Anasayfa / Medya izleme / Davutoğlu “derinler”den vurdu!

26 Ağustos

Davutoğlu “derinler”den vurdu!

Bugün hiçbir şey Davutoğlu’nun açıklamalarının önüne geçemedi…

Hafta sonu gündemde Davutoğlu fırtınası esti. Davutoğlu, kendisini AKP’nin 18. Kuruluş yıldönümündeki konuşmasında “ihanet”le suçlayan ve “tehdit” eden Cumhurbaşkanı Erdoğan’a (Bkz: Erdoğan'dan 'yeni parti' çıkışı: Ayrılanların esamesi okunmadı), 7 Haziran-1 Kasım 2015 tarihleri arasında yaşanan terör olaylarıyla ilgili şok bir “itiraf”la cevap verdi. (Bkz: Davutoğlu’ndan ağır suçlama: Terörle mücadele defterleri açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz; 7 Haziran ile 1 Kasım arası en kritik dönemlerden biri!) 

Pazar günü gazetelerin bu gelişmeyle dolup taşması beklenirken hükümete yakın gazeteler konuya hiç girmedi. Gafil avlandıkları apaçık ortada olan bu gazeteler ancak bugün birkaç köşe yazısıyla, işi fazla bulandırmamaya çalışarak Davutoğlu’na sataşmaya çabalarken, Aydınlık kendisini öne atarak manşetten vurmaya başladı.

Birgün gazetesi Pazar günkü sayısında habere manşetin üstünde, “Açın o karanlık defterleri” başlığıyla yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, kendisini hedef alan Erdoğan’a yanıt verirken çarpıcı bir itirafta bulundu: ‘terörle mücadele defterleri açılırsa birçok kişi, insan içine çıkamaz. İleride Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman, eminin en kritik dönemlerden biri 7 haziran ile 1 Kasım arasındaki dönem olarak yazılacaktır.’ Davutoğlu’nun işaret ettiği tarihler arasında Ceylanpınar’dan Suruç’a, Ankara’dan Diyarbakır’a birçok yerde kanlı saldırılar düzenlendi,  yüzlerce kişi hayatını kaybetti. Çözüm sürecinin bitirildiği, çatışmaların fitilinin ateşlendiği süreci hatırlatan Davutoğlu’na kamuoyundan ‘açıkla’ çağrısı yapıldı. Suruç Aileleri, ‘7 Haziran ile 1 Kasım arasında ne oldu? Biz ne için bu kadar öldük?’ dedi. 10 Ekim Katliamı Davası Avukat Komisyonu, ‘Bildiğiniz, ortak olduğunuz her şeyi anlatın’ çağrısı yaptı. CHP’li Tanrıkulu ve HDP Sözcüsü Kubilay da, ‘Bildiklerini Erdoğan ile karşı karşıya geldiği için değil, tüm gerçekleri zaten paylaşmakla yükümlü olduğu için açıklamalı’ diye tepki gösterdi.”

Evrensel gazetesi dün ön sayfasının altında yer verdiği habere, “7 Haziran-1 Kasım arası ne oldu açıkla” başlığını attı:

“‘Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa, birçok insan, insan yüzüne çıkamaz’ diyerek 7 Haziran-1 Kasım sürecine atıf yapan Eski Başbakan Davutoğlu’na ‘Açıkla’ çağrıları yapıldı. Suruç Aileleri İnsiyatifi ‘7 Haziran ile 1 Kasım arası ne oldu? Biz ne için, ne uğruna bu kadar öldük, yaralandık?’ dedi.”   

Yeni Yaşam gazetesi manşetin yanında, “Davutoğlu’na açıkla çağrısı” başlığıyla verdiği haberde şu ifadeleri kullandı:

“Yeni parti kuracağı konuşulan eski AKP’li Başbakan Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a, hodri meydan dedi. Davutoğlu, ‘Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Tarihi yazıldığı zaman eminim en kritik dönemlerden biri 7 Haziran- 1 Kasım arasındaki dönem olarak yazılacaktır’ derken, HDP ‘Derhal açıkla’ dedi.”

