Anasayfa / Medya izleme / “AKP’li avukatlar savundu, FETÖ’cüler beraat etti”

07 Ocak

“AKP’li avukatlar savundu, FETÖ’cüler beraat etti”

Günün öne çıkan haberi Sözcü gazetesinin manşetinde yer aldı

Sözcü gazetesinin manşetinde, “AKP’li avukatlar savundu, FETÖ’cüler beraat etti” başlıklı haber yer aldı. “Adamına göre işleyen bir yargı manzarası daha” üst başlığıyla verilen haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Kilis Ağır Ceza Mahkemesi, ‘FETÖ’ye üye olmak’ iddiasıyla aralarında Pensilvanya’ya gidip Feto’yla görüşenlerin de olduğu 35 kişiyi yargıladı. Bu davada sanıkların avukatı AKP’liydi. Bunlardan biri Kilis Belediye Başkanı Avukat Abdi Bulut, diğeri ise AKP Kilis İl Başkanı Murat Karataş’tı. 31 sanık beraat etti, 4’ünün dosyası ayrıldı. Avukatı AKP’li olan davadan kurtuldu.”

“Montrö planı korkunç hata”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Montrö planı korkunç hata” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bir televizyon kanalında Kanal İstanbul ile ilgili soruları yanıtlarken “Montrö sadece Boğaz’ı bağlar. Kanal İstanbul, Montrö’nün tamamen dışında bir şey” dedi. Erdoğan, anlaşmanın sadece Boğazlar’ı bağladığını, Kanal İstanbul’un Montrö kapsamında olmadığını söyledi. Eski Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner, Montrö’yü gündeme getirmenin bile korkunç bir hata olduğunu belirterek, ‘Bu, Karadeniz’e çıkmak isteyen ülkelere yarar’ dedi. Güner, Erdoğan’ın 2016’da ‘NATO’nun Karadeniz’de aktiviteleri yetersiz’ sözünü de anımsattı. Emekli Deniz Kurmay Albay Bora Serdar da ‘Elimizi güçlü kılan bir sözleşmeden göz göre göre vazgeçmek, sağlıklı bir dış politika felsefesinden yoksun olunduğunu gösteriyor’ değerlendirmesini yaptı.”

“Meğer yoksullar varmış”

Karar gazetesi manşetindeki, “Meğer yoksullar varmış” başlıklı haberinde, “Üniversite öğrencilerinin ‘ucuz yemek’ isyanı Türkiye’nin dikkatini ‘içimizdeki trajediye’ çekti. Tek öğünün hesabını yapmak zorunda kalan gençlerin, ailesini geçindiremeyen insanların acı hikayeleri 82 milyonun yüzüne çarptı. Yardıma muhtaç vatandaşların varlığıyla ilgili ortaya çıkan farkındalık birçok yardım kampanyasının başlatılmasına ilham verdi. Hayat pahalılığının her geçen yıl biraz daha arttığı Türkiye’de, üniversite öğrencilerinin ‘ucuz yemek’ isyanı acı tabloyu gözler önüne serdi. İstanbul Üniversitesi’nde üç öğün verilen ucuz yemeğin tek öğüne düşürülmesi ve ikinci öğün yemek ücretini 18.5 TL’ye çıkarması  öğrencileri isyan ettirdi. Rektörlük öğrencilerin ‘açız’ isyanlarını görmezden gelirken, İstanbul Üniversitesi öğrencisi Sibel Ünli’nin ‘Yemekhane kartımda para kalmamış sadece bir liram var’ paylaşımı yapıp intihar etmesinin ardından zam geri alındı. 20 yaşındaki Ünli’nin ölümünü ardından gelen bu karara tepki yağdı. 2019’da geçim sıkıntısından en az 45 kişi intihar etti. 06 Kasım 2019’da İstanbul Fatih’te Cüneyt Yetişkin (45), Oya Yetişkin (54), Kamuran Yetişkin (60) ve Yaşar Yetişkin (56) ekonomik sorunlar yaşadıkları için siyanürle intihar etmişti. Daha bu haberin şokunu atılmamışken bir acı haberde Bakırköy’den geldi. 16 Kasım 2019 günü İş adamı Bahattin Delen; Bakırköy’deki evinde, eşi Zübeyde ve yedi yaşındaki çocukları Ali Delen’i siyanürle zehirledikten sonra intihar etmişti. Savcılık olayın nedeni olarak ‘Bahattin Delen’in aşırı derecede borçlanıp bunalıma girmesi’ni göstermişti. 06 Ocak günü ise Çorum’da ekonomik çıkmaza giren 48 yaşındaki bir esnaf yaşamını sonlandırdı. Kocaeli Derince’de de Binnet Simit isimli vatandaş, borçlarını bir kağıda yazdıktan sonra kendini asarak yaşamına son verdi” ifadelerini kullandı.

Gazete, Taha Akyol’a konuşan ekonomist Daron Acemoğlu’nun sözlerine ise sürmanşetinde, “Ekonominin kaldıracı demokrasi” başlığıyla yer verdi:

“Çalışmalarım, demokrasilerin ekonomik performans açısından demokratik olmayan sistemlerden daha iyi olduğunu gösteriyor. Demokratikleşen ülkeler izleyen 20 yılda kişi başı gelirini yüzde 25 oranında artırdı. Türkiye, devletin gücüne göre toplumun zayıf olduğu ülkelerden. Ekonomi 13 yılda büyüdü ama verimlilik artışı sıfır çünkü teknolojik ilerleme çok az. Bunun nedeni yatırımların teknoloji yerine inşaata gitmesi. Özgürlüğü korumak için hem güçlü devletlere hem de güçlü devleti pranga altında tutmak için güçlü toplumlara ihtiyaç var. Denetimsiz devletlerin özgürlüğün temellerini yok ettiğine dair binlerce yıllık kanıt var.”

“İstismarın affı olmaz”

Birgün gazetesi manşetin altındaki, “İstismarın affı olmaz” başlıklı haberinde, “Çocuk yaşta evliliklerin af kapsamına alınmasını öngören yasa değişikliği yeniden gündemde. 200’e yakın kadın örgütü, dün 48 ilde girişime karşı eylemler düzenledi. İstanbul’da düzenlenen basın toplantısında konuşan avukat Hülya Gülbahar, ‘Af dediğimiz şey fiili olarak çocuklara cinsel ilişki yaşının ve evliliğin 12’ye hatta 9’a indirilmesi ve bu duruma hukuki kılıflar hazırlanması anlamına geliyor’ dedi. Platformların ortak metnini okuyan Yeşim Erkan ise şöyle dedi: ‘İktidar 2016’dan bu yana sistematik olarak çocuk yaşta, zorla ve erken evlendirmelerin önünü açacak, çocuk istismarını meşrulaştıracak bu af da dahil, birtakım yasa değişiklikleri ve uygulamaları gerçekleştirmeye çalışıyor. Şu anda getirilmek istenen af 15 aş altı kız çocuklarına karşı işlenen cinsel istismar suçundan hüküm giyen failleri de kapsayacak’” ifadelerine yer verdi.     

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design