Gazeteci Elif Akgül 2025 yılının 101 gününü, Furkan Karabay ise 201 gününü cezaevinde tutuklu olarak geçirdi.

“Hakim bey, siz de biliyorsunuz gazetecilik yaptığımızı”

Gazeteciler Furkan Karabay ve Elif Akgül, muhabirlik yaptıkları adliye koridorlarından aylarca tutuklu kaldıkları cezaevlerine uzanan tanıklıklarını anlatıyor

P24

05.02.2026

Türkiye’de gazetecilerin aylarca cezaevinde kalması uzun süredir olağan bir uygulamaya dönüştü. OHAL döneminden bu yana gazeteciler, haklarında bir soruşturma başlatılır başlatılmaz çoğu zaman tutuklama talebiyle hakim karşısına çıkarılıyor. Sadece mesleklerini yaptıkları için haftalarca, aylarca, hatta kimi zaman yıllarca, iddianame dahi hazırlanmadan, hangi suçlamalarla karşı karşıya olduklarını bilmeden cezaevinde tutulabiliyorlar.

Expression Interrupted programı kapsamında Çiçek Tahaoğlu tarafından hazırlanan video haberde gazeteciler Furkan Karabay ve Elif Akgül, muhabirlik yaptıkları adliye koridorlarından cezaevi görüşlerine uzanan tanıklıklarını anlatıyor.

Mesleki faaliyetleri nedeniyle sürekli defalarca gazeteciler, yargılama süreçlerindeki hukuksuzluklara ve iddianamelerin niteliğine dikkat çekiyor. Tutuklama tedbirinin bir cezalandırma pratiğine dönüştüğünü vurgulayan Karabay ve Akgül, bu durumun sadece basın çalışanlarını değil, toplumun farklı kesimlerini de kapsayan genel bir ifade özgürlüğü sorununa dönüştüğünü belirtiyor.

Akgül, Halkların Demokratik Kongresi’ne (HDK) yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında, mesleki faaliyetleri gerekçe gösterilerek “örgüt üyeliği” suçlamasıyla 18 Şubat 2025’te gözaltına alındı ve üç ayı aşkın süre tutuklu kaldı. Bu uzun tutukluluğa rağmen Akgül, 20 Ocak 2026’da, 2011–2013 yılları arasında hukuka aykırı biçimde yapılan ve mesleki faaliyetlerine ilişkin görüşmeleri içeren dinlemelerin suç delili olarak sunulduğu davada beraat etti. Akgül, geçirdiği soruşturmalara rağmen gazetecilik yapmayı sürdürüyor.

Karabay, yaptığı haberler ve sosyal medya paylaşımları nedeniyle üç kez tutuklandı. Son tutukluluğu 201 günü buldu ve 2 Aralık 2025’te tahliye edildi. Tahliye edildiği duruşmada Karabay’a, “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasından 1 yıl 9 ay, “terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme” suçlamasından 1 yıl 3 ay ve “kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret”suçlamasından 1 yıl 3 ay hapis cezası verildi.

Karabay tahliyesinden sonra Medyascope’ta gazetecilik yapmaya başladı. Ancak 26 Ocak 2026’da, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına ilişkin belgeli ve teyitli bir haberi gerekçe gösterilerek bu kez “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” iddiasıyla ev hapsine çarptırıldı. Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Karabay’dan “Türkiye’nin en çok tutuklanan muhabiri” olarak söz ediyor. Uluslararası Yazarlar Birliği (PEN International) ise 4 Şubat’ta Karabay hakkındaki ev hapsi kararının kaldırılması çağrısında bulundu. Karabay, ev hapsi altında dahi haber yapmaya devam ediyor.

P24, haber takip ettikleri mahkemelerde bu kez kendi savunmalarını yapan gazetecilerin yaşadığı hukuki baskıyı ve mesleki dayanışmanın önemini mercek altına aldı. Akgül ve Karabay’ın yanı sıra gazeteciler Can Bursalı, Canan Coşkun, Ilgaz Gökırmaklı ve avukat Harun Karabay da kendi deneyimlerini, gözlemlerini ve tanıklıklarını paylaştı.