Anasayfa / Medya izleme / “Bu bakanlık sağlıklı değil”

14 Aralık

“Bu bakanlık sağlıklı değil”

Birgün, Karar ve Cumhuriyet gazetelerinin manşeti gündemde öne çıktı.

Birgün gazetesi manşetinde, “Bu bakanlık sağlıklı değil” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı günlük Koronavirüs tablosuna göre, toplam iyileşen hasta sayısı sadece 12 Aralık’ta 1 milyon 123 bin 456 kişi artarak 1 milyon 581 bin 565’e yükseldi. Türkiye, bu verilerle dünya genelinde en çok hastanın iyileştiği 5’inci ülke oldu. Sağlık Bakanlığı’nın bir günde 1 milyon 123 bin Covid-19 hastasının iyileştiğini belirttiği Koronavirüs tablosunu Türk Tabipleri Birliği (TTB) Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi ve Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kayıhan Pala BirGün’e değerlendirdi. Prof. Dr. Pala, ‘Sağlık Bakanlığı’nın veri açıklama tabloları üzerinden herhangi bir bilimsel değerlendirme yapılamaz’ dedi. ‘Açıklanan tabloların neresinden tutsak elimizde kalıyor’ diyen Pala, ‘Geçmişte sundukları veriler ile şimdi sundukları veriler arasında çok ciddi farklar var. Bunlar uluslararası veri tabanlarında da karşımıza çok sıkıntılı olarak çıkıyor. Sağlık Bakanlığı bu veri sunma işini eline yüzüne bulaştırdı. Bu koşullarda, açıklanan veriler üzerinden bir değerlendirme yapmak mümkün olamaz’ diye konuştu. TTB Covid-19 İzleme Kurulu Üyesi ve eski TTB Başkanı Sinan Adıyaman ise ‘Pandeminin başından beri gerçekleri söyleyin çünkü artık mızrak çuvala sığmıyor diyoruz. Önce hasta sayıları dediler, sonra vaka sayıları. Ne kadar çok yalan söylerseniz bir gün gerçeklerle yalanları birbirine karıştırırsınız. Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, kısa bir süre önce de ‘vaka ve hasta ayrıdır’ demişti. PCR testi negatif olan Covid-19 hastalarını günlük koronavirüs tablosuna eklememişlerdi. Biz hasta, olgu ve vaka aynı şeydir, mızrak çuvala sığmıyor dedikten sonra da toplam vaka sayısını açıkladı. Bu durum Dünya önünde bizi kötü bir duruma düşürüyor’ dedi.”

“Macron’u Biden’la ikna etti”

Karar gazetesinin manşetinde, “Macron’u Biden’la ikna etti” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

Avrupalı liderler, Doğu Akdeniz geriliminde sembolik adım attı. Atina ve Paris’in girişimleri sonuçsuz kaldı. Yunan Başbakan Miçotakis ‘Yaptırım baskısı bitmedi’ derken, zirve sonrası diyalog mesajı veren Fransa Cumhurbaşkanı’nı Merkel’in ikna ettiği öğrenildi. Almanya Başbakanı’nın, ABD yönetiminin 20 Ocak’ta göreve başlayacağını, bu durumun Ankara’nın daha ılımlı olmasına yol açacağını belirttiği kaydedildi. Liderlerin kararında ‘yaptırım Türkiye’yi Çin ve Rusya’ya iter’ düşüncesi de etkili oldu. Macron’un, Merkel’in bu görüşüne de katıldığı bildirildi. İtalya ve İspanya AB Dönem Başkanı Berlin’in tutumuna destek verdi. Yunan basınında ‘Berlin-Roma-Madrid yaptırımlara karşı çıktı. Paris de ısrarlı görünmedi’, ‘AB’nin ekim ayındaki zirvede aldığı kararlar için bir tek Türkiye’den özür dilemediği kaldı’ yorumları yapıldı. Zirvede ayrıca İspanya ve İtalya’nın da Türkiye’ye yaptırımın gereksiz olduğu konusunda hemfikir olduğu ve Türkiye’nin AB için önemli olduğu açıklamasını yaptığı belirtildi. Bu iki ülke AB-Türkiye geriliminde ‘diplomasiye bir şans daha verilmesi’ gerektiği konusunda görüş verdi. Macron’un ayrıca Berlin’in görüşlerine katıldığı belirtilirken, Almanya’nın olası bir yaptırımın Türkiye’yi Moskova ve Pekin’e doğru sürüklemeye sebep olabileceğine dair görüşüne de katıldığı kaydedildi.”

