Anasayfa / Medya izleme / “Hem çok absürt hem ham hayal!”

16 Haziran

“Hem çok absürt hem ham hayal!”

​Evrensel gazetesi, Tarım Bakanlığı’nın eleştirilere neden olan “absürt” projesini manşete çekti.

Evrensel gazetesi manşetinde, “Hem çok absürt hem ham hayal!” başlıklı habere yer verdi. Haberde şöyle denildi:

“Çiftçiler üretemedikleri için ülke toprakları boş kalırken, Tarım Bakanlığı, 10 ülkede tarım arazisi kiralayıp üretim yapmak için görüşmelere başladı. Bu girişim karşısında hükümete, ülkenin tarım potansiyelini zenginliğe dönüştürme çağrısı yapıldı.

Hükümetin girişimi daha önce sonuç alınamayan adımları hatırlattı. Sudan ve Nijer’de daha önce kiralanan yüz binlerce hektarlık alanlarda ya kayda değer bir üretim yapılamadı ya da planlanan üretim ekonomik olmadığı için yaşama geçirilemedi. Buğday üretimi yapılacağı söylenen Venezuela’nın da buğday üretimine uygun iklime sahip olmadığı anlaşıldı.

Tarım Bakanlığının ‘yurt dışından tarım arazisi kiralama’ girişimini değerlendiren Tüm Köy Sen Örgütlenme Uzmanı Sedat Başkavak, konunun çok boyutlu olduğunu kaydetti. AKP iktidarlarının çiftçiyi tarımdan kopardığına vurgu yapan Başkavak, ‘Girdi maliyetleri katlandı, Türkiye’de ekilebilir araziler boş kaldı. Ya da tarım alanlarını imara açıldı. Hal böyleyken, ‘Dışarıda tarım yapacağız’ demenin manası yok’ dedi.

Sudan ve Venezuela örneklerini değerlendiren Başkavak, ‘Problem şu: Sanki Türkiye’de hıyar yetiştirilmiyor; Türkiye’de köylüler seracılık yapamıyor da Türkiye’nin sebze açığı var da bunu Sudan’daki üretimden kapacağız gibi davranıldı. Venezuela’da Maduro, ‘Buğday yetiştirin, hatta işleyin una, makarnaya çevirin yine bize satın’ diyor. Venezuela zaten buğday ithalatçısı bir ülke. Orada buğday çokça var da biz orada yetiştireceğiz, faydalanacağız değil. Hadi yetişiyor diyelim, Venezuela’dan Türkiye’ye buğday getirmenin maliyeti üretiminden daha pahalı. Bunlar işin ticari yanı’ dedi.”

“Küresel marka projemiz uçtu”

Karar gazetesinin manşetinde, “Küresel marka projemiz uçtu” başlıklı haber yer aldı:

“Ne hayat pahalılığı ne kurdaki artış ne de eriyen ücretler... Ülke gündeminin baş sırasında THY’nin isim değişikliği var. Ancak kamuoyunda ‘Türk mü Türkiye mi’ tartışması sürerken, milli hava yolu şirketimizi ‘küresel marka’ haline getirmek için yıllar boyunca harcanan emek ve milyonlarca dolarlık tanıtım kampanyaları unutuldu. Uçaklardan ‘Turkish Airlines’ logosunu kaldırma girişimi ‘Milli politika hamaset gösterileriyle değil, milli değerlere sahip çıkmakla olur’ tepkisine yol açtı.

Uluslararası alanda ‘Turkey’ kullanımının yarattığı rahatsızlığı gözeten hükümetin ‘Türkiye’ kullanımı için attığı adımlar toplumda olumlu karşılık buldu. Bunun üzerine bir hamle daha geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Turkish Airlines adının küresel zeminde de Türk Hava Yolları şeklinde kullanılacağını duyurdu. Ancak karar tartışma yarattı. THY’nin küresel bir markaya dönüşmesi için milyonlarca dolarlık reklam yapıldığı hatırlatıldı.

