Anasayfa / Medya izleme / “Saray ve faize bütçe yetmedi”

16 Ocak

“Saray ve faize bütçe yetmedi”

Gündemin dikkat çeken haberleri, Cumhuriyet, Birgün ve Karar gazetelerinin manşetindeydi

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Saray ve faize bütçe yetmedi” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Hükümetin sınır tanımayan harcamaları nedeniyle bütçe 2019’da 123.7 milyar lira açık verdi. 80.6 milyar lira olan ilk açık hedefini Yeni Ekonomi Programı ile 125 milyar liraya çıkaran hükümet, Merkez Bankası’ndan (TCMB) Hazine’ye aktarılan 42 milyar liralık ‘ihtiyat akçesi’ ile rahatladı. TCMB’den kaynak olmasa açık 166 milyar liraya çıkarak bu yılki hedef olan 138.9 milyar lirayı da yılın başında aşacaktı. Hükümet, birçok kalemde başlangıç ödeneklerini aştı. Bütçe 1993’ten bu yana ise ilk kez faiz dışı açık verdi. Hazine’den 114 milyar lira yardım yapılan SGK’nin görev zararı 83.2 milyar liraya çıktı. Örtülü ödenek harcaması 2 milyar, faiz giderleri 99.9 milyar lira oldu.”

“Hepsi yalan, tek gerçek zengin-fakir ayrımı”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Hepsi yalan, tek gerçek zengin-fakir ayrımı” başlıklı haber yer aldı:

“Kadir Has Üniversitesi tarafından her yıl yapılan ‘Türkiye Eğilimleri’ araştırmasının 2019 yılı sonuçları açıklandı. Araştırmada, ekonomik krizin halka nasıl yansıdığına dair çarpıcı sonuçlar elde edildi. Buna göre halkın ‘en önemli sorun’ olarak gördüğü konularda ekonomik sorunlar yüzde 46,1’le ilk sıraya yerleşti. Tüm alanlarda kutuplaşma algısı düşerken ‘Zengin-Fakir’ kutuplaşması algısı yükselerek yüzde 20,5’e çıktı. Araştırmada seçimlere, CHP’li İstanbul ve Ankara belediye başkanlarına ve dış politikaya dair de dikkat çeken sonuçlar elde edildi. Araştırmaya göre Türkiye’de halk, ülkenin en önemli sorunlarında ekonomiyi başta görüyor. Araştırmada ayrı ayrı sorun alanları değerlendirildiğinde ülkenin en büyük sorunu olarak yüzde 19,8’lik oranla ‘terör’ görülürken, hayat pahalılığı yüzde 18,1 ile ikinci, işsizlik ise yüzde 16,8 ile üçüncü sırada yer alıyor. Ekonomi ile ilişkilenen sorunlar bir arada değerlendirildiğinde ise işsizlik, hayat pahalılığı ve ekonomik durgunluk (yüzde 6,7) toplamda yüzde 46,1 oranla birinci sıraya yerleşiyor. Halkın en fazla önemsediği ekonomik sorunlarda ise yüzde 18,1’le işsizlik ilk sırada geliyor. Onu, yüzde 11,4’le enflasyonun yüksekliği, yüzde 11,2’yle de gıda ürünleri fiyatlarındaki artış takip ediyor. Araştırmanın ekonomiye dair en dikkat çekici sonuçlarından biri de ‘kutuplaşma endeksi’ başlığı altında. ‘Laik-dindar’, ‘sağcı-solcu’ kutuplaşması algısı belirgin biçimde düşerken ‘zengin-fakir’ kutuplaşması algısı ise belirgin biçimde yükseldi. 2017’de yüzde 9,5 olan algı, 2018’de yüzde 13,7’ye, 2019’da ise yüzde 20,5’e çıktı. Hükümetin ekonomi yönetimini başarılı bulanların oranındaki düşüş 2019’da da devam etti. 2017’de yüzde 47,7’yle hükümetin başarılı bulunma oranı 2018’de yüzde 33,5’e, 2019’da yüzde 31,4’e geriledi. Araştırma sonuçlarına göre, “Son bir yılda yaşanan ekonomik gelişmeler sizi nasıl etkiledi?” sorusuna katılımcıların yüzde 46,5’i ‘ekonomik olarak daha kötüye gittiğini’ belirtirken, yüzde 19,4’ü ‘hiç etkilenmediğini’ söyledi. 2018 yılında kendisini bir önceki yıla göre ekonomik olarak daha kötü durumda görenlerin oranı yüzde 57,1’di.”

“Bu söz hepsinden daha ağır”

Karar gazetesi manşetindeki, “Bu söz hepsinden daha ağır” başlıklı haberinde, “İnsan Hakları İzleme Örgütü, İslam İşbirliği Teşkilatı’na Çin’in Müslüman Uygurlara yönelik zulmünü protesto etmemelerine tepki gösterdi. HRW Direktörü Kenneth Roth ‘’Örneğin İslam İşbirliği Teşkilatı Uygurlara baskıya karşı Çin hükümetini protesto etseydi, Çin’in 57 ülkeye misilleme yapması gerekecekti. Çin ekonomisi tüm dünyayla boy ölçüşemezdi” dedi. İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), Çin’i hem ülke içinde yarattığı gözetleme sistemi hem de ekonomik ve diplomatik nüfuzunu kullanıp küresel çabaları engelleyerek insan hakları için ‘küresel tehdit’ oluşturmakla eleştirdi. Çin tarafından iki gün önce Hong Kong’a girişine izin verilmeyen HRW Direktörü Kenneth Roth, örgütün ‘2020 Dünya Raporu’nu BM Genel Merkezinde düzenlediği basın toplantısında açıkladı. Roth, Çin hükümeti başta olmak üzere ABD’deki Donald Trump yönetimi ve göçmen politikası, Myanmar ordusunun Arakanlı Müslümanlara yönelik hak ihlalleri, Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon güçlerinin Yemen’deki insan hakları ihlalleri, Venezuela ve Suriye gibi birçok ülkeye sert eleştiriler yöneltti. Roth, ‘Pekin uzun süre ülke içindeki muhalifleri bastırdı, şimdi ise Çin hükümeti bu sansürü dünyanın geri kalanına yaymaya çalışıyor. Hükümetlerin herkesin geleceğini korumak için Pekin’in uluslararası insan hakları sistemine yönelik küresel saldırılarına karşı birlikte hareket etmesi gerek’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design