Anasayfa / Güncel / “Soma: Fıtrat Elazığ: Kader İktidar: Pişkin”

27 Ocak

“Soma: Fıtrat Elazığ: Kader İktidar: Pişkin”

İktidara yakın gazeteler, hükümetin depremle ilgili ihmallerini gözden kaçırmaya çabalarken belli başlı gazetelerde ise bilim ve uyarılar yer aldı

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Soma: Fıtrat Elazığ: Kader İktidar: Pişkin” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Elazığ’da 24 Ocak’ta merkez üssü Sivrice ilçesi olan 6.8 büyüklüğündeki depremin yarattığı yıkım, gözleri tedbir almadığı ve bilim insanlarının uyarısını dikkate almadığı eleştirilerine muhatap olan hükümete çevirdi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan önceki gün ‘kader’ vurgusu yaparken, dün de ’20 yıldır bu hükümet depreme yönelik ne yapmış’ diyecek kadar beter, berbat, ahlaksızca paylaşımlar var. Depremi durdurma şansınız var mı? Bunu dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülkenin yapması mümkün değil’ dedi. Hükümetin bu tutumu, sorumluluğu gizleme ve çarpıtma eleştirilerine yol açtı. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, önlem alınmadığı yönünde eleştiriler yapan yurttaşları tehdit etmiş, Elazığ Valisi de, ‘Algı çok güzel’ sözlerini söylerken mikrofonlara yakalanmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Van ve Bingöl depremlerinde yaptıklarıyla övündü. Oysa 8 yıl geçmesine rağmen hala Van’da konteyner kentler varken, Bingöl’de de sorunlar çözülmedi. Yurttaşlar, hükümete neden depremi durdurmadığını değil, neden yeterli önlem almadığını ve çürük binalara izin verdiği eleştirisinde bulunuyor. Milyarlarca liralık deprem vergilerinin nereye gittiğini soruyor.”

“Sorumlular değil eleştirenler hedefte”

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Sorumlular değil eleştirenler hedefte” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, Elazığ depremi sonrası iktidarın depremle ilgili uyarıları dikkate almadığı yönünde eleştiride bulunanları hedefe aldı. Erdoğan, ’20 yıldır bu hükümet depreme yönelik ne yapmış’ diyenler var. Depremi durdurma şansınız var mı? Bunu dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ülkenin yapması mümkün değil’ diyerek eleştirilerin karalama kampanyası olduğunu öne sürdü. İMO Elazığ temsilcisi Hıdır Kaya kentte eski yapı stoğunun ve bozuk malzemeli binaların çok sayıda olduğunu belirterek, ‘Depremin ardından bunların yeniden yapılması lazım. Bunun için de öncelikle riskli yapıların tespit edilmesi gerekiyor. 10 yıl önce de deprem olmuştu ama hala ne kadar riskli yapı var bilmiyoruz. Deprem olduktan sonra devlet büyüklerinin gelip geçmiş olsun demesi bir şeyi değiştirmiyor’ dedi.”

“İhmal, yoksulluk, çaresizlik”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “İhmal, yoksulluk, çaresizlik” başlıklı haberinde, “Elazığ merkezli depremde ölü sayısı 38’e çıktı. 645 bina ağır hasarlı. Dükkanı yıkılan bir yurttaş, binanın önceki depremden etkilendiğini belirterek, ‘Yardım yapılacak dendi, yapılmadı. İnsanlar mecbur burada oturdu. Binaların temeli yok. Bir karış betonun üzerine bina yapmışlar’ dedi. Geceyi çadırda, sokakta ya da yakınlarının yanında geçiren yurttaşlar, ‘kimsenin gelip durumlarını sormamasından’ yakınıyor. Bir yurttaş, ‘Bu gece nerede kalacağım, bilmiyorum’ diyerek tepkisini dile getirdi.

“Bilim uyarıyor”

