiz bir savaşa girerse ekonomisi üstünde yıkıcı bir etkisi olur.”    

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Türkiye’yle oynuyor” başlıklı haberinde, “TSK, terör örgütü PKK/YPG’nin ikmal hattını kesmek için, önceki gece Irak-Suriye sınırında hava operasyonu düzenledi. Ankara’nın ‘Harekat için hazırlıklar tamam’ mesajının ardından YPG’nin omurgasını oluşturduğu SDG, Şam’la görüşmeye hazır olduğunu duyurdu. Suriye, ‘Kapımız açık’ yanıtını verdi. ABD Başkanı Trump, tehdit içeren tweet’lerinden sonra bu kez Türkiye’yi övdü. Trump, ‘Pek çok insan Türkiye’nin F-35’lerin gövdesindeki çelik çerçeveyi yaptığını unutuyor. İdlib’de pek çok canın kurtarılmasında bana yardım ettiler’ dedi. Trump’ın açıklamalarıyla döviz kuru bir iniyor, bir çıkıyor” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design