“Atina’yla gizli görüşme”

Cumhuriyet gazetesi manşetin üstünde, “Atina’yla gizli görüşme” başlıklı habere yer verdi: 

“CHP AB Temsilcisi Kader Sevinç: “Geçen yaz büyük bir skandal yaşandı. Berlin’de, Almanya’nın arabuluculuğunda Yunanistan ve Türkiye’nin gizli müzakereler yürüttüğü ortaya çıktı. Elbette ülkeler diplomasi içinde bu tür görüşmeler yapabilir ancak Meclis’te bir kapalı oturum ile bunu paylaşmaları gerekir. Sayın Erdoğan, bir adamını beraberinde birkaç kişiyle Berlin’de bu müzakerelere defalarca gönderiyor ve hatta 10 maddelik bir mutabakattan da bahsediliyor. Fakat sonra Dışişleri Bakanı’nın bu gizli görüşmeleri bir şekilde ifşa etmesiyle ortalık karıştı. Mesele Alman ve Yunan medyasında yoğun olarak yazıldı ama Türkiye’de medyaya karartma uygulandığı için pek yansımadı. Bu gizli müzakerelerin Meclis’ten gizlenme sebebini iktidara, kamuoyuna açık şekilde sordum. CHP Meclis’te yazılı önerge olarak da sundu. İktidar ise sessizliğini koruyor. Bir iktidarın böylesi önemli bir ulusal meselede kendi meclisinden gizli, Yunanistan ile müzakere etmesinin sebebi nedir? Bu sorunun yanıtını almak zorundayız.’”

Gazete manşetindeki, “iTaksi’de milyonluk vurgun” başlıklı haberinde ise, “İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde (İBB) AKP döneminde yaşanan ‘İTaksi vurgunu’ ortaya çıktı. İBB’ye bağlı İstanbul Bilişim ve Akıllı Kent Teknolojileri A.Ş. (İSBAK) yetkilileri, önceki dönem yöneticileri tarafından Blink&Mobilbil firma ortaklığına ‘adrese teslim ihale’ gerçekleştirildiğini tespit etti. ‘Araç içi kamera ve bilgisayar sistemi alım işi’ ihalesinin anılan firma üzerinde bırakılması için teknik şartname değiştirildi. Böylece yaklaşık maliyeti 57 milyon lira hesaplanan iş 65 milyon liraya ihale edildi. İBB Teftiş Kurulu müfettişi tespitleri dikkate alarak ilgililer hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu ve kamu zararının tespit edilmesini istedi. İSBAK yetkilileri, önceki dönem yönetimi tarafından 2018 yılında yapılan bazı ihalelerde bir dizi usulsüzlük tespit etti. Yetkililerin hazırladığı ön değerlendirme raporuna göre İSBAK eski yöneticileri 21 Haziran 2018 tarihinde, ‘Araç içi kamera ve bilgisayar sistemi alım işi’ için ihale açtı. Sonra bu ihale iptal edilerek 14 Eylül 2018 tarihinde aynı ihale tekrar yapıldı. İhalenin Blink Bilişim Hizmetleri A.Ş ve MOBİLBİL Endüstri Teknolojileri Ltd. Şti. iş ortaklığına kalması sağlandı. Söz konusu işin yaklaşık maliyeti 57 milyon TL hesaplandı ancak işin bu şekilde 65 milyon TL’ye ihale edildiği ortaya çıktı. Ayrıca alınan araç içi kameraların ‘iTaksi projesinde’ öngörülen niteliklerde olmadığı da tespitler arasında yer aldı.” 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
  10 Eylül 2016'da gözaltına alındı  
  22 Eylül 2016'da serbest bırakıldı  
  23 Eylül 2016'da tutuklandı  
  4 Kasım 2019'da hükümle serbest bırakıldı  
  12 Kasım 2019'da gözaltına alındı  
  13 Kasım 2019'da tutuklandı  

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design