Birgün gazetesi manşetinde, “Bilim uyarıyor” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Türkiye, dünyanın en etkin deprem kuşakları üzerinde yer alıyor. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Deprem Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre Türkiye'de son 119 yılda meydana gelen depremlerde, 86 bin 456 kişi hayatını kaybetti. Veriler, yıkıcı etkiyi gözler önüne seriyor. Peki, uzmanlar ülkenin hangi bölgesinde deprem bekliyor? Aktif olan faylar ne? Alınan önlemler ‘kurtarmaya’ mı yönelik? Bu sorulara yanıt aramak için Yer Bilimleri Profesörü ve Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür ile görüştük. Görür’e göre, Türkiye çok büyük ölçüde deprem ülkesi… Prof. Dr. Naci Görür, özetle şunları söyledi: ‘Sıkışma kökenli faylar: Türkiye’de üç ana deprem bölgesi ayrılabilir. Birincisi Doğu Anadolu… Doğu Anadolu, Arap ve Afrika levhaları ile Avrasya levhası arasında sıkışıyor. Buna bağlı olarak Anadolu’da sıkışma kökenli faylar meydana geliyor. Buradaki faylar, bindirme fayları ve ters faylardır. Örnek olarak da Van Depremi’ni gösterebiliriz. İki fay üzerinde depremler: 2’nci sistem, Kuzey Anadolu ve Doğu Anadolu doğrultu akımlı fay sistemleri… Şimdi bu iki fay boyunca Anadolu levhası, batıya doğru kaydığı için zaman zaman bu iki fay üzerinde depremler meydana geliyor. Nitekim Elazığ’daki deprem de bunlardan biri. Kuzey Anadolu fayı Türkiye sınırlarında bin 600 kilometre, Doğu Anadolu fayı da yaklaşık 600 kilometre uzunlukta. Erzincan, Amasya, Bolu, Adapazarı tehdit altında. Kuzey ve güney yönlü gerilme: 3’üncü sistemde Batı Anadolu; Kuzey Anadolu Fayı ve Doğu Anadolu Fayı boyunca hareket ettiği için, Batı Anadolu’da kuzey ve güney yönlü gerilme meydana geliyor. Buna bağlı olarak Orta Anadolu’nun graben sistemleri doğu-batı yönlü fayları meydana geliyor. Bingöl Karlıova’da bileşiyor: Bunlar Türkiye’nin jeolojik yapısı, yani deprem bölgeleri... Doğu Anadolu’da bu tektonik hareketler neticesinde zaman zaman depremler meydana geliyor, mesela Van Depremi gibi. Kuzey Anadolu Fayı ile Doğu Anadolu Fayı, Bingöl Karlıova’da birleşip çatal yapıyor. Şimdi bu faylar boyunca olan bütün yerleşim alanlarında depremler meydana gelebilir. Kuzey Anadolu Fayı, Karlıova’dan başlayıp Marmara Denizi’ne kadar geliyor. Bunun etrafında bulunan bütün yerleşim alanlarında deprem olabilir. Aynı şekilde 600 kilometrelik Doğu Anadolu Fayı, Karlıova’dan başlayıp İskenderun Körfezi’ne uzanıyor. Bunun üzerinde de depremler olabilir. Anadolu her yıl 2,5 cm batıya doğru hareket ediyor. Batı Anadolu sürekli gerildiği için oralarda da her an deprem olabilir. İstanbul için ‘deprem geliyorum’ diyor: İstanbul zaten bas bas bağırıyor, bekliyoruz diye… İstanbul derken, Marmara’yı kast ediyorum.’”

“Kaybedecek bir günümüz yok”

Karar gazetesinin manşetinde, “Kaybedecek bir günümüz yok” başlıklı haber yer aldı:

“Sivrice merkezli deprem Elazığ ve Malatya’yı yıktı, Türkiye’yi de derinden salladı. Ortaya çıkan yıkım manzarası ise depreme karşı alınacak önlemler için vaktimizin kalmadığının en net fotoğrafı oldu. Uzmanlar, 535 canlı fay hattının olduğu Türkiye’de binaların güçlendirilmesi, kentsel dönüşüm, toplanma alanları gibi kritik adımlar için bir an önce harekete geçilmesi çağrısı yaptı. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, MTA Genel Müdürlüğü’nün Türkiye Diri Fay Haritasına göre  ülke sınırları içerisinde 5.5 üzeri büyüklüğünde deprem üretme potansiyeline sahip 485 adet fay segmentinin bulunduğu anımsattı. 2012’den günümüze kadar yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda bu sayının 535’e yükseldiğini belirten Jeoloji Mühendisleri Odası, başta İstanbul olmak üzere olası doğal afetin zararlarını azaltacak önlemler ve yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmediğini belirtti.  Odanın yazılı açıklamasında şu tespite yer verildi: ‘Deprem zararlarını azaltacak önlemler ve yasal düzenlemeler gerçekleştirilmiyor. Aksine ülkemizin deprem gerçeğini yok sayan, insan hayatına değer vermeyen bir takım yasal düzenlemelerle adeta gün kurtarılıyor.’ Jeoloji Mühendisleri Odası da depreme ilişkin yaptığı açıklamada, fay hatları üzerindeki alanların yapılaşmaya kapatılması gerektiğini vurguladı.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design