Anasayfa / Medya izleme / “TTB: 7 ayda yüz binlerce vaka gizlendi”

13 Ekim

“TTB: 7 ayda yüz binlerce vaka gizlendi”

Vaka sayılarındaki ve işsizlik rakamlarındaki “algı oyunları” muhalif gazetelerin manşetinde geniş yer buldu.

Evrensel gazetesinin manşetinde, “TTB: 7 ayda yüz binlerce vaka gizlendi” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Kurulu, salgının 7. ayına ilişkin basın toplantısı düzenledi. Sağlık Bakanlığının semptom göstermeyen vakaları gizlemesinin yarattığı sonuçlara dikkat çekilen toplantıda konuşan Prof. Dr. Kayıhan Pala, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın ‘Test sayılarında pozitif çıkma oranı nisanda yüzde 20, eylülde yüzde 10 oldu’ açıklamasını hatırlatarak ‘Buna göre sadece nisan ve eylül aylarında 350 bin doğrulanmış vaka bildirilmedi’ dedi. TTB Merkez Konseyi Başkanı Şebnem Korur Fincancı’nın moderatörlüğünde online yapılan toplantıda konuşan TTB Covid-19 İzleme Grubu Üyesi ve Halk Sağlığı Uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, Bakan Koca’nın PCR testi pozitif vakaların tümünün açıklanamamış olduğunu itiraf ettiğine dikkat çekti. Bakanın bu bilgiyi Bilim Kurulu üyelerine değil bir gazetecinin sorusu üzerine bu bilgiyi açıkladığını hatırlatan Pala ‘Böyle olunca salgına ilişkin durumu anlamamız zorlaşıyor’ dedi. Bakan Koca’nın, tablonun değiştirildiği temmuz ayında değil, nisan ayından beri semptomu olmayan vakaların açıklanmadığını söylemiş olduğunu anlatan Pala ‘Bakan’ın açıklamasına göre nisan ayındaki testlerin yüzde 20’si, eylül ayında ise yüzde 10’u pozitif çıktı. Buna göre nisan ayında 81 bin 571 olgunun pozitif olduğunu, eylül ayında da 275 bin 647 doğrulanmış vakanın olduğunu söyleyebiliriz. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine bakıldığında bu bilgilerin DSÖ’ye de bildirilmediğini görüyoruz. Bu sayılar Türkiye’nin nüfus başına en fazla doğrulanmış vaka olan ülke olduğu anlamına geliyor. Sadece nisan ve eylül ayında 350 binden fazla doğrulanmış olgu topluma bildirilmemiş. Bu nedenle doğrulanmış ölüm sayılarındaki tartışmanın da sürdüğünü görüyoruz’ değerlendirmesinde bulundu.”
Haber Birgün gazetesinin ön sayfasının altında, “Vakalar saklandı, önlem alınmadı” başlığıyla yer aldı:
“Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Grubu, Covid-19 salgınına ilişkin yedinci ay değerlendirme raporunu hazırladı. Rapora ilişkin TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, TTB Merkez Konseyi üyesi Prof. Dr. İbrahim Akkurt ile TTB Covid-19 İzleme Grubu üyeleri Prof. Dr. Kayıhan Pala, Prof. Dr. Özlem Kurt Azap ve Doç. Dr. Osman Elbek’in katılımıyla online açıklama yapıldı. ‘Pandemi döneminde birinci temel sorunumuz doğru ve güvenilir veri gereksinimi’ diyen TTB Covid-19 İzlem Grubu Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Mart ayının sonundan itibaren Sağlık Bakanlığı’nın sadece doğrulanmış olguları açıklamasının yetersiz olduğunu, pandeminin yükünü anlayabilmek için doğrulanmış olgularla birlikte, Dünya Sağlık Örgütü’nün 25 Mart’ta yayımladığı rehberine uygun olarak olası ve kuşkulu vakalar ve ölümleri de açıklaması gerektiğine vurgu yaptık. Temmuz ayında o turkuaz tablodaki değişikliğin ardından gördük ki Sağlık Bakanlığı bizim sahada gördüğümüz doğrulanmış olguları açıklamakta bile bir sıkıntı yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Sağlık Bakanı Türkiye’de PCR pozitif olan doğrulanmış tüm vakaları açıklamadığını kabul etti. Böyle olunca da durumun ne olduğunu anlamamız zorlaşıyor.’ Bakan Koca’nın açıklamalarına göre aslında bu PCR pozitiflerin açıklanma meselesinin temmuzdan sonrasıyla sınırlı olmadığının nisan ayından bu yana sürdüğünün açığa çıktığını belirten Pala, şunları söyledi: ‘Bakan açıkça diyor ki, ‘Bizim ülkemizde nisan ayında PCR testi yapılanlarda pozitiflik oranı yüzde 20’ydi.’ Buna göre, nisan ayında 81 bin 570 olgunun pozitif olduğu halde topluma açıklanmadığını görüyoruz. Biz aynı zamanda hem DSÖ hem de Avrupa Birliği Hastalıkları Önleme Kontrol Merkezi’nin veri tabanlarına girerek, ‘Sağlık Bakanlığı bunu topluma açıklamazken buralara bildirdi mi?’ diye araştırdık. Hayır. Veri tabanlarına baktığımızda sadece açıklanan verileri bildirdiği açık olarak görüldü.’”

