Anasayfa / Medya izleme / “Ekonomide kemik erimesi”

02 Mart

“Ekonomide kemik erimesi”

İktidar gazeteleri “Dünya küçüldü, biz büyüdük” dese de Evrensel gazetesi gerçeği manşetten anlattı.

Evrensel gazetesi manşetinde, “Ekonomide kemik erimesi” başlıklı habere yer verdi:

“Türkiye ekonomisi, ekonomik kriz ile birleşen pandemi yılı olan 2020’de dolar bazında daraldı. 2019'da 760 milyar dolar olan Türkiye Gayri Safi Yurtiçi Hasılası, 2020 yılında yüzde 5,65 daralarak 717 milyar dolara kadar geriledi. Türkiye ekonomisi 10 yıl önce dolar bazında yüzde 7,36 daha büyüktü. Üretim yöntemine göre cari fiyatlarla GSYH, 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 16,8 artarak 5 trilyon 47 milyar 909 milyon TL oldu. 2020 yılında kişi başına GSYH cari fiyatlarla 60 bin 537 TL, ABD doları cinsinden 8 bin 599 dolar olarak hesaplandı. Bir önceki yıl 9 bin 127 dolardı. Kişi başı gelir ise 528 dolar azaldı. Verileri değerlendiren Ekonomist Mustafa Sönmez, ‘TÜİK rakamlarına göre yüzde 1.8 bir büyüme görünüyor ama bunun arka yüzünde çok ciddi bedeller var’ dedi. Sönmez şöyle konuştu: ‘Bu bir kere ucuz döviz ve ucuz faizle kışkırtılmış tüketime dayanıyor. Bunun için Merkez Bankası rezervlerini sıfırladılar. Banka kredilerini yüzde 40 artırdılar. Hane halkı dahil olmak üzere çok ciddi bir borçlanma yaşandı. Yan etki olarak yüzde 15 enflasyon var. 37 milyar dolarlık cari açık var. İşsizliği azaltmadı; yüzde 13 dar tanımlı, yüzde 30’a yakın geniş tanımlı işsizlik var. İstihdam yaratmamış tersine işsizliğe yol açmış bir garip büyüme. Dolar olarak bakıldığında büyüme değil yüzde 6 küçülme var. 43 milyar dolar azalma var bir yılda. Kişi başına gelir 500 dolar azaldı, 8.6 bin dolara düştü. Yani dolar üzerinden yoksullaşma var. Batık krediler, düşmeyen enflasyon, düşmeyen işsizlik, bir yılda 190 milyar dolara yakın dış borç ödeme yükü… Türkiye ekonomisi kemik erimesi yaşıyor.’”

“Onlar bitti, biz büyüdük”

Yeni Yaşam gazetesinin manşetinde, “Onlar bitti, biz büyüdük” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“Demokrasi Partisi (DEP) milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Mahmut Alınak, Selim Sadak, Sırrı Sakık, Orhan Doğan, Zübeyir Aydar ve Ahmet Türk 27 yıl önce bugün Meclis’ten zorla çıkarılarak tutuklanıp hapse atılmıştı. Bu tutuklamalar ekonomik ve siyasi krizi derinleştirmekten başka bir şeye yaramamıştı. 15 yıla kadar hapis cezasına çarptırılan DEP milletvekillerinin başvurusunu inceleyen AİHM, milletvekillerinin adil yargılanma haklarının ihlal edildiğine hükmetmişti. Yargıtay, 2004’te mahkûmiyet kararlarını bozunca eski DEP milletvekilleri cezaevinden tahliye edilmişti. O gün AİHM kararını uygulayan AKP, bugün AİHM’in siyasetçiler için verdiği tahliye kararını boşa çıkarmak için yol arıyor. O dönem dokunulmazlığı kaldırılan milletvekilleri arasında olan Sırrı Sakık, ‘Bizim dokunulmazlığımızı kaldıran partilerin hiçbiri bugün yaşamıyor, ama Kürt siyaseti büyüyerek yoluna devam ediyor. HDP’nin kapatılması ve vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması mevzusu bundan tam 27 yıl önce 2 Mart 1994 sivil darbesi olarak gerçekleşmişti. DEP vekilleri olarak dokunulmazlıklarımız kaldırılmış ve cezaevine gönderilerek, partimiz de kapatılmıştı. Bugün hâlâ o kadar ağır bedellerden sonra aynı yanlışta ısrar edilerek tarih tekerrür ediliyor. Sorunu çözmek yerine iktidarlar kendi bekaları için sorunu kangrenleştiriyorlar. Her sıkışan iktidar cebindeki Kürt kartını çıkararak en kolay yoldan hamaset, ırkçılıkla yüz yıldır bu topraklara nüfuz etmiş düşmanlığı körüklüyor. Ancak 27 yıl içerisinde tüm partilerimiz kapatıldı, onlar kapattıkça bizim siyasal mücadelemiz, demokratik taleplerimiz daha çok kitlelere yayıldı ve biz daha çok büyüdük’ diyor.”