Yaklaşık 15 yılda Kevin Costner’dan, Kobe Bryant’a yıldızlara ödemeler yapıldı. Yalnızca ABD’deki Süper Bowl’da 30 saniyelik reklama 7 milyon dolar harcandı. Hükümet ‘THY’yi dünya markası yaptık’ söylemiyle kampanya yürüttü. ‘Eskisi yetersiz’ denilerek yeni havalimanı yapıldı. Ancak yılların ve milyonların harcandığı proje bir cümleyle bitirildi. Acil gündemler çözüm beklerken alınan kararın seçimden önce gelmesi de dikkat çekti.”

“Sağlıkçılar sokağa çıktı”

Cumhuriyet gazetesi manşetindeki, “Sağlıkçılar sokağa çıktı” başlıklı haberinde, “Özlük haklarından sağlıkta şiddete, kötü çalışma koşullarından yurtdışına göçe kadar birçok sorunla mücadele eden sağlıkçılar yurt genelinde iş bıraktı. AKP’nin ‘müjde’ diye sunduğu ve Meclis’te görüşülen yasa teklifine tepki gösteren sağlıkçıların eylemlerine hastalar alkışlarla destek verdi.

Birçok kentte olduğu gibi yaz aylarında nüfusu 1 milyondan 5 milyona uzanan Muğla’da kamu hastanelerinden son iki yılda 50’nin üzerinde uzman doktor istifa etti, bir o kadarı da erken emekli oldu. Kentte dahiliye, göğüs hastalıkları, ortopedi, beyin cerrahi alanlarında hekim bulunamıyor” ifadelerine yer verdi.

“Tapusunu da verelim gitsin”

Birgün gazetesinin manşetinde, “Tapusunu da verelim gitsin” başlıklı haber yer aldı. Haberde şu ifadeler kullanıldı:

“Ülke yangın yeri, yurttaş perişan yarınını göremez durumda. İktidarın derdi ise başka. AKP tüm enerjisini 5’li çetenin kasasını doldurmaya harcıyor. İhale veriyor, vadesi gelen borçlarını 20 yıl erteliyor. 5’li çeteye önce peşkeş çektiği yere sonra da kiracı olarak geri dönüyor.

DSİ, Limak’a 92 milyon TL’lik ihale verdi. TCDD, 5’li çetenin işlettiği Ankara YHT Garı’nda kiracı oldu. İGA’nın İstanbul Havalimanı için ödemesi gereken 1,1 milyar avro 20 yıl ertelendi.

Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgiye göre, DSİ Genel Müdürlüğü, 24 Mayıs tarihinde ‘Yusufeli İlçesi Yeni Yerleşim Yeri ve Köylerin Altyapı Çalışmaları 4’üncü Kısım İnşaatı’ adı altında ihale düzenledi. İhale 92 milyon TL’ye Limak İnşaat’a verildi. Yusufeli Barajı’nın yapımı ve taşınma için beşli çeteye 3,5 milyar TL ödendi.

TCDD, Kamu Özel İşbirliği modeli ile Cengiz-Kolin-Limak ortaklığına yaptırılan Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı’na kiracı oldu. TCDD yönetimi tarihi gar binasını Sağlık Bakanı Koca’nın üniversitesine verirken YHT garında kiralanan ofis başına aylık 50 bin TL kira ödeyecek. Kiralama şirketlere para aktarma operasyonu olarak değerlendirildi.

İcra daireleri dolup taşarken, yurttaş kredi borcuyla cebelleşirken, devlet bir dolara muhtaçken 5’li çeteye kıyak üstüne kıyak geliyor. İstanbul Havalimanı’nın ihalesini alan ve işleten İGA şirketinin 2019, 2020 ve 2021 yıllarında kamuya ödemesi gereken 1 milyar 195 bin avro kira bedeli 2042 ve 2043 yıllarına ertelendi.” 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design