Anasayfa / Medya izleme / “450 milyon doları kim aldı?”

25 Mart

“450 milyon doları kim aldı?”

Karar gazetesi manşetini “450 milyon dolarlık soru”ya ayırdı.

Karar gazetesi manşetinde, “450 milyon doları kim aldı?” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Uzun süredir hükümete 130 milyar doların akıbetini soran muhalefet bu kez de, MB’deki başkan değişiminden önce gerçekleştiği belirtilen 450 milyon dolarlık satışı gündeme taşıdı. Liderler gece yarısı yayımlanan ve kurun yükselmesine yol açacağı tahmin edilebilecek kararnameden, saatler önce kimlerin haberdar olduğunu sordu. CHP Meclis araştırması istedi. Hükümete ortak çağrı yapıldı: O paranın kimlere satıldığını açıklayın. Kılıçdaroğlu: Ekonomi 128 milyar doları birilerine vermek, istediği adamı istediği yere getirmek demek. Cuma günü 450 milyon dolar satıldı. Kime satıldı, kim voliyi vurdu bilinmiyor. Açıklanır mı, açıklanmaz. Davutoğlu: Başkan değişikliğinden tüyo alanların ne kadar dolar edindiğine bakılmalı. O gün kimler dolar almışsa tek tek bilançolardan çıkarılıp takip edilmeli. Milletin rızkı sizin yolsuzluklarınıza feda edilemez. Babacan: Cuma günü duyan insanlar döviz aldılarsa pazartesi günü epey bir para kazanmıştır. Bunun denetimini yapması gereken devlet kurumları zayıfladı. Kim aldı, kim sattı ancak sonradan öğrenilir. Karamollaoğlu: Normalde 150 milyon dolar olan döviz alımının cuma günü 450 milyon dolara çıktığı iddia ediliyor. Gerçekse cuma günü döviz alanlar kimlerdir? Bunun açığa çıkarılması gerekmektedir.”

“Gezi Parkı’nı alan vakfın ne yönetimi ne de bir binası var”

Sözcü gazetesinin manşetinde, “Gezi Parkı’nı alan vakfın ne yönetimi ne de bir binası var” başlıklı haber yer aldı:

“Taksim Gezi Parkı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden alınıp Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı'na devredildi. Park parselleri, 12 Mart 2021 tarihi itibari ile Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından Vakıflar Genel Müdürlüğü'ne tescil edildi. İBB devir işlemine karşı dava açmaya hazırlanırken söz konusu vakfın yönetimi ve faaliyetleri merak konusu oldu. Gezi Parkı ile birlikte Şişli Etfal Hastanesi, Pera Palas Oteli, Vefa Lisesi, Sait Halim Paşa Yalısı'nın da devredildiği Sultan Beyazıt Hanı Veli Hazretleri Vakfı, ‘mazbut vakıf’ statüsünde. Mazbut vakıf, Türk Medeni Kanunu yürürlüğe girmeden önce kurulmuş, yönetimi bugüne kadar ulaşamamış, arşivlerde kayıtları bulunan vakıfları kapsıyor. Bu vakıfların yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından üstleniliyor. Merkezleri, tabelaları, yönetim kurulları ve hiçbir faaliyeti bulunmayan bu vakıflar, sadece kağıt üstünde varlar. Vakıf uzmanı olan İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen bu statüde 53 bin vakfın bulunduğunu belirterek ‘Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün bu vakıflar aracılığı ile elde ettiği gelirin ne kadarını hayır işlerinde kullanıldığını sormak lazım’ dedi. Polat, devir işleminin de yasaya uygun olmadığını söyledi.” 

