Ecevit neyi arıyordu?

Askerî darbeler tekrarladıkça, Ecevit de asıl mesleği olan gazeteciliğe dönüyordu.

MEHMET ALTAN

28.10.2020

12 Eylül 1980 darbesiyle bütün partiler lağvedildi. Parti liderlerine on yıl siyaset yasağı getirildi.

Diğer parti liderleri gibi Ecevit de on yıllık siyaset yasağı kapsamına alındı.

Siyaset yasağı devam ederken eşi Rahşan Ecevit’in başkanlığında Demokratik Sol Parti kuruldu.

1987 yılında yapılan referandumla siyaset yasağı kaldırılınca DSP'nin başına geçti.

Yine aynı yıl partisinin Türkiye genel seçimlerinde milletvekili çıkaramaması üzerine aktif siyasetten ve genel başkanlıktan ayrılacağını açıkladı.

Ancak 1989'da tekrar aktif siyasete döndü.

***

Bülent Ecevit darbe ertesinde siyasal serüveni açısından yeni bir döneme başladı. Cumhuriyet Halk Partisi kadrolarıyla arasına mesafe koydu. Yeni bir çevre aranışı içine girdi.

Hasan Cemal’in, Tank Sesiyle Uyanmak ve Demokrasi Korkusu kitapları gün be gün darbe sürecini anlatır.

Hasan Cemal’in 1980 darbesini tüm ayrıntılarıyla sergilediği iki ciltlik kitaplarında  Ecevit’in yeni siyasal arayışının hikayesi  de çok geniş bir şekilde  yer alır.

12 Eylül askerî darbesinden sonra siyasî yasaklı olan, bir süre Hamzaköy'de alıkonan Ecevit’in, CHP’den ayrılıp Demokratik Sol Parti’yi kurma dönüşümü , darbeden kısa bir süre sonra çıkaracağı Arayış dergisi sürecinde olgunlaştı.

Bir yandan da Bülent Ecevit  CHP genel başkanlığından da istifa ettikten sonra fiilen gazetecilik yapmaya başlamış oldu.

Zaten daha önce Ulus, Yeni Ulus, Halkçı, Milliyet gazetelerinde çalışmış, yazarlık yapmış, 1972 yılında da Özgür İnsan dergisini çıkarmıştı.

Askerî darbeler tekrarladıkça, Ecevit de asıl mesleği olan gazeteciliğe dönüyordu.

***

Ecevit’in gazeteciliğe dönüşü ve Arayış dergisini çıkarma kararı dünyada da yankı buldu.

22 Ocak 1981 tarihli New York Times, “Türkiye'nin eski başbakanı gazetecilik mesleğine dönüyor” diye yazmıştı örneğin.

Yazıda, üç kere başbakanlık yapmış olan Ecevit'in 55 yaşında partisinin başkanlığından ayrıldığına, aleyhinde 11 dava açılmış olduğuna dikkat çekiliyor, Arayış dergisinin Time dergisine benzeyeceği de belirtiliyordu.

***

Arayış dergisi, Reşit Galip Sokak’ta üç katlı müstakil bir binada, 21 Şubat 1981'de Ankara'da yayımlanmaya başladı.

Ancak 54  sayı çıkabildi.

Ecevit’in ilk yazısı “Atatürk’ün Emaneti ve Gençlik” başlıklı yazısı idi.

Ecevit, “Özgürlük suçlanamaz, özerklik suçlanamaz, demokrasi suçlanamaz” dedikten sonra şöyle devam ediyordu: “Atatürk’ün toplumda, siyasette ve düşüncede tek sesliliği istediği ve Atatürkçülüğün tek seslilik hele sessizlik olduğu düşünülemez bile.”

***

İmtiyaz sahibi ve Genel Yayın Genel Müdürü Necdet Onur’du.

Aydın Doğan ile yapılan anlaşma sayesinde dizgi, baskı ve dağıtımı Milliyet Gazetecilik ve Gameda üstlendi.

Dergi ilk sayıda 100 bin adet basıldı.

***

Ecevit'in Arayış’ın 2. sayısındaki başyazısı, aranışının ilk ip uçlarını vermeye başlamıştı:

Türk toplumu, çağdaşlaşma ve demokratikleşme yolunda geri dönülebilecek noktayı çoktan aşmıştır.

Kazaya uğrayan demokrasi yeniden onarılacak ve yola koyu­lacaktır.

Yeter ki toplum, eski alışkanlıkla, yine her şeyi 'yukardan' bek­lemesin! Bekleyiş değil, arayıştır gerekli olan…

Bu kez artık serde saksıya dikilmek yerine, ülkenin toprağından sürgün vermelidir demokrasi…

Kavgayı sürdürerek değil, devletin ve halkın ordusu olan ordumuzla sürtüşerek hiç değil, insan onuruna en uygun rejimde ya­şamayı hak edebilmek üzere dayanışma içine girerek diriltmeliyiz demokrasiyi!

Kendi ellerimizde kırılan demokrasiyi yine kendi ellerimizle di­kip el ele büyütmeliyiz.

