Anasayfa / Yazarlar / Erdoğan Zümrütoğlu üzerine ikili seğirtme

29 Aralık

Erdoğan Zümrütoğlu üzerine ikili seğirtme

İki yüzlülükten kurtulmuş bir resim sergisi değerlerin altüst ve altüst oluşunu imleyebilir. Fosfordan daha ele geçirici, daha yakalayıcıdır


İnsanın dünyasal ve bedensel kurtuluşunu sağlamak için, ilk önce dinî ekstazlardan kurtuluşunu sağlamak ve böylelikle bir toplumu, burjuva ya da seudo-sosyalist olsun, iki yüzlülükten kurtarma olarak anlaşılmalıdır. Ama onu değiştirebilmek için onun kurnaz yabancılaştırılma tekniklerinin maskelerini düşürebilmek gerekir. Yani sosyal dengesizlerin psikolojik düzeni yaraladığını veya Sartre’ın dediği gibi “Bir kimsenin psikolojisinden bahsetmeyelim ama onun otobiyografisinden söz edelim” gibi bir şey. Özgürlüğe götüren yollar çetin ama çok çetindir, düğümlerinse karmaşık olduğundan bahsedelim.
 
Sanat için sanat tamamen anlamsızdır, çünkü hiçbir şey kendi içinde tamam ve mükemmel değildir. Hiçbir şeyin kendi içinde varoluş nedeni yoktur ve bu sanata da çevrilebilir. Burada sizin düzeniniz anlamsızdır, benim kaosum önemlidir, diyor yani ressam. Goethe’nin dediği gibi “Yalnızca sapkın fantezi bizi kurtarabilir” ya da Oscar Wilde’ın dediği gibi “Bir atomun yer değiştirmesiyle, bir dünya sallanabilir”. İki yüzlülükten kurtulmuş bir resim sergisi değerlerin altüst ve altüst oluşunu imleyebilir. Fosfordan daha ele geçirici ve daha yakalayıcıdır. Gerçeklik sadece çıplak gözle yok olamaz, hakikat gölgelerin izinde ve meleklerin sözünde gizlenir. Saklanan gizemi ortaya sunmak için çeşitli yaratılmış gerçeklikler gereklidir:
 
1- Resmi yapılan ressam,
2- Gördüğü ve gördüğümüz resim,
3- ve bir büyüteçle keşfedilen detay.
 
Erdoğan Zümrütoğlu’nun bütün eseri, iletişim yokluğunun, yabancılaşmanın, yalnızlığın görsel metaforlarıdır. Bu, her şeyin ters yüz olduğu tutulmadır, bir eklips ve tutuşmadır. Komiser, hareket kötülüğü ezmekle yükümlü kişidir. Yalnız dünyayı değiştirmek isterken kendini değiştirmez. O hâlde burada devrimci bürokrata dönüşür. İnsanın önemi daha iyi bir dünyaya tahammül edebilmesinde, melankolik seğirtmesinde yatar.
 
Bu resimsel dünyada eksik olan yeni insanın “yeni ruh” olarak peygamberidir. Oysa resimler arasında Adorno’nun dediği gibi “Psikanalizde yalnızca abartmalar doğrudur”. Yalnızca abartmalar insanı rahatlatıcı limitlere ve illüzyonlara doğru sürer ve yalnızca abartılar şokun şiddetiyle üstündeki dehşeti açabilir, yanılgının derinliğine, geleceğin dize gelmez şiddetine oranla, şiddetli geçmişin ve şimdinin bütün yıkımıdır.
 
Apokalips ve Pentakost: her şeyin yıkımı ve her şeyin kurtuluşudur. Realitenin ortadan kaldırılışıdır. Platon ve Freud: devrim ve ortaya çıkma, Marks ve Mesih: zıtların birleşkesi, erkek ve dişi arasındaki bütün bölünmeler, beden ve ruh, kişi ve dünya... Radikal düşünce en uzak uzantısında - aklı başındalık çılgınlık olarak sunuluyor, kavramlar, fanteziler olarak ve gerçek gülünçleşiyor...
 
İletişimin limitleri üstünde geçen bu sergi, yeni bir dil arayışına doğru da evriliyor - öyle ki yanlışlaştırıcı, baskılayıcı dil ya da eski dilin üzerine de yeni bir şeyler gelsin diyen melankolik seğirtiler o hâlde bir kez daha Terry Eagleton gibi soruyor “Niçin doğru bilinişi ve gerçek sunumu realitenin estetik haz getirsin?”
 

Paylaş

Twitterda Paylaş Facebookda Paylaş Google Plusda Paylaş
?
?
?
?

P24’E BAĞLAN

Güncel bilgilerilerden /duyurulardan haberdar olmak için mail listemize kayıt olun.

Powered by PXLDeN Design