“Algı oyunları”

Birgün gazetesi manşetinde, “Algı oyunları” başlıklı habere yer verdi:

“Sağlık Bakanlığı’nın sempton göstermeyen koronavirüs vakalarını hasta kabul etmediği gibi TÜİK de iş bulma ümidi olmayanları işsiz saymıyor. İşsiz sayılmayan umutsuzların sayısı temmuzda 1 milyon 335 bine çıktı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), temmuz ayına ilişkin işgücü istatistiklerini yayımladı. Ekonomik kriz ve koronavirüs salgınının etkileri işgücü piyasasında hissedilmeye devam ediyor ama TÜİK’e göre işsizlik azalıyor. TÜİK’e göre dar işsizlik oranı 0,5 puanlık azalış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye genelinde işsiz sayısı 2020 Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 369 bin kişi azalarak 4 milyon 227 bin kişi oldu. TÜİK’in açıkladığı bu dar tanımlı işsizlik oranı Covid-19’un yarattığı istihdam ve iş kaybını yansıtmaktan uzak. Zira TÜİK, iş bulma ümidini yitirenleri işsiz olarak saymıyor. TÜİK’e göre işsiz sayılmayan, umudu olmadığı için iş aramayanların sayısı her geçen gün artıyor. Temmuzda iş bulma ümidini yitirenlerin sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 117,4 arttı. Geçen yılın temmuz ayında 614 bin olan ümitsizlerin sayısı bu yıl 1 milyon 335 bin oldu. TÜİK’in işsiz olarak kabul ettiği kişilerin aktif biçimde iş araması gerekiyor. Temmuzda istihdam edilenlerin sayısı bir önceki yıla göre 1 milyon 622 bin kişi azalarak 31 milyon 491 bin kişi oldu. İşgücüne katılma oranı ise 3,5 puanlık azalış ile yüzde 50,3 olarak gerçekleşti. Böylece işgücüne katılım oranı 2017 yılının altına düştü. İşgücündeki azalış istihdamdaki azalıştan daha fazla gerçekleşti, böylece dar tanımlı işsizlik oranı düştü.”

Evrensel gazetesi sürmanşetindeki habere, “İşsiz sayısı 10 milyona tırmandı!” başlığını attı ve “Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) temmuz ayı işsizlik verilerini açıkladı. Daraltılmış hesaplama yöntemiyle çalışan TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 369 bin kişi azalarak 4 milyon 227 bin kişi oldu. İşsizlik oranı 0,5 puanlık azalış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,6 puanlık azalış ile yüzde 15,9 oldu. TÜİK verilerini eleştiren Ekonomist Mustafa Sönmez, ‘TÜİK, yine dar tanımlı işsizlikten gidiyor ve işsizlik yüzde 13.4'e işsiz sayısı da 4 milyon 227 bine indi diyor. Oysa, iş aramayan işsizler ile sayı 9,2 milyon, gerçek işsizlik de yüzde 25,4. Yani, iş arayandan fazla, iş aramaktan umutsuz, aramayan işsiz ve 12 puan fazla işsizlik var. 4,2 milyon açık-resmi işsiz sayısının gerçeği iş aramayanlarla 9,2 milyon. Bir de istihdamda görünüp işsiz olan İşkur'dan harçlık alan 3,2 milyon kişi var. Bunlar da eklenince, geniş tanımlı işsiz sayısı 12,4 milyon kişiye, geniş tanımlı işsizlik oranı da yüzde 34,4'e çıkıyor” değerlendirmesinde bulundu’ ifadelerini kullandı.

