Anasayfa / Medya izleme / “DNA bilgilerini ele geçirebilirler”

25 Şubat

“DNA bilgilerini ele geçirebilirler”

Gündemin dikkat çeken haberleri Birgün, Evrensel ve Cumhuriyet gazetelerinin manşetinde yer aldı

Birgün gazetesinin manşetinde, “DNA bilgilerini ele geçirebilirler” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Sağlık Bakanlığı’nın Kızılay’a yönelik denetim raporunda ‘plazmadan yerli ilaç üretme’ ihalesi verilen Sancak'ın yeğeninin, tesisleri olmadığı için sadece plazmayı değil, kanları da Almanya’ya gönderdiği bildirildi. Bakanlık, ‘Bu DNA bilgilerinin ele geçirilmesine yol açar’ dedi. Son yıllarda israf, yolsuzluk ve Ensar Vakfı’na para aktarılması ile gündemden düşmeyen Kızılay’ın yeni bir skandalı daha ortaya çıktı. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) müfettişleri, Kızılay’ın tesisi olmadığı halde plazmadan yerli ilaç üretme ihalesi verdiği şirketin sadece plazma değil Türkiye’den topladığı kanları da yurtdışına göndermesini eleştirdi. Sağlık Bakanlığı Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu müfettişleri 9-12 Aralık tarihleri arasında Kızılay’ın Kuzey Marmara Bölge Kan Merkezi’nde denetim yaptı. Kurum Başkanı Hakkı Gürsöz imzasıyla Sağlık Bakanlığı, SGK, Kızılay ile Maxicells İlaç Sanayii’ne gönderilen yazıya, BirGün ulaştı. 17 Şubat tarihli ve ‘ivedi’" ibareli teftiş raporunda, Ethem Sancak'ın yeğeninin şirketinin, kanları Almanya’ya göndermesinin DNA bilgileri açısından risk yarattığı vurgulandı. Raporda, yurttaşların kanlarının bilgilendirme yapılmaksızın yurtdışına gönderilmesinin Kızılay'ın kan toplama faaliyetlerini sekteye uğratabileceği uyarısında da bulunuldu. Kızılay’ın kan bankacılığı faaliyetlerinin tehlikeye düşebileceğine dikkatin çekildiği raporda şunlar kaydedildi: ‘Toplumumuza gerekli bilgilendirme yapılmaksızın kan numunelerinin kullanılması durumunda Kızılay’ın rutin kan bankacılığı faaliyetlerinin sekteye uğraması olasıdır. Analiz yönünden Kızılay’ın kapasitesinin yeterli olduğu, 'Kızılay'a ait laboratuvarlarda plazma seri serbest bırakma testleri yapılabiliyor iken kan test tüplerinin Kızılay’ın sorumluluğu dışına çıkmasına gerek bulunmadığı' müşahede edilmiştir. Ayrıca bu süreçte herhangi bir olumsuzluk yaşanması, buna bağlı olarak Kızılay'ın Türk halkı nazarındaki imajının zedelenmesine yol açabileceği, ayrıca kontrolsüz olarak genom analizi yapılması durumunda ülkemizin gelecek nesil ilaç stratejilerine olumsuz etki oluşturabileceği değerlendirilmektedir.’ Raporun sonuç kısmında ise ‘Kızılay’dan plazma dışında istatistiki olarak anlamlı miktarda kan numunesi çıkmamasının ve sözleşmelerin bu doğrultuda revize edilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır’ denildi.”

“Hayalet liseliler”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Hayalet liseliler” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

ÇYDD, Açık Öğretim Lisesi öğrencilerine yönelik ‘İçimdeki Mucit’ adlı ücretsiz eğitim programı başlattı. İstanbul Küçükçekmece’de, kampanyaya karşın 14-17 yaş grubu öğrencilerinden yalnızca ikisi kayıt yaptırdı. Diğer çocuklara ulaşılmaya çalışıldı. Telefona çıkan kişiler çocuklarla konuşulmasına engel oldular. ÇYDD üyesi, eğitimci Gülsün Kaya, ‘Telefona çıkan kişiler, bir cemaat ya da tarikata mensup ‘merdiven altı’ yatılı Kuran kursu yöneticisiydi’ dedi. Kaya, bir mekanı olmayan Açık Öğretim Liseleri’ndeki 1.5 milyon öğrencinin büyük çoğunluğunun yoksul aile çocukları olduğunu söyledi. Açık Öğretim Lisesi’yle ilgili iki bilimsel araştırmadan birini araştırmacı Zeynep Özdoğan’ın yaptığını ve sadece 4 AÖL öğrencisine ulaşabildiğini vurgulayan Gülsün Kaya, ‘Özdoğan’ın ve ÇYDD Küçükçekmece Şubesi üyeleri olarak bizim çalışmamızın ortaya çıkardığı sınırlı gözlem gösteriyor ki, zorunlu eğitim çağında Açık Öğretim Lisesi’ne geçen öğrenciler, öğretim süreçlerinde bir biçimde ayrımcılık yaşamışlar ve girdikleri merkezi sınavda da istedikleri sonucu alamamışlar. Bu nedenle eğitime olan inançlarını büyük ölçüde yitirmişler. Bunlara ailelerinin ekonomik koşulları da eklenince bu çocukları bekleyen ‘gelecek’ gelmiş: Ya çocuk işçiliği ya da sonucunun nasıl biteceği belli olmayan cemaat ve tarikatların çatısı altına girmek’ dedi.”

“Uyarılara rağmen ateş altında”

Evrensel gazetesi manşetindeki, “Uyarılara rağmen ateş altında” başlıklı haberinde, “Muhalefetin ve uzmanların ‘sonu bataklık’ uyarılarına rağmen hükümetin savaşta ısrarı sürüyor. TSK, 17 askerin hayatını kaybettiği İdlib bölgesine yeni bir konvoy gönderdi. Konvoy ateş altında kaldı. Beş Mart’ta yapılacak zirve öncesi, TSK’ye ait yaklaşık 50 araçlık konvoy Suriye Milli Ordusu ile beraber İdlib bölgesine girdi. Reuters haber ajansı Suriye ordusunun açtığı ateş sonucunda yaralıların olduğu bilgisini verirken Anadolu Ajansı, Rusya’nın İdlib’deki yerleşim bölgelerine hava saldırısı düzenlediğini duyurdu. Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov ise, ‘Türkiye ile İdlib konusunda yeni bir dizi görüşme hazırlığındayız’ dedi. Rusya Uzmanı Aydın Sezer, 2019’un ekim ayında Meclis’te çıkan tezkerenin, Barış harekatı bölgesi için çıktığını, İdlib operasyonlarını kapsamadığını anımsattı. Sezer ayrıca, gerilimin azalması için diyaloğun olması gerektiğini ifade ederek, ‘Diyalog, Rusya’nın ve Türkiye’nin kendi pozisyonlarından ödün vermesiyle olacak, yoksa gerilim tırmanacak’ dedi” ifadelerine yer verdi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design