Cumhuriyet gazetesi Pazar günü habere birinci sayfasının altında, “Bildiklerini açıkla” başlığıyla yer ayırdı:

“Eski Başbakan Davutoğlu’nun patlama ve çatışmalarda yüzlerce insanın öldüğü 7 Haziran-1 Kasım 2015 sürecine ilişkin sözleri Meclis gündemine taşındı. HDP, araştırma komisyonu kurulmasını istedi. CHP, ‘Hangi suçlar işlendi, açıklayın’ çağrısı yaptı. İYİ Parti Milletvekili Özdağ, ‘Tarihin yazmasını beklemeyelim, siz söyleyin’ dedi. Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, ‘Açıklamak zorundasınız, İktidarınızın ve kendinizin siyasal sorumluluğunu ilan etmiş oldunuz’ açıklamasını yaptı.”

Sözcü gazetesi dün, “Konuşmak için neyi bekliyorsun, konuş!” manşetiyle çıktı:

“Eski başbakanlardan Davutoğlu, ‘Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz’ dedi ve ekledi: ‘İleride Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım (2015’teki seçim tarihleri) arası olacaktır.’ Davutoğlu daha sonra, ‘başbakanlık görevini aldığım zaman, 6-8 Ekim (2014) olayları oldu. O olaylar esnasında, çözüm süreci adı altında Türkiye’nin kamu düzeninin nasıl yerle bir edildiğini görme imkanı bulduk’ dedi. Şimdi herkes ‘ o defterleri’ merak ediyor.”   

Karar gazetesi ise Davutoğlu’nun açıklamalarının başka bir bölümünü başlığa çekerek haberi gördü. “Ümmet kimsenin tekelinde değil” başlıklı haber şöyle:

“Eski Başbakan Davutoğlu, ‘Ümmeti bölüyorsunuz’ açıklamalarına tepki gösterdi. ‘Bu sözler dini kavramları yozlaştırıyor’ diyen Davutoğlu, ‘Kimse bu ümmet benim partimin tekelindedir diyemez. Ümmetten kastedilen yalılarda oturup Türkiye’yi dizayn etmeye çalışanlarsa biz o topluluktan değiliz’ ifadesini kullandı. Yeni parti için ‘Yeni hali yeni yola bağlayalım’ diyerek net sinyal veren Davutoğlu, terörle mücadele konusunda da çarpıcı açıklamalar yaptı: ‘Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün eleştirenler insan yüzüne çıkamaz açık söylüyorum.’”     

Davutoğlu’nun açıklamalarının yankıları bugün de bazı gazetelerde devam etti.

Birgün gazetesi ön sayfasının altında, “O karanlık günler hemen aydınlansın” başlıklı habere yer verdi:

“CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba, AKP’nin tek parti çoğunluğunu kaybettiği 7 Haziran seçimleri ile 1 Kasım erken seçimleri arasındaki saldırıların ortaya çıkarılması için Meclis Araştırması yapılmasını istedi. Araştırma önergesinde, Ankara Garı Katliamı’nın da yaşandığı bu dönemin ‘Türkiye’nin 1980 sonrası en büyük güvenlik zafiyeti yaşadığı dönem’ olarak anıldığı belirtildi ve bu dönemde farklı saldırılarda toplam 694 kişinin hayatını kaybettiğine dikkat çekildi. Öte yandan Suruç Aileleri İnisiyatifi, 10 Ekim Derneği ve Amed Aileleri İnisiyatifi, Davutoğlu’nun sözlerine ilişkin bugün eşzamanlı açıklama yapacak.”   

Cumhuriyet gazetesi birinci sayfasının altındaki, “O defter ‘ihmal’ dolu” başlıklı haberinde, “Eski Başbakan Davutoğlu’nun ‘Terör defteri açılırsa insan yüzüne çıkamazlar’ diyerek işaret ettiği 7 Haziran 2015 sonrasındaki IŞİD katliamlarını polisin izlediği kişilerin düzenlediği, MİT’in örgüt üyeleriyle diyalog kurduğu ortaya çıkmıştı. Eski MİT’çi Öneş, bu dönemde terörü tırmandıran eylemler olduğunu belirterek ‘Davutoğlu neyi kastettiğini açıklamalı’ dedi. Meclis araştırması açılmasını isteyen CHP’li Ağbaba ise ‘derin AKP’de çözülmenin başladığını’ söyledi” ifadelerine yer verdi.  