“Suçlusunuz”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Suçlusunuz” başlıklı haberinde, “AKP’nin ‘Türkiye için güven ve istikrar’ sloganı ile Ankara’da gerçekleştirdiği 7’nci Olağan Büyük Kongresi adeta sözün bittiği yer oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın manifesto diye açıkladığı ‘2023 vizyonu’ kendi tabanı açısından bile ne bir ufuk açtı ne de heyecan yarattı. Bolca övgünün yer aldığı konuşma yine bilindik vaatlerle doldu. Kongreden geriye ise Erdoğan’ın ‘Kar yağışının tüm mikropları yok ettiği bir buluşmada sizleri selamlıyorum’ sözleri ile pandemiye rağmen lebaleb kalabalıklar kaldı. İl kongrelerinde olduğu gibi yine hınca hınç doldurulan salonda pandemi kuralları hiçe sayıldı. Türkiye’nin dört bir yanından getirilen otobüslerle yüzlerce partili başkent Ankara’ya taşındı. Erdoğan’ın salona girişi adeta bir mitinge dönüştü. Katılımcılar sosyal mesafe kuralına uymadı, bazı katılımcıların ise maske bile takmadığı görüldü. Salondaki 1500 delegenin testinin AKP Genel Merkezi’nde kamu görevlisi sağlıkçılar tarafından yapıldığı bilgisinin kendilerine ulaştığını açıklayan CHP Milletvekili Murat Emir, ‘Vatandaş test için 250 TL öderken, AKP delegelerinin test masrafı da devletin cebinden çıktı’ dedi. Günlük koronavirüs vakası korkutucu boyutta artarken kongreden gelen görüntüler aylarca kepenk açamayan esnaftan salgınının başından bu yana iş yapamayan müzisyenlere dek yurttaşların tepkisini çekti. Partisinin 7’nci Olağan Kongresi’nde konuşan Erdoğan’ın ‘2023 vizyonu’ da fiyasko çıktı. Erdoğan lebaleb kalabalıkların yer aldığı kongre için ‘Kar yağışının mikropları yok ettiği buluşma’ dedi. Esnaf aylarca kepenk açamazken pandemi kurallarının hiçe sayıldığı kongreye her kesimden büyük tepki yağdı. SOL Parti, ‘Tüm ölümlerin tek sorumlusu sizsiniz’ açıklaması yaptı” ifadelerine yer verdi.

“Büyük risk”

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Büyük risk” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“CHP Grup Başkanvekili Engin Altay ve Çanakkale milletvekili Özgür Ceylan, Türk Silahlı Kuvvetleri’ni (TSK) subay ve astsubay yetiştiren Harp Okulları ile Astsubay Yüksekokulları’na giriş şartlarından ‘irtica’ koşulunun kaldırılmasına tepki gösterdi. CHP’li Altay ve Ceylan değişikliği, ‘İrticaya yeşil ışık’ ve ‘yeni cemaatlere kapı açma’ anlamına geldiğini vurguladı. İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Yavuz Ağıralioğlu ise ‘Eğer aynı hataların yeniden işleneceği bir siyasi zemin oluşursa, bunun bedelini ağır ödedik, bir daha ödemeye razı olamayız’ dedi. CHP’li Altay, ‘Erdoğan bu yönetmelikleri değiştirdi. Bu yönetmelikte, ‘İrticai ve bölücü faaliyetleri benimsememiş olması’ ifadesi vardı. Yenisinde, ‘terör örgütleri ve milli güvenliğe karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen gruplara üyelik, iltisak ya da irtibat bulunmamalı’ diyor. Kim verecek bu kararı? Biz FETÖ ile ilgili çekincelerimizi söylerken FETÖ’ye methiyeler düzüyordunuz. Sonra darbeyi görünce, terörist yaptınız. Bu, irticai faaliyetlere yeniden yeşil ışık yakmaktır, FETÖ’nün devlette ve TSK’de boşalttığı alanı, yeni tarikat ve cemaatlere terktir, 15 Temmuz’dan hiç ders alınmadığının göstergesidir, cumhuriyetle inatlaşmaya devamdır, aydınlanmaya defanstır. Bu yönetmeliği biz böyle okuyoruz. Bir ikazı yeniden yapıyoruz: ‘Camiye, okula, kışlaya siyaset giren devletler çürür, toplumlar ayrışır’ ifadelerini kullandı.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design