***

Ardından 7 Mart’ta, 3. sayıda, “Dikta Zor Kullanır” başlıklı yazı geldi:

Dikta rejimleri ancak zor kullanarak ayakta durabilirken de­mokrasi kendi gücüyle ayakta durabiliyor. Demokrasiyi yaşatmak için değil, ancak yıkmak için zora başvurmak gerekiyor. Bu da çağımız koşullarına en uygun rejimin demokrasi olduğunu kanıtlar.

Sağlı-sollu terörün birleştiği bir amaç vardır; Türkiye'de demokrasinin geçersizliğini kanıtlamak ve insanları ‘yaşama öz­ gürlüğünden’ başka bir şey düşünemez noktaya getirmek… Bunda da bir ölçüde başarı sağlamışlardır.

Fakat gelip geçici bir başarıdır bu… Yalnızca ‘yaşama özgürlü­ğüyle’ yetinmek, bitkisel bir yaşam sürmek olur.

Otuz yıl demokrasinin haklarıyla, özgürlükleriyle yaşamış bir toplum, demokrasiden uzun süre yoksun kalmayı içine sindiremez.

***

Ecevit’in arayışının, Türkiye-Batı ilişkilerinin ip uçları da 28 Mart tarihli Arayış dergisindeki, “Türkiye’deki rejimin geleceği” başlıklı yazısında yer alıyordu:

Demokratik Batı ülkeleriyle ilişkilerimizin ortak kuralları, aslın­da demokrasinin temel kurallarıdır.

En geniş anlamıyla insan haklarına saygıyı, bağımsız yargıyı, serbest seçimi, düşünce, inanç ve anlatım özgürlüğünü içerir bu kurallar…

( … ) Türkiye'de rejimin geleceği ne olacak? Türk halkının aylardır kendi kendine sorduğu bu soruyu, Batı'da Türkiye ile ilgile­nenler de soruyorlar.

“Fakat sormanın ötesinde bir şey beklenemez, beklenmemelidir, dışarıdan…

Bu soruyu başkaları yanıtlayamaz, ancak biz kendimiz yanıtlayabiliriz. Doğrusu odur, onurlusu odur, geçerlisi odur.

***

Ecevit, Arayış dergisine sadece 14 kez başyazı yazabildi. 

2 Mayıs 1981 tarihli “Yanardağ gibi kaynamak!” başlıklı yazısı sosyolojik bir analize dayanıyordu:

İşçiyle işveren, köylüyle büyük topraklı, üreticiyle aracı, tekelci iş adamıyla küçük sanayici, varlıklıyla yoksul, tutucuyla ilerici her alanda bir düşünebilir mi?

Türk toplumu ise ayrılıkların büsbütün belirginleştiği bir dö­nemden geçiyor bir süredir. Geleneksel toplum yapısını çok gerilerde bırakmışız. ( … ) 1950'lerden beri sürdürülen kutuplaştırma ve cepheleştirme çabaları da bunların üstüne eklenmiş. İnatlaşmaya varmış, onun da ötesinde yer yer kan davasına dönüştürülmüş ayrılıklar.

Demokrasi varsa böyle ayrılıklar açığa vurulup açıkta tartışılır; uzlaşma yolları aranıp bulunabilir. Demokrasi yoksa o da olmaz, derinden derine yara gibi işler, yanardağ gibi kaynar ayrılıklar, ne zaman nasıl patlayacağı belli olmaz.

***

14. sayıdan itibaren ise önce  baskı tesisleri değişti, dergi Daily News Matbaacılık'ta basılmaya başladı.

Sonra derginin 4 Nisan 1981 tarihli sayısı toplatıldı.

Derginin 15. sayısında ise Ecevit'in yazması yasaklandı.

6 Haziran 1981'de 16. sayının kapağında şöyle deniyordu:

“Bülent Ecevit veda ediyor. Millî Güvenlik Konseyi'nce 2 Haziran 1981 günü yayımlanan 52 numaralı kararla Bülent Ecevit'in Arayış'taki yazılarını ve görevini sürdürmesi yasaklanmış olmaktadır.”

Derginin başyazı sayfasında ise, çerçeve içinde “Ecevit'e Teşekkür” başlıklı bir açıklamaya yer verilmişti. 

Yazı işlerinden yapılan açıklamada, Ecevit'in yazılarının son dakikada dergiden çıkarıldığı, ancak Ecevit’in bir başyazısında değindiği ve yıllar önce çevirmiş olduğu Rudyard Kipling'in “Adam Olmak” şiirini yayımlamaya karar verildiği yazılıydı.

Mart 1982'de ise askerler dergiyi kapattı.

***

Arayış dergisi hem Demokratik Sol Parti’nin nasıl bir ortam ve düşünce ikliminde kurulduğunu anlatır, hem de baskı döneminde buna direnen bir siyasetçinin gazetecilik serüvenine tanıklık eder.

Aynı zamanda da ülkenin demokrasi ile yeşermesinin her defasında  kanlı tertiplerle  nasıl durdurulduğunu bize hatırlatır.