Anasayfa / Medya izleme / “Acil… Acil… Acil!”

07 Nisan

“Acil… Acil… Acil!”

Evrensel, Birgün ve Karar gazetelerinin manşeti gündemde öne çıktı.

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Acil… Acil… Acil!” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Birçok ilin yangın yerine döndüğüne, şimdi frene basılsa ancak yaza pandemi basıncının azaltılabileceğine dikkat çeken tabipler acil taleplerini sıraladı. Vakaların yüzde 90’ının çalışan kaynaklı olduğunu dile getiren uzmanlar, ‘İşyerleri ve fabrikalar bulaş merkezi oldu. Bugün frene bassak bile vakalar belki 1 ay sonra yavaşlayacak’ tespiti yaptı, yetersiz önlemler nedeniyle ölümlerin artacağına dikkat çekti. ‘Kontrolsüz’ normalleşmeyle 6 haftada vakaların 12 kat arttığı İstanbul’da Tabip Odası 5 acil önlem sıraladı: Yaygın test/hızlı aşılama. Ekonomik-sosyal destekli kapanma. Sistematik filyasyon/etkili izolasyon. Acil kamulaştırma/yeniden sosyalizasyon. Şeffaf yönetim/insan hakları merkezli pandemi ile mücadele.”

Birgün gazetesi habere ön sayfasının altında, “Acil… Acil… Acil… 28 günlük tam kapanma” başlığıyla yer ayırdı:

“İstanbul’da şubat ayı ortasında 100 binde 60 olan Covid-19 vaka sayısı, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘kademeli normalleşme’ açıklaması yaptığı mart ayı başında 111’e, mart ortasında 251’e, geçen hafta ise 591’e ulaştı. Böylece İstanbul, Samsun’un ardından vaka sayısında ikinci en yüksek il oldu. Kentte yalnızca 6 hafta içerisinde vaka sayısı 10 kat arttı. Uzmanlar vaka patlamasının yaşandığı İstanbul için ek tedbir istiyor. İstanbul Tabip Odası da vaka sayısının 6 haftada 10 kat arttığı kentte alınması gereken beş önlemi açıkladı. 28 gün tam kapanma, yaygın test, hızlı aşılama bu önlemler arasında. Hekimler: Yoksa olacakları tahmin bile edemiyoruz. İTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Osman Öztürk, ‘Salgın sürecinde ‘İtalya olmayalım’ diyorduk; ancak kasım ve aralıkta hasta seçmek zorunda kaldık. Önümüzdeki dönemde daha kötü bir tablo bizi bekliyor. Bu beş tedbir uygulanmazsa olacakları tahmin bile edemiyoruz. Durum çok kötü’ dedi. İTO Genel Sekreteri Prof. Dr. Osman Küçükosmanoğlu da Türkiye’nin günlük vaka sayısında Avrupa’da birinci, dünyada dördüncü sıraya yükseldiğine dikkat çekti.”

“Devlet izniyle zorbalık”

Birgün gazetesi manşetinde, “Devlet izniyle zorbalık” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Salgın sürecinde işten çıkarma yasağı lafta kaldı. İşverenler yasak kapsamı dışında bırakılan Kod-29’la sadece 2020’de 177 bin işçiyi işten çıkardı. İşçilerin çoğunluğunun ortak noktası ise sendikalı olmaları. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR) yayımladığı bültende salgın sürecinde oldukça yaygınlaşan ve işverenin sendikalı işçilere karşı sopa olarak kullandığı Kod-29’la günde ortalama 500 işçinin çıkarıldığını açıkladı. DİSK-AR’ın rakamlarına göre 2020 yılında 177 bin işçi, ayda ortalama 14 bin 722 işçi Kod-19’la bahanesiyle işten çıkarıldı. Bültende şu ifadelere yer verildi: ‘Kamuoyunda Kod-29 olarak bilinen ve işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından İş Kanunu’nun 25-II maddesinde yer alan ‘Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri’ gerekçesi ile feshedilmesi çalışma yaşamının kanayan bir yarasıdır.’ Salgın sürecinde işten çıkarma yasağı getirilmesine rağmen, iktidarın işverenden yana tavrı yasağın kolayca delinebilmesine neden oldu. İşverenin on yıllardan beri süregelen sendika düşmanlığı salgın sürecinde iyice alenileşti. Hangi fabrikadan işçilerin sendikalaştığı haberi gelse ardından aynı işçilerin Kod-29 ile işlerine son verildiğini duyduk. Yurdun neredeyse her ilinden sendikalaştıktan sonra Kod-29 ile işten çıkarılan işçilerin haberleri geldi. İşverenler hiçbir kanıt sunmasına gerek kalmadan işçileri Kod-29 ile işten çıkardı.”

“Küstahlığa bak”

Karar gazetesi manşetindeki, “Küstahlığa bak” başlıklı haberinde, “Doğu Türkistan’da 31 yıl önce yaşanan Barın katliamı için anma mesajı paylaşan İYİ Parti lideri Akşener ve Ankara Belediye Başkanı Yavaş’a, Çin’in Ankara Büyükelçiliği sınırları aşan karşılık verdi. Diplomatik küstahlığa tepki yağdı. Çin büyükelçisi Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Ankara’nın Pekin yönetimine sert mesaj vermesi gerektiği yönünde çağrılar yapıldı. Pekin’in tehdit dili sınır tanımıyor... Ailelerinden haber alamayan Doğu Türkistanlıların düzenledikleri protestolara yönelik destekler için ‘Türkiye’nin doğru tavrı alacağından eminiz’ açıklamasıyla örtülü mesaj veren Çin, bu kez bir siyasi parti lideri ve büyükşehir belediye başkanını tehdit etti. İYİ Parti lideri Akşener ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, Barın katliamı için ‘Acısını 31 yıldır hissediyoruz’ paylaşımı yaptı. İki mesajın ardından Çin’in Ankara Büyükelçiliği Akşener ve Yavaş’ın hesaplarını etiketleyerek ‘Çin tarafı toprak bütünlüğüne meydan okunmasına karşı çıkıyor. Haklı karşılık verme hakkını saklı tutuyor’ açıklaması yaptı. Sınır aşan tehdit dilinin ardından Çin Büyükelçisi Liu Şaobin Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Gelecek Partisi lideri Davutoğlu ‘Haddinizi bilin. Burası Ankara” dedi. Ankara’nın sert karşılık vermesi gerektiği belirtildi” ifadelerine yer verdi.

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design