Anasayfa / Medya izleme / “Yumuşak’ yaptırım”

10 Aralık

“Yumuşak’ yaptırım”

Cumhuriyet ve Karar gazeteleri, AB Liderler Zirvesi öncesi “sızdırılan” taslak metni manşete taşıdı.

Cumhuriyet gazetesi manşetin altında, “‘Yumuşak’ yaptırım” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Doğu Akdeniz gerilimi nedeniyle Türkiye’ye olası yaptırımların da görüşüleceği AB Liderler Zirvesi başlıyor. Zirve öncesi taslak metnin detayları ortaya çıktı. Reuters’in haberine göre sondaj çalışması yapan şahıs ve şirketlere yaptırım uygulanacak. Bazı ülkeler Türkiye ile tansiyonun yükseltilmemesini isterken Erdoğan, ‘Yaptırım kararı bizi ırgalamaz’ dedi. Eski Bakan Şükrü Sina Gürel, AB’nin yumuşak yaptırımlarla Türkiye’yi sıkıştırmaya başlayacağını söyledi: Doğu Akdeniz’i Yunanistan’la görüşmek yanlış.’ Gürel, ABD yaptırımları için de ‘ülkeyi yönetenlerin kişisel zaaflarına’ dikkat çekti.”   

Karar gazetesinin manşetinde ise, “Brüksel’de ‘hayal kırıklığı’” başlıklı haber yer aldı:

“Doğu Akdeniz geriliminde Ankara’nın itirazlarına ve ‘makul çözüm’ çağrısına rağmen AB dışişleri bakanları yaptırım için anlaştı. Reuters’a sızdırılan taslak metinde ‘İlişkilerde düzelme görülmezse, mart ayındaki zirvede yeni adımlar atılacağı’ belirtildi. AB’nin Akdeniz’de sondaj faaliyetlerine katılan Türk kişi ve şirketlere ek yaptırımlar getireceği de kaydedildi. AB dönem başkanı Berlin’in sergileyeceği tavrın alınacak kararda belirleyici olması bekleniyor. Almanya Başbakanı Merkel, zirveye saatler kala müzakerelerde istenilen sonuca ulaşılamadığını söyledi. ‘Nasıl ilerleyeceğimize dair karar almak durumunda kalacağız’ dedi. İtalya Başbakanı Conte de ‘Vereceğimiz sinyaller net olmalı, tansiyonu yükseltecek dinamikleri tetiklememeli’ diye konuştu. Ankara’nın yaptırım taslağına tepkisi ise Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Kalın’dan geldi: ‘Yaptırımın düşünüldüğü bir dili görmek hayal kırıklığıydı. Umarım Avrupalı liderler bundan kaçınır. Tehdit dili hiçbir zaman işe yaramamıştır.’ Ajansa konuşan bir AB kaynağı taslağın Yunanistan’ı memnun etmediğini söylerken, Türkiye sert tepki gösterdi.”

“Haklar ayaklar altında”

Evrensel gazetesi manşetinde, “Haklar ayaklar altında” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü vesilesiyle açıklama yapan hak örgütü, sendika ve meslek odaları temsilcileri, pandemi bahane edilerek insan haklarının ayaklar altına alındığına dikkat çekti. Bir yanda iktidarın ‘Çarklar dönecek’ inadı yüzünden kapatılmayan fabrika ve işyerlerinde çalışmaya zorlanan; yangın yerine dönen fabrikalarda ya açılıktan ya da pandemiden ölüm arasında seçime zorlanan işçi ve emekçilerin, bir yanda da pandemi yönetiminin iyi idare edilmemesi ve gerekli koruyucu önlemlerin alınmaması nedeniyle hastanelerde hayatını kaybeden, Kovid-19’a yakalanan sağlık emekçilerinin yaşam hakkı ihlal ediliyor. Cezaevlerinde tahliye edilmeyen yüzlerce ağır hasta tutuklu ölümle burun buruna bırakıldı. Eğitimde, yüz yüze ya da uzaktan eğitimde yaşanan alt yapı yetersizlikleri ve yoksulluk nedeniyle milyonlarca öğrencinin eğitim hakkı gasbedildi. Salgın bir güvenlik sorunu olarak ele alındığı için tüm alanlarda insan hakkı ihlalleri yaşanırken pandemi bahane edilerek birçok demokratik hak talebinin de önüne geçilerek yaşam, hürriyet ve kişi emniyeti hakkı ihlal edildi.”

