Anasayfa / Medya izleme / “Demokrasi çöküyor”

12 Mart

“Demokrasi çöküyor”

Cumhuriyet ve Sözcü gazeteleri demokrasi sıralamasında Türkiye’nin geldiği durumu manşete çekti.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Demokrasi çöküyor” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Erdoğan’ın açıkladığı ‘İnsan Hakları Eylem Planı’yla ‘yıldızlara erişeceği’ iddia edilen Türkiye’de demokrasinin ağır tahribata uğradığını gösteren bir rapor yayınlandı. İsveç merkezli V-Dem Enstitüsü’nün ‘2021 Demokrasi Raporu’na göre Türkiye, Polonya ve Macaristan’dan sonra en fazla otoriterleşen ülke oldu. Medya ve STK’lere baskı, kutuplaştırma, kriminalize etme, muhaliflere saygı gösterilmemesi, yanlış yönlendirici bilgi yayma otoriterleşmeye dönüş adımları olarak gösterildi. 179 ülkenin değerlendirildiği Liberal Demokrasi Endeks listesinde 149. sırada olan Türkiye, Kongo ile Ruanda’nın arasında yer buldu.”

Sözcü gazetesi manşetin üstünde yer ayırdığı habere, “Demokraside Vanuatu, Gana, Fiji, Namibya, Papua, Kongo, Uganda, Mozambik, Kenya, Libya, Mısır ve Surinam’dan bile daha gerideyiz!” başlığını attı:

“İsveç merkezli V-Dem Enstitüsü, ‘2021 Demokrasi Raporu'nu yayınladı. Raporda Türkiye, Liberal Demokrasi Endeksi'nde 179 ülke arasından 149'uncu oldu. Türkiye son 10 yılda en fazla otoriterleşen ülkeler arasında ise Polonya ve Macaristan'dan sonra üçüncü sırada yer aldı. Demokrasi sıralamasında Türkiye'yi geride bırakanlar arasında; Trinidad Tobago (43), Vanuatu (45), Gana (48), Surinam (49), Sao Tome (50), Senegal (51), Namibya (55), Burkina Faso (57), Lesotho (61), Botswana (66), Liberya (67), Gambiya (81), Kenya (90), Nijerya (91), Guinea-Bissau (93), Papua Yeni Gine (98), Mali (100), Fiji (109), Zambiya (111), Mozambik (114), Uganda (123), Afganistan (129), Etiyopya (136), Libya (138), Mısır (146), Kongo (148) gibi ülkeler de bulunuyor. Listenin ilk 3 sırasına Danimarka, İsveç ve Norveç yerleşti. Listenin sonunda ise Eritre, Kuzey Kore ve Yemen yer aldı.”

“130 milyarın hesabını yargı sorar”

Karar gazetesinin manşetinde, “130 milyarın hesabını yargı sorar” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Hükümetin MB rezervlerine yönelik değerlendirmeleri ‘tatmin edici açıklama’ beklentisini karşılamadı. Davutoğlu “Rezerv kuru durdurmak için tüketildi. Kur da sorumsuz politikalarla dalgalandı. Bunun hesabını kim verecek?” sorusunu yöneltti. Babacan ‘siyasi hesap’ vurgusu yaptı: Zamanı gelince bunlar hem idari hem yargısal denetime tabi tutulur. Bu kadar büyük rakam ortada kalmaz, er geç bu olur. Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu: (MB) Rezerv kuru durdurmak için tüketildi. Kur da sorumsuz politika yüzünden oynak. Bunun hesabını kim verecek? Erdoğan hesap soracağı bir konuda sırf damat olduğu için koruyor. (İnsan Hakları Planı) Son dönemde hukuk faciası yaşanıyor. Ankara’da siyasi terör faaliyeti yapanlar serbest bırakılıyor. Hangi İnsan Hakları Planı, hangi gerekçeyle ikna edici olabilir? Enerji Bakanlığı yaptığında başbakandım. Projelerin çoğu önceki dönemlerde başlatıldı, benim dönemimde sürdürüldü. Sonra da devam etti. O adımlarda Albayrak’ın öncü rolü yok. DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan: (MB) Rezervlerin yanı sıra yedek akçeler de harcandı. Siz yanlış para politikasıyla iki yıl boyunca 130 milyar doları eritiyorsanız bunun bir siyasi hesabının verilmesi lazım. (İnsan Hakları Planı) İçini okuyunca çok üzüldüm. Bantı taa 2002’ye, başa sarmışız. 2002’de sorun olarak gördüğümüz ne varsa hâlâ gündemde. Düzeltilmesi için plan açıklanıyor. Uzun uzun reform planlarına gerek yok. 1 saatlik bir basın toplantısında ‘Anayasa Mahkemesi kararlarına saygılı olacağız’, ‘Basın hürdür’ desinler. Sorunların en az yarısı çözülür.”

