Anasayfa / Medya izleme / “Başkanlık dibe sapladı”

10 Temmuz

“Başkanlık dibe sapladı”

Cumhuriyet ve Birgün gazeteleri, “Başkanlık Sistemi”nin ülkeyi getirdiği noktayı manşete taşıdı.

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Başkanlık dibe sapladı” başlıklı haberinde, “CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 Temmuz 2018 tarihinde yemin ederek kabinesini açıkladığı yeni yönetim modelinin ikinci yılında Türkiye’de yaşananları bir çalışmada topladı. Açıkel, yeni sistemin esasen bir hükümet sistemi olmaktan çok, kişiselleşmiş bir siyasetle şekillenen dar bir aile, ahbap ve zümre kabinesi olduğuna; kendi içinde dahi yeterince tartışılmadan kararlar alındığı için kararların millete ve gelecek kuşaklara maliyetinin gün geçtikçe arttığına dikkat çekti. CHP’li Açıkel’in çalışmasında yer alan Türkiye’nin yaşadığı gerilemeye ilişkin tespitler şöyle sıralandı: -100 üzerinden 31 puan alarak özgür olmayan ülkeler statüsüne indi. –Siyasal hak ve özgürlüklerde 41 OECD ülkesi arasında son sırada. –İfade özgürlüğü konusunda 149 ülke arasında 129. sırada. –Yargı bağımsızlığında 50, basın özgürlüğünde 54 sıra geriledi. –TL, 4 kat değer kaybetti. OECD’de gıda enflasyonu en yüksek ülke. –Sosyal adalet bakımından 41 OECD ülkesi arasında 40. sırada. -2 yılda genç işsizlik oranı yüzde 17.7’den yüzde 24.6’ya çıktı. –Dolar kuru 4.53’ten 6.86 TL’ye, gram altın 183’ten 400 TL’ye çıktı” ifadelerine yer verdi.

Haber Birgün gazetesinde manşetin altında, “Uçurmayı geçin havalanamadık” başlığıyla yer aldı:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk kabinesi iki yıl önce bugün kuruldu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Fethi Açıkel’in hazırladığı rapora göre, Türkiye iki yılda her alanda büyük bir savrulma yaşadı. Yargı bağımsızlığı, ekonomi ve basın özgürlüğü, gerilemenin en çok yaşandığı alanlar oldu. Yeni sistemin Türkiye’yi ‘uygar dünyanın önemsediği’ tüm alanlarda diplere savurduğunu söyleyen Açıkel şöyle dedi: ‘Saray rejimi, Türkiye’nin yapısal hiçbir sorununu çözemedi, rezervlerini tüketti ve büyük bir borç sarmalı içine sürükleyerek adeta ikinci bir Düyun-u Umumiye rejimi yarattı.’”

“Açık katliamı gizleme telaşı”

Yeni Yaşam gazetesi manşetinde, “Açık katliamı gizleme telaşı” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Urfa’nın Suruç ilçesinde 14 Haziran 2018’de AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız’ın yakınlarının ve korumalarının katlettiği Hacı Esvet Şenyaşar ve oğulları Celal ve Adil ile Yıldız’ın kardeşi Mehmet Şah Yıldız’ın ölümüyle ilgili açılan davanın 2. duruşması Malatya’da görüldü. Katliamda eşini ve çocuklarını kaybeden Emine Şenyaşar’ın hazır bulunduğu duruşmaya, birçok barodan çok sayıda avukat Şenyaşarları savunmak için adliyeye geldi. HDP’li vekiller Ayşe Sürücü ve Ömer Faruk Gergerlioğlu ile HDP Urfa İl Eşbaşkanı Mikail Gözek ise polisler tarafından adliyeye alınmadı. Gergerlioğlu, ‘Biz milletvekilleri salona alınmayarak ne gizlenmek isteniyor? Bizi salona almadılar ama AKP Milletvekili İbrahim Halil Yıldız içeri alındı’ diye tepki gösterdi. Gergerlioğlu’nun Şenyaşar ailesinin fertleriyle yapmak istediği video görüşmesi de engellendi.”

“Dosyası kapandı, yara açık”

Karar gazetesinin manşetinde, “Dosyası kapandı, yara açık” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“83 milyonun adalet beklediği Rabia Naz’ın ölümüne ilişkin Meclis Araştırma raporunda ‘yüksekten düşme’ denildi. Muhalefetin ‘kamera kaydı yoktu, savcı olay yerine bile gitmedi’ itirazları, soru işaretlerinin giderilmediğini ortaya koydu. 9 yaşında bir kızın şüpheli ölümünün karanlıkta kalan noktalarla kapatılması kamuoyu vicdanını yaraladı. Raporda; olay yerinin incelenmesinde özensizlik ve eksiklikler bulunduğu, inceleme yapan kolluk ekiplerinin ve savcılığın gerekli özeni göstermediği, olay mahalinde apartman çatısına çıkan ilk görevlilerin kamera kaydı tutmadığı, Rabia Naz’ın yerde yaralı olarak bulunmasından sonra olay yerine gelen polislerin Rabia Naz’ın ayakkabısını delil torbasına koymadığı ve bu sebeple ayakkabı altındaki beyaz tozlar ile çatıdaki çimentonun eşleştirilemediği, Rabia Naz’ı ilk gören kişi olan Mürsel Küçükal’ın soruşturma içerisinde verdiği ifadelerde tutarsızlıklar görüldüğü, olaydan sonra birçok kişinin olay yerine girip çıktığı ve bu sebeple delillerin kaybolmuş olabileceği, Rabia’ya ait bir çorabın kaybolduğu, otopsi işlemlerinde eksiklikler olduğu, olay yerinde delillerin toplanmasında dikkatsiz davranıldığı, olayın aydınlatılmasına katkı sağlayacak kamera kayıtlarının zamanında alınmadığı tespitleri yapıldı. Soruşturmada siyasi güç ve makam ile Giresun Emniyet Müdürlüğüne ve Cumhuriyet Savcısına baskı yapıldığı iddiası anımsatılarak, komisyon üyelerinin Eynesil ziyaretinde Şaban Vatan’ın da benzer şekilde şüphelerinden bahsettiği kaydedildi. Bu iddiaları doğrulayacak bulgunun olmadığı ifade edildi. Eynesil’de yapılan görüşmelere soruşturmanın siyasi baskıya uğradığına dair bir delil bulunmadığı ifade edildi.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design