Anasayfa / Medya izleme / “Son çırpınışlar!”

07 Mayıs

“Son çırpınışlar!”

İktidarın yarattığı suni gündem basının gündemine otururken, salgında erken normalleşmeyle ilgili uyarılar da gazetelerin manşetindeydi

Birgün gazetesi manşetinde, “Son çırpınışlar!” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Yerel seçimlerde yaşadığı gerilemenin ardından salgın kriziyle yüz yüze gelen Saray yönetimi, tabandaki erimeyi durdurmak adına muhalefeti hedef tahtasına oturttu. 55 ülkeye yardım yapmakla övünen iktidarın içeride yaşadığı yönetememe krizi, maske dağıtımındaki beceriksizlik, ekonomide, eğitim ve sağlık sisteminde karşı karşıya kalınan krizlerle ortaya döküldü. Yasal düzenleme kozunu elinde tutan iktidar, sesini kısmayı amaçladığı her türlü muhalefeti ‘düşman’ ilan etmekten de geri durmadı. Muhalefetin kontrolündeki belediyelerin bağış hesaplarının engellenmesiyle artan gerilim, CHP’li isimlere yönelik ardı arkası kesilmeyen tehditler ile son olarak ‘saray rejimi’ söylemi üzerine gelişen darbe senaryolarıyla hat safhaya taşındı. Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın eşcinselleri hedef alan açıklamasına tepki gösteren barolara yönelik linç kampanyası ise, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın baro ve meslek odalarının yapısını değiştirme hamlesiyle yeni gerilimlerin kapısını araladı. Saray yönetiminin kendisine biat etmeyen her türlü muhalefeti etkisiz hale getirmek adına sergilediği tutuma muhalefet ve odalardan da yanıt gecikmedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarına tepki gösteren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, ‘Barışı savunduğumuz için kurumlarımızı hedef alan Cumhurbaşkanı, bu sefer de insan haklarını ve laikliği savunduğumuz için bizi tehdit ediyor’ açıklamasında bulundu. Erdoğan’ın meslek örgütlerini hedef almayı alışkanlık haline getirdiğini belirten Koramaz, meslek örgütlerinin yönetimlerinin nasıl oluşacağının yasalarda açık biçimde düzenlendiğini hatırlatarak, ‘AKP’nin demokrasiyi, hukuku ve kamusal varlığımızı çiğnemesine izin vermeyeceğiz. ‘Tek adam, tek parti’ anlayışına karşı, halkın çıkarlarını korumaya, demokrasiyi, özgürlükleri, çoğulculuğu savunmaya devam edeceğiz’ ifadelerini kullandı. TMMOB’nin birçok şube yönetiminden de peş peşe açıklamalar gelirken, TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Erol Salman, ‘Erdoğan’ın baskı ve zor yoluyla sindiremediği meslek örgütlerini, ‘yasal düzenleme’ yoluyla kontrol etmeye çalışıyor’ dedi.”

“Biat etmeyeceğiz!”

Evrensel gazetesi manşetinde, “Biat etmeyeceğiz!” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan, baro ve tabip odalarının yapılarını değiştirmek için düzenleme yapacaklarını söylerken TMMOB Yönetim Kurulu Başkanı Emin Koramaz, ‘Biat etmemizi istiyorlar. Halkın desteği ile baskılara karşı taviz vermeden duracağız’ dedi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Sinan Adıyaman da ‘TTB bugüne kadar boyun eğmemiştir ve tarihi boyunca da doğru bildiklerinden yargılanmıştır. Bu tehditlerden korkumuz yok. Salgın döneminde de hiç olmadığı kadar meslektaşlarımız ve toplum ile bağ kurduk’ dedi. Adana Barosu da ‘Düzenleme çağrısı demokrasiyi yok saymak, hukuka açık bir gözdağı vermektir, asla kabul edilemez’ dedi. Diyarbakır Barosu ‘Direneceğiz’ derken DİSK ve KESK de odalar ve barolarla dayanışma çağrısı yaptı.”

“İktidar, CHP’ye karşı kampanya açacak!”

Sözcü gazetesi manşetinde, “İktidar, CHP’ye karşı kampanya açacak!” başlıklı habere yer verdi:

“Ankara’da gazetecilerle buluşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, erken seçimden partiye yönelik kampanyaya kadar her konuda açıklama yaptı. İşte sözleri: ‘Erdoğan, kendisinin demokrasiyi savunduğunu, CHP’nin demokrasiye karşı olduğunu anlatmaya çalışıyor. Ama vatandaş bunlara itibar etmiyor. Çünkü gerçeği görüyor. Önümüzdeki süreçte Erdoğan ve onun yapılandırdığı kurumlar, CHP’ye yönelik kampanya açacaklar. CHP’yi tasfiye edecekmiş, kendi tasfiyesini hazırlıyor aslında.’”  

