Anasayfa / Medya izleme / “Mega projelere karartma”

08 Ekim

“Mega projelere karartma”

Birgün ve Cumhuriyet gazeteleri, torba tekliften çıkan “Bütçede karartma”ya ön sayfalarında geniş yer ayırdı.

Birgün gazetesi manşetinde, “Mega projelere karartma” başlıklı habere yer verdi:

“TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda başta mali konular olmak üzere çok sayıda alanda değişiklik içeren torba teklif görüşüldü. Teklif yasalaşırsa bütçe fonksiyonel sınıflandırma tablosu kaldırılacak. Böylece iktidarın otoyol, köprü ve hastane gibi büyük projelere ne kadar harcadığı bundan böyle öğrenilemeyecek. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nun ilk gündem maddesi, AKP'li milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığı'na sunulan 17 maddelik, ‘Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi’ oldu. ‘Mini torba teklif’ olarak da adlandırılan düzenlemenin Anayasa'yı ihlal anlamına geldiğini bildiren muhalefet milletvekilleri, çok sayıda maddeye itiraz etti. İktidarın, ‘Bütçe sistemini uluslararası alanda yaşanan gelişmeler doğrultusunda şekillendirmek için’ hazırlandığını iddia ettiği teklifin görüşmeleri sırasında iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında sık sık tartışmalar yaşandı. Sağlık Bilimleri Üniversitesi'nin yapısını ve kuruluşunu düzenleyen madde, tekliften çıkarılırken özellikle ‘Cumhurbaşkanlığı raportörlüğü’ ve bütçe tablolarında yapılan değişiklik, muhalefetin ‘Anayasa'ya aykırılık’ iddialarının merkezi oldu. İktidarın teklifinde son anda bir değişiklik yapılmazsa bundan böyle bütçe hazırlanma sürecinde ‘fonksiyonel sınıflandırma tablolarına’ yer verilmeyecek. Bu da bakanlıkların bir sonraki yıl ödeneğini nerelere harcanacağının gizli kalmasına neden olacak. TBMM’ye yalnızca toplam bütçe rakamları gelecek ve oylanacak. İktidarın köprü, şehir hastanesi, yol, hizmet binası gibi yerler için müteahhitlere yaptığı ödemeler ise teklifin yasalaşması durumunda bir daha öğrenilemeyecek. Bir diğer tartışmalı madde ise ‘Cumhurbaşkanlığı Raportörlüğü’ne ilişkin düzenleme oldu. İstisna kapsamındaki bu görev, yeni bir kadro haline getiriliyor. Adayların özel yarışma sınavları ile bu kadrolara alınabileceği ve hakimlerin, savcıların, yasama uzmanlarının bu kadroya geçiş yapabileceği hüküm altına alınıyor. Ancak yeni birimin görev tanımı ise kanun teklifinde yer almıyor. Muhalefet milletvekilleri, her iki düzenlemenin de Anayasa’ya aykırı olduğunu ifade ederek Genel Kurul’da da bu haliyle kabul edilmesi durumunda Anayasa Mahkemesi’ne başvurulacağını bildirdi.”

Cumhuriyet gazetesi habere manşetin altında, “Bütçede karartma” başlığıyla yer ayırdı ve “TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yeni yasama yılı başlar başlamaz jet hızıyla görüşülen torba tekliften bütçe hazırlanırken tartışmalı projelerle ilgili ayrıntıları gizlenmesini öngören düzenleme çıktı. AKP’li vekillerin imzasını taşıyan teklif, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Son günlerde TBMM’ye sunulan Sayıştay raporlarında, başta şehir hastanesi, köprü ve otoyol gibi pek çok proje bazlı kamu yatırımıyla ilgili yapılan rekor düzeydeki ödemeler ve usulsüzlükler kamuoyunda tartışma yaratırken komisyonda maddeleri kabul edilen düzenlemeye göre bütçe hazırlanırken artık proje bazında takip yapılmasının engellendiği ifade edildi. ‘Performans esaslı program bütçesi’ adıyla getirilen düzenlemeye göre bundan sonra bütçe hazırlanırken işleve göre fonksiyonel sınıflandırmanın yapılmayacağı; böylece kamu harcamalarında özellikle proje bazlı yatırımların takibinin zorlaşacağına dikkat çekildi. Muhalefet temsilcileri, düzenlemeyle kamu harcamalarının şeffaflığına gölge düşeceği ve 2003’ten önceki sisteme geri dönüleceği eleştirilerini getirdi. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyesi ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kuşoğlu, komisyonda yaptığı değerlendirmede, ‘Fonksiyonel bütçe çıkarılmış. Yani mali saydamlık ortadan kaldırılıyor. Bundan sonra şehir hastanelerine, köprülere verilen paraları göremeyeceğiz, denetlemeyeceğiz’ dedi” ifadelerine yer verdi.