“İşçinin alınteri vergiye gidiyor”

Birgün gazetesinin manşetinde, “İşçinin alınteri vergiye gidiyor” başlıklı haber yer aldı:

“Türkiye’de asgari ücretten yapılan vergi ve diğer kesintiler, asgari ücretin niteliği ile bağdaşmayacak kadar yüksek. DİSK Araştırma Enstitüsü’nün (DİSK-AR) raporuna göre, dolaylı-dolaysız vergiler ve diğer kesintiler nedeniyle işçinin eline, brüt asgari ücretin sadece yüzde 66,6’sı net harcanabilir ücret olarak geçiyor. Doğrudan kesintilerden sonra sıra dolaylı vergilere geliyor. İşçinin eline geçen miktardan en az 364,37 TL dolaylı vergi (tüketim vergileri, KDV, ÖTV vb.) kesiliyor. Böylece doğrudan ve dolaylı vergiler ile prim kesintilerinin toplamı 982,67 TL’ye ulaşıyor. Bu tutarın brüt asgari ücrete oranı yüzde 33,4. Bu durumda asgari ücretli bir işçi, yılın 365 gününün 122 günü vergi ve kesintiler için çalışmış oluyor. Asgari ücretin toplam maliyeti dikkate alındığında vergi ve kesinti yükü daha da artıyor. Bu yıl asgari ücretin toplam maliyeti 3 bin 458 TL. Dolayısıyla patronlar asgari ücreti 3 bin 458 TL olarak kabul ediyor ve sendikalarla yürüttükleri pazarlıklarda bu tutarı esas alıyor. Asgari ücretin toplam maliyeti esas alındığında kesinti toplamı bin 497,7 TL’ye çıkıyor. Tüm dolaylı-dolaysız vergi ve diğer kesintilerin asgari ücret maliyetine oranı yüzde 43,3 oluyor. Bu durumda asgari ücretli bir işçi, yılın 365 gününün 158 günü vergi ve diğer kesintiler için çalışıyor.”

“Karın tokluğuna işe razılar”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Karın tokluğuna işe razılar” başlıklı haberinde, “Genç Yönetici ve İş İnsanları Derneği (GYİAD), Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) işbirliğiyle hazırladığı “Türkiye’de Genç İş Piyasası ve Geleceğine Bakış Raporu”nu, dün düzenlenen GYİAD Genç İstihdam ve Teknoloji Zirvesi’nde açıkladı. Türkiye’nin 26 şehrinde yaşayan, 18-30 yas¸ arası 1391 katılımcıyla hazılanan rapora göre gençlerin yüzde 26.2’si işsiz. Yeni mezun gençlerin de yüzde 38’i iş arayışında. İşsiz gençlerin yüzde 25.7’si ‘1-2 yıl’, yüzde 21.4’ü ‘1-2 ay’ ve yüzde 17.8’i ‘3-5 ay’dır iş arıyor. Yüzde 17.3’ü de 2 yıldan fazla süredir iş arıyor. Gençlerin iş bulamama nedenlerinin ilk iki sırasında ise yüzde 37 ile ‘Türkiye’nin mevcut ekonomik şartları’ ve yüzde 20 ile ‘torpilin olmaması’ yer alıyor.  İş bulamamak, beklentileri de düşürüyor. Örneğin yüzde 64’lük kesim sadece yol-yemek veren bir yerde çalışmayı isteyebileceğini söylüyor. Bu oran 18-22 yaş arasında ise yüzde 74.3. Diğer yandan çalışanların yüzde 64’ü işinden memnun olmadığını belirtiyor. Gençlerin yüzde 58.3’ü işsizlik sebebiyle aile ilişkilerinin olumsuz etkilendiğini ifade ediyor. Yine iş arayışında olan gençlerin yüzde 78.2’si işsizlik durumlarından dolayı kendilerini arkadaşlarından geri kalmış hissettiğini belirtiyor. Ayrıca rapor verileri doğrultusunda, gençlerin girişimcilik konusunda istekli olduğunu söylemek mümkün. Katılımcıların yüzde 45.2’si fırsatı ve imkânı olursa girişimci olmaya sıcak bakıyor. Daha önce denenmiş ama başarılı olamamış girişimlerin çoğu (yüzde 19.4) yeme-içme sektöründe yer alıyor. İkinci sırada yüzde 15 ile tekstil sektörü bulunuyor” ifadelerine yer verdi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design