Anasayfa / Medya izleme / “‘Beyaz fosfor savaş suçudur’”

20 Aralık

“‘Beyaz fosfor savaş suçudur’”

Yeni Yaşam gazetesi “beyaz fosfor” iddialarını manşete taşırken, Evrensel ve Birgün gazeteleri “saklanan” DSİ raporuna dikkat çekti.

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “‘Beyaz fosfor savaş suçudur’” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“ABD Kongre üyeleri İlhan Omar, Karen Bass ve Juan Vargas, Türkiye’nin Kuzey ve Doğu Suriye’de kullandığı iddia edilen beyaz fosforun araştırılması için ABD Suriye Temsilcisi James Jeffrey’e hitaben bir mektup kaleme aldı. Mektupta 16 Ekim’de Suriye’deki sivillere karşı kasıtlı saldırıda beyaz fosfor kullandığı iddiası hatırlatılarak, ‘Bir hükümetin veya ordunun alabileceği en iğrenç ve rahatsız edici eylemlerden biridir’ denildi. Kürt Kızılay’ı da dahil olmak üzere yereldeki örgütlerden ve kişilerden gelen iddiaları hatırlatan kongre üyeleri, ‘Eğer beyaz fosfor kullanımındaki niyet yakıcı etkilerini sivil halk üzerinde denemekse, bu bir savaş suçu olarak değerlendirilebilir. Artık yalnızca ‘incelemek’ verilmesi gereken uygun olan tepkiden oldukça uzaktır’ denildi. Mektupta, Türkiye’nin OPCW’ye bağışta bulunması da ‘uygunsuz’ bulundu.”     

“Ölüleri muayene edip milyonluk ilaç yazmışlar”

Sözcü gazetesinin manşetinde, “Ölüleri muayene edip milyonluk ilaç yazmışlar” başlıklı haber yer aldı:

“Zarardan bir türlü kurtulamayan ve kara delik haline gelen Sosyal Güvenlik Kurumu’nda (SGK) skandallar bitmiyor. İşte SGK’daki akıl almaz dolaplar: 411 ölüyü muayene olmuş gibi gösterip bunlar için 1 milyon liralık ilaç yazılmış. Raporlu olan doktor, sanki hastanede bir hastayı ameliyat yapmış gibi gösterilmiş. Yatarak tedavi gören bir doktor, aynı gün hasta ameliyat etmiş gibi işlem yapılmış. Baş ağrısıyla gelen hastaya ‘doğum yaptı’ kaydı tutulup kurumdan ödeme alınmış. Aynı hastaya, aynı gün içinde, 10 ayrı branşta muayene kaydı açılmış.”  

“Yargıya ‘Man’ baskısı”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Yargıya ‘Man’ baskısı” başlıklı haberinde, “CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Man Adası belgelerine ilişkin açıklamaları nedeniyle yerel mahkemenin verdiği iki ayrı kararı inceleyecek olan İstanbul İstinaf Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi üye hâkimlerinin üzerinde yoğun bir baskı oluşturulduğu ortaya çıktı. Üye hâkimlerin başka yere tayin ve ücretsiz izin talebinde bulundukları ancak bu taleplerinin reddedildiği öğrenildi. Aynı heyet Kılıçdaroğlu’nu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine 3 ayrı davada 694 bin lira tazminat ödemeye mahkûm eden yerel mahkeme kararını bozmuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel ise bozma kararının yanlış yorumlandığını savunmuştu. İstanbul İstinaf Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, Man Adası belgelerine ilişkin sözleri nedeniyle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesine 3 ayrı davada 694 bin lira tazminat ödemeye mahkûm eden yerel mahkeme kararını kasım ayında bozdu. İstanbul İstinaf Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi heyetinin verdiği bozma kararının ardından heyet üyeleri üzerlerinde yoğun bir baskı kurulmaya çalışıldığı öğrenildi. Kılıçdaroğlu’nun Man Adasına ilişkin yaptığı açıklamaları nedeniyle yerel mahkemenin karar verdiği iki ayrı dosya üzerinde de inceleme yapacak olan İstanbul İstinaf Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi üye hâkimleri üzerlerindeki baskı nedeniyle görev yerlerinin değiştirilmesini istediler. Bu talepleri reddedilince aralarından ücretsiz izne ayrılmak isteyenler oldu. Ancak üye hâkimlerin bu talebi de reddedildi” ifadelerine yer verdi.

“Kanal İstanbul’da rapor oyunları”

Evrensel gazetesi manşetinde, “Kanal İstanbul’da rapor oyunları” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler yer aldı:

“Devlet Su İşleri’nin Kanal İstanbul Projesi için sunduğu raporun ÇED raporuna eklenmediğini, Devlet Hava Meydanları İşletmesi’nin raporunun bir haftada değiştirildiğini söyleyen CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca, ‘Susuzluk, ekolojik yıkım, deprem… Herkes riskleri sıralıyor ama birilerinin gözünü rant bürümüş’ dedi. TMMOB İKK Sekreteri Cevahir Efe Akçelik bu proje ile iktidarın kendisini ve 17 yılda etrafında biriken sermayeyi kurtarmaya çalıştığına dikkat çekti. Çevre Mühendisi Selahattin Beyaz ise ‘ Bu Büyük Sükse Projesi’ sayılan risklerin yanında öngörülemeyen tahribatlara neden olacaktır. Derhal vazgeçilmelidir’ dedi.”    

Birgün gazetesi de manşetindeki, “Tehlikeli vizyon” başlıklı haberinde, “Uzmanların, meslek örgütlerinin ve doğa savunucularının ‘Ekolojik dengeyi bozar’ dediği Kanal İstanbul Projesi’ne dair Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun önümüzdeki hafta çıkacağı açıklandı. Bakan Kurum, ÇED sürecinde sona yaklaştıklarını söyledi. Devlet Su İşleri’nin Kanal İstanbul ile ilgili hazırladığı görüşün ÇED raporunda yer almadığı ortaya çıktı. DSİ’nin görüşünde Kanal İstanbul’un hayata geçmesi halinde Sazlıdere Barajı’nın devre dışı kalacağı ve burada yaklaşık 52 milyon metreküp su kaybı yaşanacağı belirtildi. Yine görüşte Terkos Gölü’nün doğusunda kalan yaklaşık 20 kilometrelik su toplama havzasının da devre dışı bırakılacağı ve böylece toplam su kaybının yıllık 70 milyon metreküp olacağı bildirildi. Ancak ÇED raporunda bu sayı sadece 32.7 milyon metreküp olarak gösterildi” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design