“Müdür sen git, Bakan bey gelsin”

Birgün gazetesi manşetinde, “Müdür sen git, Bakan bey gelsin” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Türkiye’nin pandemi sürecinde G20 ülkeleri içinde büyüyen iki ülkeden biri olduğu açıklamalarına karşın dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Yurtdışındaki kreditörlerin ülkenin dev bütçeli Karayolları Genel Müdürlüğü ile Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü’nün garantörlüğünü kabul etmediği ortaya çıktı. Kredi kuruluşları, garantili köprü, havalimanı ve otoyol projelerine imza atan genel müdürlüklerin harcama ve gelirlerinin yükümlülüklerini karşılamasını engelleyeceği gerekçesiyle bakanlık garantisi istedi. AKP Milletvekili Ahmet Kılıç ve arkadaşlarının imzasını taşıyan Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, Meclis Başkanlığı’na sunuldu. 12 maddelik torba teklifin bir maddesi, yurtdışındaki kreditörlerin ülkeye bakışını ortaya koyan bir düzenlemeyi içeriyor. Teklife göre, ‘yap-işlet-devret’ projelerini kredilendirecek yabancı kreditörler, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın özel bütçeli Karayolları Genel Müdürlüğü ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü gibi idarelerinin teminatlarını yeterli bulmadı. Meclis’e sunulan teklifle 3996 sayılı Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanuna geçici bir madde ekleniyor. Buna göre, geçen yıl 15 Mart’tan sonra ihalesi yapılan ancak henüz uygulama sözleşmesi imzalanmayan, yurtdışından finanse edilmesi planlanan projeler kapsamında bakanlığa bağlı özel bütçeli kamu idarelerinin imzalayacakları borç üstlenim anlaşmalarına bakanlık taraf olabilecek.”

Haber Cumhuriyet gazetesinin manşetinde, “Acı itiraf: Yabancı güvenmiyor” başlığıyla yer aldı:

“Milyarlarca liralık yap-işlet-devret projelerinde şirketlere ne kadar garanti ödemesi yapıldığını açıklamayan iktidar, yurtdışından kaynak sıkıntısını aşabilmek için Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na da borç üstlenim anlaşmalarına taraf olma hakkı getiriyor. İktidar, böyle bir düzenlemeye neden gereksinim olduğunu açıklarken ‘yabancı kreditör’ itirafında bulundu. Yabancı kreditörlerin, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı özel bütçeli idarelerin ‘harcama ve gelirlerinin birbirini karşılayamayacağı, yükümlülüklerini yerine getirmekte yetersiz kalabileceği’ konusunda tereddüt yaşadıklarına dikkat çekildi. AKP, Meclis’e 12 maddelik yeni bir ‘torba yasa teklifi’ sundu. Teklife göre 15 Mart 2020’den sonra ihalesi yapılmış ancak henüz uygulama sözleşmesi imzalanmamış, yurtdışından finanse edilmesi planlanan yap-işlet-devret projeleri kapsamında Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı özel bütçeli kamu idareleri tarafından imzalanacak borç üstlenim anlaşmalarına bu bakanlık da taraf olacak. Kendisine bağlı idarenin borç üstlenim anlaşmasından kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlayacak olan bakanlık, bu işlemi yaparken Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Yasa’ya da tabi olmayacak.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design