Yeni Yaşam gazetesi habere manşetinde, “İşsizsin ama TÜİK saymıyor!” başlığıyla yer verdi:

“TÜİK’in açıkladığı her veri şüphe uyandırmaya devam ediyor. İŞKUR’a şiş bula umudu ile başvuranların sayısının rekor kırdığı bu dönemde TÜİK işsizlik 0,5 puan düştü açıklaması yaptı. Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz hafta kurumun eski başkanı da verilere inanmadığını söylemiş kamuoyu bu konuyu tartışmıştı. Türkiye’de işsizlik oranı temmuz ayında 13.4 olarak açıklandı. İşsizlik haziran ayında da yüzde 13.4 olarak gerçekleşmişti. 15 ve daha yukarı yaştakilerde işsiz sayısı 2020 yılı Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 369 bin kişi azalarak 4 milyon 227 bin kişi oldu. İşsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0,5 puanlık azalış ile yüzde 13,4 seviyesinde gerçekleşti. Tarım dışı işsizlik oranı 0,6 puanlık azalış ile yüzde 15,9 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2020 yılı Temmuz döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre 1 milyon 254 bin kişi azalarak 27 milyon 263 bin kişi, istihdam oranı ise 2,9 puanlık azalış ile yüzde 43,5 oldu. TÜİK’e göre dar tanımlı işsizliğin 2020 Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 369 bin kişi azalarak 4 milyon 227 bin kişi olduğu aktarılan raporda, ‘TÜİK açıkladığı dar tanımlı işsizlik oranı ve işsiz sayısı ile Kovid-19’un yarattığı tahribatı yansıtmaktan oldukça uzaktır. Nisan 2020’den bu yana uygulanan işten çıkarma yasağı nedeniyle dar tanımlı işsizlik verileri işgücü piyasalarındaki gerçek tabloyu yansıtmıyor. TÜİK’in Temmuz 2020 dönemine ait sonuçlarında yer alan dar tanımlı (resmî) işsizlik oranı ve işsiz sayısı Kovid-19 döneminde yaşanan istihdam ve iş kaybını yansıtmayan ve tamamen TÜİK’in işsizlik hesaplama tekniğinin yetersizliğinden kaynaklanan bir sonuçtur’ denildi.” 

Sözcü gazetesi manşetin altında, “TÜİK’e göre işsiz sayısı 4.2 milyon, oysa gerçek işsiz sayısı 9.8 milyon” başlığıyla verdiği haberde, “TÜİK işsizlik rakamlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre işsiz sayısı 2020 yılı Temmuz döneminde geçen yılın aynı dönemine göre 369 bin kişi azalarak 4 milyon 227 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise yüzde 13.4 olarak açıklandı. Ancak TÜİK iş aramayanları işsiz olarak kabul etmiyor. Bu rakam da verilere eklendiğinde işsiz sayısı çok daha fazla. TÜİK’e göre iş bulma ümidi olmayan 1 milyon 335 bin kişi bulunuyor. İş aramayan ancak iş başı yapmaya hazır olduğunu belirten kişi sayısı ise 2 milyon 866 bin. TÜİK tarafından işsiz sayılmayan toplam 4 milyon 201 bin kişi bulunuyor” ifadelerini kullandı.

“Türkiye’ye Putin vetosu”

Karar gazetesinin manşetinde, “Türkiye’ye Putin vetosu” başlıklı haber yer aldı:

“Dağlık Karabağ’daki çatışmada Türkiye’yi devre dışı bırakarak “ateşkes masası“ kuran Putin’den ikinci hamle geldi. Rusya, bu kez de Azerbaycan‘ın “Barış görüşmelerine Minsk üçlüsü ile birlikte Türkiye de katılsın” teklifini reddetti. Dağlık Karabağ’daki kanlı işgale 30 yıldır çözüm bulamayan ABD, Fransa ve Rusya’nın eş başkanlığını yaptığı Minsk üçlüsü Azerbaycan ordusu topraklarını geri almaya başlayınca devreye girdi. Ancak ateşkes çağrılarında Erivan’ın işgal ettiği alanlardan çekilmesine ilişkin bir ifade yer almadı. Rusya ise Bakü’yle birlikte işgali dünyanın gündemine taşıyan Türkiye’yi çözüm sürecinin dışında tutmak için hamlelerini artırdı. Azerbaycan ve Ermenistan dışişleri bakanlarını Moskova’da masaya oturtan Putin, bundan sonraki süreçte de Ankara’yı devre dışı bırakmak istiyor. Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev “Türkiye mutlaka bu sorunun çözümünde olmalı. Üst düzey yetkililerle iletişimimiz var” ifadelerini kullandı. Ancak Rusya Dışişleri Bakanı, Bakü’nün bu önerisini reddetti. Sergey Lavrov, çözüm arayışının Rusya, ABD ve Fransa’nın himayesi altında devam etmesi gerektiğini söyledi.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design