Anasayfa / Medya izleme / “Tek bir fotoğrafa sığan AKP rejimi”

10 Eylül

“Tek bir fotoğrafa sığan AKP rejimi”

​Birgün ve Sözcü gazetelerinin manşeti gündemde öne çıktı.

Birgün gazetesi manşetinde, “Tek bir fotoğrafa sığan AKP rejimi” başlıklı habere yer verdi: 

“Son zamanlarda ortaya saçılan kirli ilişkilerin merkezindeki isimlerden olan Azeri iş insanı Mübariz Mansimov’un anlattıkları, mafya-devlet işbirliğini deşifre ediyor.

‘Sezgin Baran Korkmaz ile Mehmet Ağar tanıştırdı. Bereket Öner’i 4-5 defa görmüşümdür. Lev Aslan Dermen’in tezgahı patladı. Şaşırmadım. ‘ABD’de bürokratları tanıyorum’ diye hava atıyordu. 300 milyon doları ABD’den nasıl çıkartmış, onu merak ediyorum. ABD’de her üç ayda bir vergi dairesi denetler.

Ağar, Öner için ‘İyi çocuktur, düğüne gidelim’ dedi, gittik. Ağar ve SBK benim uçaktaydı. Dermen’in uçağıyla diğerleri gelmiş. Dikkat ederseniz fotoğrafa… Ben fotoğraftan çıkmak istiyorum. Bürokratlar da vardı düğünde. SBK, Bodrum’daki otelimi kiralamıştı. Ne zaman öğrendim Lev ile ortak, ilişkileri kopardım.

Ağar bana ne güç katabilir? Ağar’ı 15 yıldır tanıyorum. Türk milliyetçisi olarak bildim. Herkesin dostu, kardeşi vardır. İhtiyacı olup evinde kaldığında ondan para mı alır, hediye vermez mi? Bunlar benim için, Palmali şirketi için büyük şeyler değil. Başkalarına belki büyük geliyor ama bizim için değil.

Ağar’ın 3 polis koruması vardı. ‘Polislerden birini almasınlar’ dedi. Ağar cezaevine girdiğinde eşi de Bodrum’a gelmişti. Hanımının yanında polisin koruma olarak kalması için dönemin İçişleri Bakanı Muammer Güler ile görüştüm. ‘Mümkünse Mehmet Bey’in bu koruması kalsın’ dedim. Bizi kırmadı.’”

“Zafer Çağlayan beni tehdit etti!”

Sözcü gazetesinin manşetinde, “Zafer Çağlayan beni tehdit etti!” başlıklı haber yer aldı. Haberde şöyle denildi:

“2013’teki 17-25 Aralık sürecinin yakın tanığı olan Ahmet Davutoğlu, o dönemin perde arkasını anlattı. İşte açıklamaları:

’21 Aralık’ta 4 bakanı (Çağlayan, Bayraktar, Bağış, Güler) çağırdım. Geceye kadar görüştük. ‘Siz kendi iradenizle Yüce Divan’a giderseniz doğru olur’ dedim. Hepsi kendini savundu. ‘Bu konular konuşulursa çok farklı isimler de devreye girer’ gibi üstü örtülü tehdit ettiler.’

‘‘Sizi tehdit eden bakan hangisiydi’ sorusu üzerine Davutoğlu, Zafer Çağlayan’ın simini verdi. Ahmet Davutoğlu ayrıca, ‘bakan arkadaşların yüce divana gitmesini beklerken Cumhurbaşkanımızdan farklı bir talimat gittiğini öğrendim’ diye konuştu.”

Karar gazetesi habere ön sayfasının altında, “Çağlayan tehdit etti, Erdoğan talimat verdi” başlığıyla yer ayırdı:

“Davutoğlu, 17-25’in perde arkasını anlattı: Zafer çağlayan ‘Başka isimler de devreye girer’ gibi örtülü tehditte bulundu. Yüce Divan kararını açıklamasını beklerken Cumhurbaşkanı’ndan farklı bir talimat gittiğini öğrendim.

Bir bakan arkadaş söz aldı, hepsi kendilerini savundular. ‘Bu konular madem böyle konuşulursa, çok başka isimler de devreye girer’ gibi üstü örtülü bir tehdit… ortaya çok şey saçılır anlamına gelen bir sözdü. Söyleyen Zafer Bey. (AYM’ye gitmeleri) ‘Cumhurbaşkanımızla bizim ortak kararımızdır’ dedim.

Yüce Divan kararını açıklamasını beklerken Cumhurbaşkanımızdan farklı bir talimat gittiğini öğrendim. Gece bir takım görüşmeler olmuş, ‘Sizinle mutabakata varmıştık, niye değiştirdiniz’ dedim. O da (suçlamaların) temelde hükümete ve Türkiye’de demokrasiye karşı kullanılabileceği üzerinde durdu.’”   

“Meralara lüks konut”

Karar gazetesi manşetinde, “Meralara lüks konut” başlıklı habere yer verdi. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“İhalesi yapılmayan, finansmanı belirsiz Kanal çevresindeki rant tam gaz sürüyor. Sazlıdere Barajı’nın yanı başındaki ‘yapı yasaklı alan’da bulunan mera ve su toplama havzası imar değişikliği olmaksızın satışa çıkarıldı. Doğaya geri dönülmez şekilde zarar verecek karar tepkilerin odağında.

TOKİ’nin Kanal çevresindeki ‘Yenişehir’ projesi kapsamında Sazlıbosna bölgesindeki meraları satışa sunacağı açıklandı. 6-7 Ekim’deki ihale ile içme suyu havzasında kalan ve yıllardır korunan bölgenin satılacağı belirtildi. Mayıs 2023’te bitirilmesi düşünülen 485 yapılık proje ile altı katlı evlerin inşa edileceği öğrenildi. Tapuda ‘ham toprak’ ve ‘tarla’ olarak görülen alanın ‘arsa’ya dönüştürülmeden, imar planlarına açılan davalar sürerken elden çıkarılacak olması dikkat çekti.

Atılan bu adım, Kanal İstanbul’un lüks konut projesinden ibaret olduğunu bir kez daha ortaya koydu. KARAR’a konuşan İBB İmar ve Şehircilik Daire Başkanı Gürkan Akgün, İstanbullunun ortak mülkü olan meraların yeni rant alanları yaratılmak için satıldığını söyledi. Akgün ‘Buralar mera arazisiydi ve herkesin malı olarak görünür. Alanın üstünde içme suyu havzası kararı var, bu karar hâla kaldırılmadı. Uygulamalar yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyor ve virüs gibi yayılacak’ dedi.”

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design