“Kadınların ritmi maske düşürdü”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Kadınların ritmi maske düşürdü” başlıklı haberinde, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle İstanbul Taksim’de düzenlenen 19’uncu Feminist Gece Yürüyüşü’ne katılan biri 18 yaşının altında 13 kişinin ev baskınıyla gözaltına alınması tepki çekti. ‘Tayyip kaç kaç kadınlar geliyor’ ve ‘Zıpla zıpla zıplamayan Tayyip olsun’ sloganları eşliğinde ritme eşlik ettikleri gerekçesiyle haklarında soruşturma başlatılan 18 kadından 13’ü ev baskınıyla gözaltına alındı. İstanbul Valiliği’nden yapılan açıklamaya göre, biri çocuk 18 kişi, hakkında ‘Feminist Gece Yürüyüşü’ndeki görüntülerin incelenmesi üzerine soruşturma başlatıldı. ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ suçlamasıyla gözaltına alınan kadınlar İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. İfade tutanaklarına göre, kadınlar maskeli olduğu için slogan atanlar belirlenemedi. Bu yüzden de “ritme göre zıplayanlar tespit edilerek, gözaltına alındı. Gözaltına alınanların savcılık ifadesi alındığı esnada çok sayıda kadın adliye önünde buluştu. Burada basın açıklamasını okuyan Feride Eray, ‘Anlıyoruz ki, İnsan Hakları Eylem Planı kadınları kapsamıyormuş’ dedi ve ekledi: ‘Bu tutarsızlığı kadın cinayetlerine üzüldüğünü söyleyip İstanbul Sözleşmesi’ni kaldırmak istemesinden iyi tanıyoruz.’”

“Bizleri öldüren sadece virüs değildi”

Evrensel gazetesi manşetinde, “‘Bizleri öldüren sadece virüs değildi’” başlıklı habere yer verdi:

“Koronavirüsten hayatını kaybeden Prof. Dr. Cemil Taşçıoğlu’nun adının verildiği hastane önünde iktidara seslenen sağlık emekçileri ‘Milyonların hastalanıp on binlerin ölümüne yol açan sadece virüs değildi’ dedi. On binlerce insanı öldürenin sadece virüs olmadığına dikkat çeken sağlık emekçileri ‘İktidarın yanlış politikaları hastalığı ve ölümleri artırdı’ dedi. Koronavirüsle mücadelede hayatını kaybeden yüzlerce sağlık emekçisinin fotoğraflarının taşındığı eylemde salgın politikalarına tepki vardı. ‘Eksik, yanlış, tutarsız politika ‘başarı hikayesi’ uğruna yitirilen hayatlar. Sevgi, özlem, yas ve öfke’ pankartı açan sağlık emekçileri hayatını kaybeden meslektaşları için bir dakikalık saygı duruşunda bulundu. Açıklamada konuşan İstanbul Tabip Odası (İTO) Başkanı Pınar Saip, Türkiye’de ilk kovid-19 vakasının açıklandığı günden bu yana 1 yıl geçtiğini hatırlattı. Bu 1 yıl içinde salgın mücadelesinin en ön safında yer alan 400’e yakın sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini belirten Saip ‘Toplam ölüm sayısı ise Sağlık Bakanlığının açıkladığı resmi rakamlara göre bile 30 bine yaklaştı. Belediyelerin elinde bulunan ölüm sayıları ise gerçek rakamın en az iki, üç katı olduğunu gösteriyor’” dedi.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design