Anasayfa / Medya izleme / “Medyaya sansür, sokağa yasak”

12 Mayıs

“Medyaya sansür, sokağa yasak”

​Cumhuriyet ve Karar gazetelerinin gündeminde iktidarın getirdiği keyfi yasaklar yer aldı.

Cumhuriyet gazetesi manşetinde, “Medyaya sansür, sokağa yasak” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Salgın kısıtlamaları sonlandırılırken İçişleri Bakanlığı, müzik yasağını kaldırmak yerine saat 01.00’e çekti. Adana’da başlayan gösteri ve eylem yasaklarını Eskişehir ve Rize izledi. RTÜK ise önceki gün aldığı kararla Gezi eylemlerine ilişkin açıklamaları haberleştiren basına ceza kesti. 

Hukukçu Bülent Yücetürk, iktidarın Türkiye’yi, ‘anayasayı askıya alarak yönettiğini’ belirterek ‘Bu kararlar da anayasasızlık uygulamasının bir başka örneği. Talimatın yasa olduğu bir dönem yaşıyoruz. Yasak, kişilerin özgürlüklerini sınırlandıran bir uygulama, tamamen yasaya aykırı’ dedi.”

“‘Yassak hemşerim’”

Karar gazetesinin manşetinde, “‘Yassak hemşerim’” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Ülkenin dört bir yanında her gün yeni örnekleri sergilenen ‘yasakla gitsin’ anlayışı adeta yönetim modeline dönüşüyor. Rize’de çay sorununun çözümüne yönelik basın açıklamasına yasak getirildi. Eskişehir’de valilik festival döneminde toplu etkinlik yasağı başlattı. Pandemi gerekçesiyle başlatılan müzik kısıtlamasının ısrarla sürdürülmesi de tartışmayı büyüttü.

Çayda yaşanan sorunların çözümü için taleplerin kamuoyuna duyurulacağı basın açıklaması öncesi kent genelinde beş gün eylem yasağı ilan edildi. Rize Valiliği’nin duyurusunda ‘provokasyon yaşanabilir’ gerekçesi öne sürüldü. Karara tepkiler sürerken Eskişehir Valiliği 12-15 Mayıs’ta yapılacak Anadolu Fest öncesi açık alan etkinliklerini iptal etti. ‘Huzur ortamının sağlanması ve asayişin korunması’ öne sürüldü.

Kararı mahkemeye taşıdıklarını söyleyen organizasyon sorumlusu Serdar Can ‘Koskoca valilik festival için bir kenti 15 gün kapatamaz’ dedi. Kovid’le mücadele için getirilen müzik yasağının normalleşmeye rağmen sürdürülmesi de ‘yasaklar dönemi’ eleştirilerine zemin oluşturdu. Müzik birliklerinin temsilcileri, ‘Bu yaşam tarzına müdahale. Atılan adımlar sorunları artırmaktan başka işe yaramaz’ açıklaması yaptı.”

“Gaz beklerken faizli borç geldi”

Birgün gazetesi manşetindeki, “Gaz beklerken faizli borç geldi” başlıklı haberinde, “TPAO’nun kamu ve özel bankalardan sondaj gemileri için 3 milyar 231 milyon dolarlık kredi kullandığı, bu kredilere faiz olarak yaklaşık yüzde 30 oranında 956 milyon dolar ödemeyi taahhüt ettiği ortaya çıktı.

TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) Komisyonu, Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO) denetimiyle çalışmalarına başladı. Sayıştay ve TPAO temsilcilerinin katıldığı toplantıda, iktidarın seçim malzemesi olarak kullandığı doğalgaz keşif ve sondaj çalışmalarının yanı sıra kurumun ekonomik yıkımına neden olan kredi kullanımları gündeme geldi.
TBMM KİT Komisyonu’ndaki toplantıda, TPAO Genel Müdürü Melih Han Bilgin, çalışmaları hakkında milletvekillerine bilgi verdi. Kurumun 2020 ve 2021’de yaşanan ekonomik ve ticari sorunlara rağmen kar eden ender kuruluşlar arasında yer aldığını söyleyen Bilgin, doğalgaz sondaj çalışmalarının başarıya ulaşması durumunda kâr oranlarının daha yüksek oranlara çıkacağını söyledi.

CHP’li Deniz Yavuzyılmaz ise TPAO’nun kamu ve özel bankalardan 3 milyar 231 milyon dolar tutarında kredi kullandığına dikkati çekti. Döviz kurunda sadece bir yılda yüzde 80’in üzerinde artışın yaşandığını anımsatan Yavuzyılmaz, ‘Bu krediler için ödenmesi gereken faiz toplamı 956,4 milyon dolardır. Borcun yüzde 30’u. Toplam borç 4.1 milyar dolara ulaşmıştır. Ödenen faizle, bir sondaj gemisi daha alınabilirdi. Neden TL tercih edilmedi. Açıklanmalı’ dedi” ifadelerine yer verdi.

“Ev hayal, kira kâbus”

Evrensel gazetesinin manşetinde, “Ev hayal, kira kâbus” başlıklı haber yer aldı:

“Hükümetin açıkladığı paket yüksek olan ev fiyatlarını adeta uçurdu. Beyaz yakalılar için bile ev almak artık hayal olurken kira fiyatları da emekçiler için ödenemez düzeyde.

Ahmet, İzmir’de yaşıyor. Mühendis, iyi bir şirkette çalışıyor. Ev alma hayalinin nasıl söndüğünü şöyle özetliyor: ‘Mühendisim, 2 Mayıs’ta baktığım 1 milyon 400 bin liralık ev 10 Mayıs’ta 2 milyon 200 bin lira oldu. Ev alma konusu bizim için bir hayal oldu. Tren kaçtı.’

İstanbul’da günlük artış gösterdiği için tabelalarına fiyat yazmayan emlakçılar öfkeli: ‘Paketten sonra 1 milyon 200 bin liralık ev 2 milyon TL’ye çıktı. 500-600 bin liralık 30 senelik ev fiyatları bile artık 1 milyon 400 bin lirayı buldu. Eskiden 3+1 ev kiralanan paraya şimdi bir oda kiralanamaz oldu. Müşterilerle sürekli karşı karşıya geliyoruz.’” 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design