Yeni Yaşam gazetesi manşetin yanındaki, “O tuğlayı çekin duvar yıkılsın” başlıklı haberinde şu ifadeleri kullandı:

“Davutoğlu’nun, ‘Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok insan, insan yüzüne çıkamaz’ sözleri akıllara Mehmet Ağar’ı getirdi. Ağar, 90’lardaki zulümlere ilişkin ‘Bir tuğla çekersek duvar yıkılır’ demişti. HDP ve CHP Davutoğlu’na ‘konuş’ dedi.”

Aydınlık gazetesi ise, “Önce hesap ver!” manşetiyle çıktı:

“Yeni parti kurma hazırlığındaki eski Başbakan Ahmet Davutoğlu geçmişini perdelemeye çalışıyor. Terörle mücadelede Ak Parti’yi suçlayan ve kendini aklamaya uğraşan Davutoğlu’nun dosyası oldukça kabarık. ABD ve Batı’nın desteklediği Libya’daki isyancılara destek verdi. Libya’dan sonra sıra Suriye’ye geldi. Suriye düşmanlığında başı çeken Davutoğlu, bayramda Emevi Camisi’nde namaz kılacağı konusunda Erdoğan’ı ikna etmişti. Türkiye toprakları ve Türkiye-Suriye sınırı terörist gruplara açıldığında da Davutoğlu görevdeydi. Rus uçağının düşürülmesi sonrasında ‘Emri ben verdim’ dedi. Rus uçağı düşürülünce Rusya ile ilişkiler kesildi. Tarım ve turizm çöktü. Türkiye milyarlarca dolar zarara uğradı. Mısır’la ilişkiler de Davutoğlu döneminde bozuldu. Karşılıklı olarak büyükelçilerimizi çektik. Davutoğlu’nun tutumu yüzünden bozulan ilişkiler İsrail’e yaradı.”   

Çok fazla olmasa da gazetelerde ve internet sitelerinde konuyla ilgili birkaç yazı çıktı.

T24’te Mehmet Y. Yılmaz’ın, “Davutoğlu, Rubikon’u aştı, artık korkmamalı” başlıklı yazısının bir bölümü şöyle:

“Bir saray darbesiyle devrilen eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, geçen gün “yeri yerinden oynatması gereken” bir açıklama yaptı. Zaten okumuşsunuzdur ama tekrar hatırlayalım, hatta ezberleyelim çünkü göreceksiniz ki bu sözler ile ima edilmek istenen konu, önümüzdeki yıllar boyunca sık sık gündeme gelecek. Davutoğlu şöyle konuştu: “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok kişi, insan yüzüne çıkamaz. Bizi bugün eleştirenler insan yüzüne çıkamazlar, açık söylüyorum. Neden mi? Gelin hafızanızı bir yoklayın. İleride bir gün Türkiye Cumhuriyeti tarihi yazıldığı zaman en kritik dönemlerden biri 7 Haziran-1 Kasım arasındaki dönem olacaktır. Başbakanlık görevini aldığım zaman -bunu izah etmek zorundayım, kampanya dolayısıyla bu soruları aldığım için- 6-8 Ekim olayları oldu. O olaylar esnasında çözüm süreci adı altında Türkiye'nin kamu düzeninin nasıl yerle bir edildiğini görme imkanı bulduk.” Kendisine önerim dedikoduyu bir kenara bırakıp, ne biliyorsa tane tane, açık açık anlatmasıdır. Artık Erdoğan’dan korkmasına gerek yok, Rubikon’u aştı çünkü. Erdoğan zaten kendisini “hainler listesine” yazdı, eline uygun fırsat geçirdiğinde bunun bedelini ödetecektir. Onun için Erdoğan’ın eline düşmeden önce ne biliyorsa açıklamalı ki memlekete bir hayrı dokunsun!”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design