“AKP-MHP ve korona ittifakı”

Yeni Yaşam gazetesi manşetindeki, “AKP-MHP ve korona ittifakı” başlıklı haberinde, “Türkiye’de 3500 kişinin ölümüne neden olan ve aynı zamanda toplumda ekonomik ve psikolojik yıkıma neden olan koronavirüs salgını, iktidar blokunu oluşturan AKP ve MHP tarafından fırsata çevriliyor. MHP, Alaattin Çakıcı ve benzerleri için uzun süredir çıkarmak istediği ancak toplumdan gelen tepkiler nedeniyle beklettiği affı AKP’yle birlikte salgını bahane ederek çıkarmayı başardı. AKP ise rant ve ekolojik yıkıma neden olan projeleri hızlandırdı. İktidar salgın günlerinde yandaş şirketleri destekleyen kararlar alırken, salgına rağmen fabrikalarda, inşaatlarda işçilerin çalıştırılmasına onay verdi. İktidar bu dönemde muhalefete yönelik baskıyı da artırdı. Salgın döneminde HDP’li 8 belediyeye daha kayyum atanırken CHP’li belediyelerin çalışmaları engellendi. Şimdi de baroların ve meslek odalarının yetkileri sınırlandırılmaya çalışılıyor. Barolar ve meslek örgütleri, yetki gaspına direneceklerini açıkladı” ifadelerini kullandı.

“Engel ters tepti”

Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Engel ters tepti” başlıklı haber yer aldı:

“Kamuoyu anketleri, salgın sürecinde CHP’li belediyelere yönelik engellemelere halkın karşı çıktığını ortaya koydu. Metropoll Araştırma Şirketi’nin çalışmasına göre katılımcıların yüzde 62’si, hükümetin yardım kampanyalarını durdurması için ‘yanlış’ dedi. Hükümetin yardım toplamasına verilen onay ise yüzde 50’ye ulaşamadı. İBB’nin ekonomik sıkıntı içindeki İstanbullular için başlattığı ‘Askıda Fatura’ uygulamasında büyük bir dayanışma örneği gösterildi. ‘Bu şehirde hiç kimse yalnız kalmayacak’ diyen İBB Başkanı İmamoğlu, 7 saatte ihtiyaç sahibi 16 bin 100 ailenin 2 milyon 73 bin 580 liralık faturasının yurttaşlar tarafından ödendiğini duyurdu.”     

“Bilim Kurulu haziran diyor”

Karar gazetesi manşetinde, “Bilim Kurulu haziran diyor” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Virüsün çembere alınmaya başlandığı dönemde açıklanan plan ‘ikinci pike kaldıraç olur mu?’ endişesini doğurdu. Uzmanlar da mayısta normalleşmeye ‘bilimle’ itiraz etti: İzolasyon gevşerse vakalar yeniden artar. Bu adımlar 19 Mayıs’tan sonra masaya gelmeliydi. Riskin en yüksek olduğu AVM’ler için 1-2 hafta daha beklenmeliydi. Kademeli geçiş ancak haziranda konuşulabilir. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan Mayıs ayı normalleşme planının kapsamı tartışılmaya devam ediliyor. Bu süreçte en son açılması beklenen AVM’lerin kepenk kaldırmasına yönelik tepkiler sürüyor. Bankaların dün faaliyete geçtiği süreçte AVM’lerdeki restoranların da hazırlık yaptığı belirtildi. Bilim insanlarından ‘erken normalleşme’ye itirazlar geldi: Havalandırma sistemlerinin yaratacağı riske dikkat çeken Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bengi Başer ‘AVM’lere gitmek şu alt yapı ve şartlarda sadece sağlığınızı riske atmaktır. Gitmenizi hiç önermem. 11 Mayıs çok erken’ dedi. Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Füsun Eyüboğlu ise ‘AVM’ler keşke daha geç açılsa. Bilim Kurulu bazı konularda tıbbi bilgiler çerçevesinde öneriler veriyor ama bunu uygulayıcısı biz değiliz, devlet yöneticileridir. Bir şeyler gevşetilebilir ama öncelik AVM’lerin açılması değildir’ ifadelerini kullandı. Tez-Koop-İş Sendikası da Sağlık Bakanlığı’na yaptığı çağrıda ‘Salgın kontrol altına alınmadan, her gün binlerce insanın geldiği, yüzlerce işçinin aynı alanda yan yana çalıştığı AVM’ler, salgının yayılımı açışındın ciddi risk alanlarıdır’ diyerek ‘AVM’lerin açmayın’ uyarısında bulundu. Çağrıda, AVM’lerin açılmasının normalleşme için bir adım olamayacağı belirtildi ve ‘En önemli önlem AVM’lerin açılmamasıdır. Önceliğimiz insan yaşamı olmalıdır’ ifadeleri yer aldı.”

Birgün gazetesi ise sürmanşetindeki, “İkinci dalga uyarısı” başlıklı haberinde, “Türkiye, dünyadaki 193 ülke arasında vaka sayısında 8’inci, bulunuyor. Uzmanlara göre durum hâlâ ciddiyetini korusa da alışveriş merkezleri, kuaförler ve berberler 11 Mayıs'ta açılacak. Tabip odalarına göre normalleşme kararı için henüz çok erken. İzmir Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Funda Barlık Obuz, tehlikenin henüz geçmediğini hatırlatıyor ve tüm tedbirlerin titizlikle uygulanmaya devam edilmesinin önemli olduğunu vurguluyor. Prof. Dr. Obuz, ‘Alınan önlemleri erken gevşetirsek salgın tekrar yaşanabilir’ diyor ve ekliyor: ‘Türkiye'nin her şehri aynı oranda etkilenmiyor vakaların daha yoğun olduğu yerler var. En azından şehirlere göre farklı planlamalar yapılabilirdi. Bizde halk sağlığının, epidemiyolojinin ilkelerine uygun davranılmasını istiyoruz. Dünya Sağlık Örgütü'nün nasıl bir yol izleneceği konusunda önerilerde bulunuyor, bunların dikkate alınması gerekiyor’” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design