P24'ün Dünya Basın Özgürlüğü Günü kapsamında düzenlediği “Medya ve Demokrasi” paneli, 29 Nisan 2026’da İsveç’in İstanbul Başkonsolosluğu’nda gerçekleşti.

Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nde medya ve demokrasi paneli düzenledik

P24’ün İsveç Başkonsolosluğu ile düzenlediği Dünya Basın Özgürlüğü Günü panelinde gazeteciler, hukuki baskı, dijital dönüşüm ve siyasi istikrarsızlığın medya alanını nasıl yeniden şekillendirdiğini değerlendirdi

P24

01.05.2026

Demokrasi ve hukuk devletinin erozyona uğraması medya açısından ne tür sonuçlar doğuruyor? 29 Nisan günü İsveç İstanbul Başkonsolosluğunun ev sahipliğinde düzenlediğimiz Dünya Basın Özgürlüğü Günü panelinde, giderek daha kırılgan ve belirsiz bir siyasal ortamda gazeteciliğin karşılaştığı baskıları değerlendirdik.

İsveç Başkonsolosu Karin Hernmarck’in açılış konuşmasıyla başlayan panelde kıdemli gazeteci Yıldız Yazıcıoğlu, Washington Post’un İstanbul büro şefi ve Orta Doğu muhabiri Kareem Fahim ile gazeteci ve P24 Yönetim Kurulu üyesi Ayla Jean Yackley yer aldı. Oturumun moderatörlüğünü P24 kurucularından Andrew Finkel üstlendi.

Tartışmanın açılışında söz alan Yazıcıoğlu, Türkiye’de gazeteciliğin giderek daralan hareket alanını ele aldı. Yargı mekanizmalarının giderek bir baskı aracına dönüştüğüne dikkat çeken Yazıcıoğlu, dezenformasyon yasasının gazetecilere yönelik soruşturma ve kovuşturmalarda giderek daha geniş biçimde kullanıldığını vurguladı. Hukuki belirsizlik ve yaptırım tehdidinin editoryal karar alma süreçleri üzerindeki belirleyici etkisine işaret etti.

Fahim, ABD’den karşılaştırmalı bir perspektif sunarak medya ekosisteminin geçirdiği yapısal dönüşüme değindi. Dijital haber üretimini şekillendiren ekonomik ve teknolojik dinamiklerin haber merkezlerinin kapasitesini aşındırdığını, kurumsal dayanıklılığı zayıflattığını ve gazeteciliği hem siyasi hem de piyasa baskılarına daha açık hale getirdiğini ifade etti.

Yackley ise bu çok katmanlı baskılar karşısında gazeteciliğin nasıl uyum sağlayabileceğine odaklandı. Sürdürülebilirlik modellerinin yeniden düşünülmesi, mesleki dayanışmanın güçlendirilmesi ve hem siyasi müdahalelere hem de dijital ekosistemlerin değişkenliğine karşı daha dirençli habercilik pratiklerinin önemini vurguladı.

P24, Dünya Basın Özgürlüğü Günü etkinliklerine uzun yıllardır ev sahipliği yapan İsveç Başkonsolosluğu’na bir sene daha kapılarını açtıkları için teşekkür ediyor.