“Sömürü katmerlendi”

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Sömürü katmerlendi” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından Eylül 2020’de yayımlanan verilerden yola çıkarak verimlilik ve ücretler arasındaki makasa dair bir rapor yayımladı. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı tarafından Eylül 2020’de yayımlanan verilere göre ücretler ve verimlilik arasındaki makas hızla açıldı. İşçiler daha fazla üretirken bu verimlilik artışı ücretlerine yansımadı. 2012 yılı 1. çeyreği ile 2020 2. çeyreği arasında sanayide işgücü verimi yüzde 51,1 oranında artarken reel ücretlerdeki artış yüzde 14,8 düzeyinde kaldı. Toplam sanayide birim ücret endeksi, verimlilik artışının işçilerin ücretlerine yansıtılmadığını gösterdi. 2012 yılından bu yana verimlilik ve ücretler arasındaki açılma eğiliminde olan makas, 2020 2. çeyreğinde de açılmaya devam etti. 2012’den bu yana saatlik işgücü verimi yüzde 51,1 artarken, işçilerin reel ücretinde sadece yüzde 14,8 artış yaşandı. Raporda, ‘Reel ücretlerdeki artışlar verimlilik artışının gerisinde kaldı. İşçiler daha çok çalıştı, daha çok üretti ancak bu artıştan pay alamadı. Böylece sanayide sömürü yoğunlaştı. İşçiler 2012’ye göre yüzde 51 daha fazla üretirken, bu üretim artışı ücretlere yansımadı’ denildi.”

“Bizim niye imzamız yok”

Karar gazetesi manşetindeki, “Bizim niye imzamız yok” başlıklı haberinde, “Çin’in yıllardır sürdürdüğü vahşet politikalarını Müslüman başkentler çekingen yaklaşımla izlerken Batı’dan sistemli soykırıma karşı bir adım daha geldi. Almanya, ABD, İngiltere ve Fransa’nın yanı sıra Haiti, Monako ile Honduras’ın da bulunduğu 39 ülke, toplama kamplarında zorla tutulan Uygurların serbest bırakılmasını istedi. Ancak listede Arnavutluk ve Bosna Hersek dışında Müslüman ülkelerin yer almaması tepki çekti. Çin’in oluşturduğu diplomatik kuşatmanın etkisi öne çıktı. Bildiriyi imzalamayan Türkiye ise Birleşmiş Milletler İnsani İşler Komitesi’nde Uygurların kimliklerine saygı gösterilmesi beklentisini iletmekle yetindi. TÜRKİSTANDER Başkanı Burhan Kavuncu dikkat çeken paylaşım yaptı: BM’de Çin’i suçlayan iki bildiriyi 22 ve 39 ülke, destekleyen diğer iki bildiriyi 55 ve 47 ülke destekledi. Müslüman ülkelerin çoğu Pekin’in yanında yer aldı. Türkiye son bildiride seyirci. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, Türkiye’nin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu çalışmalarındaki ulusal beyanında Uygur Türklerine yönelik açıklamasına ilişkin ‘Beyanımızda, son dönemde kamuoyuna yansıyan rapor ve haberlerde yer alan, Uygur Türkleri ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik insan hakları uygulamalarından duyduğumuz endişe ifade edilmiştir’ açıklamasında bulundu” ifadelerini kullandı.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design